Dünya çapında gıda fiyatlarındaki artışlar, Latin Amerika'dan Avrupa'ya ve Asya'ya kadar birçok ülkede işçi sınıfı ve emekçi kitlelerin huzursuzluk ve tepkilerini artırıyor.
Küresel ısınma nedeniyle dünya çapında yaşanan tarımsal kuraklık, en çok işçi ve emekçilerin temel gıda fiyatlarını etkiliyor. Bir de bunun üstüne, tarımsal ürünlerin dünya çapında artan bölümünün biyo-yakıt üretiminde kullanılmaya başlanması, temel gıda fiyatlarını jet hızıyla göğe fırlatıyor.
Meksikalı emekçilerin mısır unu ve tortilla fiyatlarındaki artışa karşı sokaklara dökülmesinin üzerinden 3-4 ay geçmedi.
Fransa'da halkın geleneksel ekmeği baget fiyatlarındaki artış, Sarkozy yönetimine karşı tepkileri artırıyor.
İtalya'da ise halkın geleneksel gıdası makarna fiyatlarındaki artışa karşı, bir günlük "ulusal makarna almama ve yememe boykotu" düzenlendi.
Filipinler'in güçlü ve militan mücadeleleriyle tanınan Kilusang Mayo Uno (KMU) sendikası, süt ve un fiyatlarındaki büyük artışa karşı uyarı açıklaması yaptı. Sendika, son toplu sözleşmelerin tüm ücret artışlarını birkaç ayda süpüren gıda fiyatlarında artış konusunda önlem alınmazsa, eylemlerin yeniden başlayabileceğini belirtti.
Türkiye'de de Ramazan ayının başlamasını ve kuraklığı fırsat bilen gıda tekellerinin zam yapması bekleniyor. Ziraat Odaları Birliği, zam yolundaki tekellerin stokçuluğu arttırdığına dikkat çekti.
Bağlantılı yazı: Emekçileri bekleyen büyük tehlike
Gıda fiyatları Ramazan'da patlamaya dönüşecek
Türkiye Ziraat Odaları Birliği, gıda fiyatlarındaki artışın, spekulatörlerin etkisiyle Ramazan ayında "tam bir patlamaya dönüşeceği" konusunda uyardı.
Radikal, 3 Eylül 2007
Kuraklıkla birlikte artan rekolte kayıpları ve tarımdaki yanlış üretim politikalarına bir de spekülatörlerin fiyat oynamaları eklenince artan gıda fiyatlarının enflasyona etkisi düşündürmeye başladı. Türkiye
Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı
Şemsi Bayraktar, bazı spekülatörlerin kuraklık ve ramazan fırsatçılığı yaptığını iddia ederek, "
Tedbir alınmadığı takdirde gıda fiyatlarında patlama olacak" dedi.
'Zarar 5 milyar YTL'
Bayraktar, son dönemde gıda fiyatlarında yaşanan fiyat artışlarıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Bu sezon yağışların azlığı ve sıcakların yüksek seyretmesi nedeniyle tarımsal ürünlerin verim ve kalitesinde düşüşler meydana geldiğini anlatan Bayraktar, 720 ziraat odasından alınan bilgilere göre yaşanan kuraklığın Türkiye'ye maliyetinin 5 milyar YTL olduğunu bir kez daha tekrarladı.
Ürün bazında inceleme yapıldığı zaman buğdayda üretim kaybının yüzde 20, karpuzda yüzde 24, çekirdeksiz kuru üzümde yüzde 20, domateste yüzde 25, ayçiçeğinde yüzde 17 olduğunun görüldüğünü belirten Bayraktar, "
4 Temmuz 2007'de yayımlanan 'Kuraklık Kararnamesi' çiftçilerimizin uğradığı zararın telafisini sağlama bakımından çok yetersiz kalmıştır" dedi.
'Sorumlusu üretici değil'
Bayraktar'a göre, etkin bir pazarlama organizasyonunun kurulamamış olması, mevcut sistemin aracılar tarafından kontrol ediliyor olması, hem ürün kayıplarına neden oluyor, hem de üretici-tüketici arasındaki makasın açılmasına sebebiyet veriyor.
'Denetim sistemi yok'
Bayraktar, "
Tüketicilerimizin gıda ürünlerini pahalıya tüketmesinin sorumlusu üretici değildir. Bilakis üreticiden tüketiciye ulaşan hal, pazar ve market gibi zincirlerin halkalarının artışlarda etkili rol oynadığı görülmektedir. Tedbir alınmadığı takdirde gıda fiyatlarında patlama olacaktır. Önümüzün ramazan olması münasebetiyle fiyatların daha da artacağı dikkate alındığında, tüketicilerimizin daha da zorlanacağını söyleyebiliriz" diye konuştu.
Bayraktar, özellikle yaş meyve ve sebzede üretici ve tüketici arasında oluşan makasın azaltılması bakımından piyasalarda etkin bir denetim mekanizması kurularak, fiyatların aşırı bir biçimde artmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.
Ramazan boyunca fırsatçılık yaparak ürün stoklayanları teşhir edeceklerini ve konuyla ilgili önerilerini hükümete sunacaklarını söyleyen Bayraktar, "
Hükümetin üzerine düşen görevi yapması için hükümet yetkilileriyle görüşeceğiz" dedi.
***
Merkez Bankası'nın en büyük korkusu gıdadaki zamlar
Merkez Bankası bu yıl açıkladığı tüm raporlarda kuraklıkla birlikte artan gıda fiyatlarının enflasyon üstünde olumsuz etki yapacağına dikkat çekti. Merkez Bankası son yaptığı açıklamada, geçen yılın ağustos ayında işlenmemiş gıda ürünleri fiyatlarında gözlenen gerilemenin bu yılın aynı döneminde tekrarlanma olasılığının düşük olduğunu şöyle açıkladı:
"
Kurul, ağustos ayında gıda fiyatlarının ve yıllık TÜFE enflasyonun geçici olarak yükselebileceğini not etmiştir." Enflasyon düşüşünü engelleyecek risklerin anlatıldığı açıklamada, işlenmemiş gıda fiyatlarının dalgalı bir seyir izlemesinin enflasyonun zaman zaman öngörülemeyen hareketler sergilemesine neden olduğu belirtildi.
Meyve ve sebze fiyatlarındaki dalgalı seyrin yanı sıra, buğday üretimindeki kayıpların da ekmek ve tahıllar grubu kanalıyla tüketici fiyatları üzerinde risk oluşturmaya devam ettiği vurgulanan açıklamada şu ifadeler yer aldı: "
Merkez Bankası işlenmemiş gıda fiyatlarındaki geçici hareketlere tepki vermemektedir ancak fiyat artışlarının uzun süreli olması durumunda bekleyişler kanalıyla orta vadeli enflasyon görünümü etkileneceğinden gıda fiyatlarındaki gelişmeler çok yakından takip edilmektedir."
***
Diren: Üretici ürün bulamıyor
Kuraklık ve rekolte azlığı nedeniyle 2010 yılında Türkiye'nin meyve ithal etmek zorunda kalacağını belirten Dimes meyve sularının genel müdürü Erol Diren, "
Şu anda vişne, şeftali ve kayısı bulmak giderek zorlaşıyor. Portakal zaten yok. Türkiye bu ürünleri ithal etmek zorunda kalacak. Üretim azlığıyla fiyatlar da artıyor. Bu da enflasyon baskısı yaratıyor. Benzer sorun sütte de var. Türkiye sütü çok pahalıya içiyor. Çünkü süt veren hayvan potansiyeli giderek azaldı. Ürün az olunca fiyatlar da çok artıyor" diye konuştu.
***
Markette fiyatlar katlandı
Kuraklığa ve verim azlığına rağmen üreticinin sattığı ürünün artmadığını, ürün fiyatların hal, pazar ve market raflarında arttığını anlatan TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar şu örnekleri verdi:
• Üretici tarafından domatesin kilogramı 0.50 YTL'ye satılırken, ürünün hal fiyatı 0.65 YTL, pazar fiyatı 0.75, market fiyatı ise 1.40 YTL
• Aynı şekilde üretici armudun kilogramını 0.75 YTL'den satıyor. Söz konusu ürünün hal fiyatı 1.28 YTL, pazar fiyatı 1.50 YTL, market fiyatı ise 1.95 YTL
• Hayvansal ürünlere bakıldığı zaman da 1 litre sütün üretici fiyatı 0.53, market fiyatı 1.57, 1 kilogram dana kuşbaşının üretici fiyatı 7.75 YTL, market fiyatı 14.59 YTL
• Üreticilerin zararı ve üretici satış fiyatları ortadayken, bazı spekülatörler tarafından ürünün azlığı gerekçe gösterilerek fiyatlar yükseltiliyor.
• Adeta kuraklık ve ramazan fırsatçılığı yapılıyor
• Üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkına baktığımızda yaş sebze ve meyvede yüzde 240'lara, kurutulmuş ürünlerde yüzde 266'lara, baklagillerde yüzde 177'lere, hayvansal ürünlerde ise yüzde 195'lere kadar çıkıyor.