Almanya'nın Köln kentindeki Yaşamevi Derneği'nin 8 Aralık'ta yakılmasına ilişkin haberleri daha önce geçmiştik. Devletin yetkili kurumları yangının nedenine dair henüz resmi bir açıklama yapmadılar. Bu kurumların olayı ilk haber veren kişilerin ifadesini bile yaklaşık bir hafta sonra almış olmaları, tanıklardan sadece bir kişiyi dinlemeleri ''olay kapatılmak mı isteniyor?!'' sorularına neden oluyor. Genel yaklaşım gerici odaklar tarafından gerçekleştirilmiş olduğu yönünde. Tüm veriler bu kanıyı güçlendiriyor.
Dernek çalışanları, üyeleri ve dostları bu gerçekten hareketle olayın örtbas edilmemesi, faillerin açığa çıkarılması ve bu gerici saldırının toplumsal bir duyarlılıkla püskürtülmesi için gerekli duyarlılığın yaratılması için başlatılan faaliyetin ilk adımı olarak bu gün yanan derneğin önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler.
Açıklamaya yaklaşık 50 kişi katıldı. Türkiyeli emekçi göçmen derneklerinden ATİF, Bir-Kar ve AGİF' in de katıldığı ve altına imzalarını attıkları basın açıklaması metni Dernek Yönetim Kurulu'dan bir üye tarafından okundu. Açıklamayı yayınlıyoruz.
BASINA VE KAMUOYUNA
Yaklaşık 3 yıldır göçmen emekçilerin sosyal ve kültürel sorunlarına dönük faaliyet yürüten Yaşamevi Derneği, 8 Aralık akşamı saat 20.00- 20.30’da yakıldı!
Çıkan yangın arkasında büyük bir hasar ve soru işaretleri bıraktı. Nedenine dair henüz resmi bir açıklama yapılmamış olsa da bilirkişi heyetinin inceleme yaptığı ilk gece bize söylediği; “Sigara ya da elektrik kontağından olmadığı” idi.
Daha sonra 10 Aralık günü, aynı binada oturan ve yangını görüp itfaiyeye ilk haberi veren Alman komşumuz ve yine ilk çıkışına tanık olan başka komşularımızın olaya dair anlatımları oldu. Bu anlatımlar; “İlk olarak çatıda bir ateş topu vardı. Biz haber verdik anında. Ancak itfaiye yaklaşık 15 dakika sonra geldi. Ve o gelene kadar çatıdan yanan bölüm aşağıya çöküp, yangının daha da büyümesine neden oldu” şeklindedir. Hatta tanıklardan biri “yanlış mı görüyorum” düşüncesi ile karşı dairedeki başka bir komşuya haber verdiğini söyledi. Olay yeri incelemesi yapılırken ve sonrasında bu tanıklar dinlenmediği için kendileri polise gidip tanıklık için başvurdular.
Evet tüm bu gerçeklerin de ışığında “Yaşamevi yakıldı!” diyoruz. Kimlerin, ne amaçla yaktığı henüz bilinmese de bu giderek netleşen bir olgudur. Yakan kişi veya odaklar her neyse, göçmen emekçilerin her geçen gün daratılan, ekonomik-sosyal-siyasal bir kıskaca sıkıştırılan yaşamlarından bir soluk borusunu yakmış oldular. Çeşitli sosyal aktiviteleriyle, göçmenlere ve çocuklarına yeteneklerini geliştirme olanağı sunan bağlama, gitar, halk dansları, santranç gibi kurslarıyla, her türlü ekonomik ve siyasal saldırıya karşı bilinç ve ortak hareket etme duyarlılığı oluşturup, toplumun birlikte hareketini yaratacak pratik duruş sağlama çabasıyla Yaşamevi hepimizin kurumudur. Hepimizin yaşamından bir parçadır ve yakılması da hepimizin yaşamından bir parçanın koparılmasıdır. Nedeni ya da failleri kim olursa olsun bu aslında Yaşamevi şahsında hepimizin yaşamlarına yapılmış bir saldırıdır!
Bu saldırının sessizliğe mahkum edilmemesi için tüm gücümüzle çalışacağız. Çünkü sessizliğe mahkum edilmesinin, hepimizin sessizlikte boğulmasıyla eş anlamlı olduğunu biliyoruz. Tüm dostlarımızı, ilerici kurumları ve kişileri sesimize ses katmaya davet ediyoruz. Biliyoruz ki o zaman daha güçlü olup, bu tür saldırıların yaygınlaşmasının önününü kesmiş olacağız!
Sizleri bu doğrultuda yapacağımız tüm etkinliklere katılmaya, birlikte hareket etmeye ve etkinlikleri giderek birlikte örmeye davet ediyoruz.
17.12.2005