Pazartesi, 19 Şubat 2007 (19 yıl 2 ay önce)
15 Şubat'ın yıldönümü dolayısıyla tetikte olan polis, Taksim Meydanı'nda kendini yakmaya çalışan bir işsize karşı olası Kürt eylemciler için hazırlandığı uygulamayı hayata geçirdi.
16 Şubat günü kapitalizmin işsizlik, geleceksizlik ve hiçlik girdabı içinde sürüklenirken dizginsiz devlet terörüyle karşı karşıya kalan gencin başına gelenleri o gün Taksim Meydanı'nda görevli tüm polisler hakkında İHD'yle birlikte yaptığı suç duyurusundan aktarıyoruz:
1- Ben Yücel Çakmak Erzurum'dan İstanbul'a çalışmak amacıyla geldim. Erzurum kaderi belli bir şehirdir soğuk ve işsizlik had safhadadır. Burada çalmadığım kapı kalmadı bin tane başvuru formu doldurdum. Ancak tüm kapılar yüzüme kapandı. Bunun üzerine iş bulma ümidiyle İstanbul'a geldim. Bu yaşa geldim hayata başlayamadım evlenemedim. Ailenin tek erkek çocuğuyum ve aileme bakamamak beni çok üzüyorudu.
2- Büyük umutlarla geldiğim İstanbul da yine iş bulamadım bunun üzerine bunalıma girdim ve kendimi yakmayı kafama taktım. Çünkü evlenmek iş sahibi olmak ve aileme bakmak benimde hakkımdı fakat bir türlü iş bulamıyordum. Bunun üzerine kesinlikle kendimi yakmayı kafama koydum. Aklıma kendimi yakmayı takmıştım fakat bir defa gülmeden hayattan tat alamadan gitmektense birkaç insanı güldürmek birkaç insana umut olmak amacıyla Kağıthane sağlık ocağına giderek organ bağışında bulundum. Organlarımın tamamını bağışladım. Çünkü ben insanları çok seviyordum. İnsanları güldürmek fikri bana çok mantıklı gelmişti.
3- Taksim Meydanı'na geldim çakmağımı çıkardım giydiğim montun içi pamuklu olduğu için başkaca bir yanıcı maddde kullanmadan bağırıp çağırmadan kimseyi rahatsız etmeden kendimi yakmaya başladım. Artık benim için acılar bitiyordu içimi mutluluk sarmıştı. Birden arkamdan polisler üstüme saldırdı yere yatırıp dövmeye başladılar bu arada burnumu kırdılar. Beni panel van tipi bir minibüse bindirdiler. Arabanın içinde sürekli beni yumrukluyorlar anneme kız kardeşime ağza alınmayacak derecede kötü küfürler ediyorlardı. Ben ne kadar işsiz olduğumu iddia etsemde kimseye zarar vermediğimi söylesem de beni dövmeye devam ettiler. Ağzımı kırdılar her tarafımdan kanlar üstüme akıyordu. Minibüsteki kanı bana zorla yalattırdılar. Beni Tarlabaşı'na götürüp tenha bir yere attılar. Bir süre yerde yattım ondan sonra çevredekiler yardım etti. bir taksici benden para almadan beni Taksim İl Yardım Hastanesi'ne götürdüler. Burada doktorlar çok ilgisiz davrandılar fakat burnumun kırıldığını söylediler röntgen çektiler. Fakat bana herhangi bir rapor vermediler.