Salı, 14 Ağustos 2007 (18 yıl 8 ay önce)
Gündem gazetesinin haberine göre Cumartesi akşamı gözaltına alınan 27 yaşındaki Mehmet Nezir Çirik götürüldüğü Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'nde yoğun işkenceye uğradı.
Memleketi Mardin'de yaşadıkları köyün yakılmasıyla zorunlu göçe tabi tutularak ailesiyle İstanbul'a yerleşen genç, maruz kaldığı işkence sonucunda dalağını kaybetti.
İşkence görebilme hakkı
Polise sokak ortasında sorgu, alıkoyma, orantısız güç kulanma / öldürme hakkı tanıyan
Polis Yasası'ndaki değişikliklere göz boyamak amacıyla, polis tarafından durdurulan kişinin polise kimliğini sorabilme hakkı da eklenmişti. Mehmet Nezir Çirik'in yaşadıkları ise kağıt üzerindeki bu hakkın uygulamada işkence gerekçesi olduğunu ortaya koydu!
Geçtiğimiz Cumartesi günü saat 23:00 sularında Beyoğlu Tarlabaşı'ndaki evine gelen misafirini yolcu etmek için dışarı çıkan Çirik, sokak başında kimlik kontrolü yapan sivil polislere rastladı. Kendisine kimlik soran polislere,
"Önce siz polis kimliğinizi gösterin" karşılığını veren Çirik, bu talebi üzerine gözaltına alınarak Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.
Çirik, burada polislerin yoğun işkencesine maruz kaldı. Ertesi gün sabah saatlerinde işkencede durumunun fenalaşması üzerine polisler tarafından Taksim İlk Yardım Hastanesi yakınlarına bırakıldı.
Tedavisi de engellendi
Çevreden geçenler tarafından fark edilerek hastanenin Acil Servis bölümüne kaldırılan Çirik'in dalağının patladığı ve buna bağlı olarak iç kanama geçirdiği belirlendi. İşkenceden dolayı hayati tehlikesi bulunan Çirik'e yönelik polisin girişimleri hastanede de sürdü.
Durumdan haberdar olarak hastaneye gelen Çirik'in yakınları, hastane personelinin ilkin Çirik'le ilgilendiklerini ancak bir süre sonra Çirik için yapabilecekleri bir şeylerinin olmadığını ve hastaneyi terk etmeleri gerektiğini söylediklerini anlattılar. Çirik'in yakınları bu tutumun polisin hastane personelini aramasından sonra ortaya çıktığını belirttiler.
Dalağı alındı
Taksim İlk Yardım'da tedavinin engellenmesinin ardından Çapa Tıp Fakültesi'ne kaldırılan Çirik, burada yoğun bakıma kaldırıldı. Dün ameliyata giren Çirik'in paramparça olan dalağı alındı. Hala yoğun bakımda tutulan Çirik'in hayati tehlikeyi atlattığı belirtildi.
Çirik'in ağabeyi Turan Çirik, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'ne başvuracaklarını ve hukuki destek isteyeceklerini söyledi. Öte yandan Gündem gazetesinin işkence konusunda görüşme istediğini, Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü yetkilileri çeşitli gerekçelerle kabul etmedi.
Beyoğlu'nda Kürtlere işkence sistematik
Uyuşturucu ve fuhuşun sokak ortasından caddelere çıktığı Tarlabaşı'nda polis kendisine hedef olarak, çökme tehlikesiyle yüz yüze binalarda sefalet içinde yaşamaktan başka bir yol bırakılmayan zorunlu göç mağduru Kürt emekçileri alıyor.
Burada Kürt emekçilere yönelik taciz, saldırı ve işkenceler sistematiklik kazanmış durumda. Tarlabaşı'nda hayatın olağan akışı haline getirilmiş bu vahşetten yakın zaman içinde sitemize yansıyanları ise şöyleydi:
Newroz öncesi yapılan bir eyleme katıldığı gerekçesiyle tekstilde çalışan 15 yaşındaki bir
çocuk işçi sivil polisler tarafından ara sokağa çekilerek vahşice dövüldü, kafası kırıldı, vücudunda çok sayıda morluk oluştu.
Ocak ayında yine Mardinli bir Kürt genci sivil polisler tarafından gözaltına alındı. Üzerindeki para
gasp edildi, dövüldü, tehdit ve hakaretlere maruz kaldı.
Benzer olaylar Beyoğlu'nun değişik bölgelerinde de sıkça yaşanıyor. Şubat ayında Taksim Meydanı'nda işsizlik yüzünden kendini yakmaya çalışırken gözaltına alınan bir başka Kürt genci
işkenceye uğramış, Mayıs ayında Karaköy'de durduran gençlerin birinin ise işkence sonucunda
beyninde ödem oluşturulmuştu.