Grevde olan Me-Ka ve Serna-Seral işçileri, Söz Alınterinin Kurultayı Çalışanlarının düzenlediği bir organizasyonla bir araya geldi.
Grevlerinin 4. ayında olan Me-Ka işçileri ve grevlerinin 3. ayını bitirmek üzere olan Serna-Seral işçilerinin bu uzun süreye rağmen en basit bir ziyareti bile henüz yapmamış olmaları ciddi bir eksiklikti. Bu eksikliği gidermek ve ilerleyen dönemde iki grevin eylem birliğini sağlamak amacıyla 11 Aralık Pazar günü, grevci işçiler, Kurultay çalışanları ve deneyimlerini ortaklaştırmak için gelen Cola işçileri Serna-Seral'de buluştular.
Çağlayan'daki Konfeksiyon İşçileri Derneği'nde toplanan Söz Alınterinin Kurultayı Çalışanları tuttukları otobüs ile önce Me-Ka'ya gittiler. Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan Me-Ka'ya gelen kurultay çalışanları fabrikaya 100 metre kala otobüsten inip, “Yaşasın Sınıf Dayanışması – Söz Alinterinin Kurultayı Çalışanları” pankartını açarak yürüyüşe geçti. Fabikanın önünde bekleyen işçilerle birlikte “Me-Ka İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Me-Ka Direnişimiz” sloganları atıldı. Bu sırada fabrikada bulunan bazı grev kırıcıları eylemi seyrederken, jandarma da “Yaptığınız yasa dışıdır” diyerek müdahale etmeye kalktı. Bir süre daha burada slogan atıldıktan sonra Serna-Seral'e gitmek üzere kurultay çalışanları ve grevci işçiler otobüse binerek yola çıktı.
Şarkılar ve türküler eşliğinde Serna-Seral'e gelindikten sonra pankartlar açılarak grev yerine doğru sloganlarla yüründü. Burada da “Serna-Seral İşçisi Yalnız Değildir – 111 Gündür Grevde Olan Me-Ka İşçileri” pankartıyla Söz Alinterinin Kurultayı pankartı açıldı ve “Seran-Seral İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni”, “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları hem Serna-Seral hem de ziyaretçi işçiler tarafından karşılıklı atıldı.
Fabrikanın önünde tek tek tokalaşan işçiler sohbet etmek üzere grevci işçilerin çadırına geçti. Karşılıklı grevlerin durumu konuşulurken özellikle Me-Ka'da hala üretimin devam etmesi Serna-Seral işçileri tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Başka ziyaretçilerin de gelmesiyle tekrar dışarı çıkılarak sloganlarla ziyaretçiler karşılandı. Topluluğun çadıra sığmamasından dolayı sohbet dışarıya taşındı.
Ev sahibi olmasından dolayı ilk sözü Serna-Seral temsilcisi alarak 87 günlük grevlerinin kısa bir değerlendirmesini yaptı. Serna-Seral temsilcisi konuşmasında grevin nasıl geliştiğini anlattı. Ayrıca bu grev sürecinde karşılaştıkları saldırılar ve sorunların onları eğittiğini, daha önceden göremedikleri devletin, polisin, yasaların kimler için olduğunu bu süreçte kavradıklarını aktardı. Ayrıca temsilci yaptıkları dayanışma kalemi satışı ve imza kampanyasına da değindi.
Daha sonra söz alan bir Me-Ka grevcisi de kendi yaşadıkları grev sürecini anlattı. Grevci işçi konuşmasında sürekli örgütlü olmanın önemine değindi. Grevlerin bir araya gelmesinden bahsederken ayrıca örgütsüz işçilere de ulaşılması ve kamuoyu oluşturulması gerektiği grevci işçi tarafından vurgulandı.
Devamında Cola işçisi de 6 ay süren direnişlerinin değerlendirmesini yaptı. Direniş taleplerine ulaşmamış olsa da elde edilen bazı kazanımların da yasalarla değil işçilerin bilek gücüyle alındığını vurgulayan Cola direnişçisi, boyalı basına öfkesini dile getirmekten geri durmadı. Cola'daki direniş boyunca onlarca eylem yapmalarına karşı burjuva basının hiçbir şekilde bu eylemleri gündeme taşımadığını ama başından sonuna kadar sosyalist basının yanlarında olduğunu söyledi.
Bu konuşmanın ardından Me-Ka işçisi de kendilerine desteğin bir tek sosyalist basından geldiğini ekledi ve kendilerini oraya getiren Alınteri gazetesi ve kurultay çalışanlarına ayrıca teşekkür etti.
Söz Alınterinin Kurultayı çalışanları adına da bir ayakkabı işçisi işçi hareketinin durumundan bahsederken işçi sınıfının sorunlarına çözüm bulmak için öncü işçiler platformuna dönüşecek kurultay çalışmasının yapıldığını aktardı. Direnişlerin bir araya gelmesi gerektiğini belirten kurultay çalışanı, bunun için iki direnişin eylemlerinin ortaklaştırılmasını sağlayacak bir direniş komitesinin kurulması önerisinde bulundu.
Konuşmaların ardından Yapı Sanatevi emekçileri hazırladıkları bir oyunu sergiledi. İki kişilik oyunda temel konu işçi sınıfının onurunun kapitalizmde ayaklar altına alındığı, işçilerin makinaların uzantısı haline getirilerek insani değerlerden uzaklaştırıldığı ve birbirine yabancılaştırıldığıydı. Soğuğa rağmen oyun işçiler tarafından ilgiyle izlendi.
Devamında toparlayıcı bir ortam yaratılamamasından dolayı işçiler ayak üzeri guruplar halinde sohbetler etti. Havanın da soğuk olmasının etkisiyle kimi işçiler çadırda, kimi dışarda gruplar halinde konuşurken, kimi işçiler de çalınan müzikle birlikte halay çekti.
Yaklaşık 2 saat süren buluşmanın ardından hep beraber söylenen Avusturya İşçi Marşı ve atılan sloganlarla Perşembe günü bu sefer Serna-Seral işçilerinin Me-Ka'ya düzenleyeceği ziyarette görüşmek üzere Me-Ka işçileri ve Kurultay çalışanları otobüslerine binerek geri döndüler.
İki direnişin bir araya gelmesi özellikle Me-Ka işçileri tarafından öğretici bulundu. İşçiler, Serna-Seral grevinden çıkardıkları sonuçlar doğrultusunda grevlerini daha farklılaştırmaları gerektiği sonucunu çıkardıklarını dile getirdiler.