Cumartesi, 9 Temmuz 2005 (20 yıl 9 ay önce)
OSTİM (Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi), Ankara’nın küçük ve orta boy sermeyesinin -işletmelerinin toplandığı, sendikasız, sigortasız, iş güvencesinden yoksun çalışma koşullarının olduğu bir sömürü cehennemidir.
Yeni iş yasaları ve AB uyum yasları olarak çıkartılan düzenlemeler, patronlara sunduğu sınırsız işçi sömürüsünün yapıldığı yerin adıdır OSB (OSTİM Sanayi Bölgesi). Zorunlu mesai, ücret zamlarının verilmemesi, ücret ödemesinin keyfi olarak düzenlenmesi veya parçalı ödemenmesi, dayak vb. her türlü pervasızlıkla ün salmaya devam ediyor OSB.
İstim üstünde olan işçiler bu gün bireysel patlamalarla kendini savunurken diğer taraftan grup olarak da tepki gösterilmesi (toplu işten ayrılmalar, gizli toplantılar) ile direnmeye devam ediyor. Hiçbir sendikal örgütlülüğün olmadığı bölge, ağırlıklı olarak metal işkolunda faaliyet gösteriyor.
2001 krizi ile birlikte birçokları kepenkleri sonsuza kadar kapatırken bazı patronlar oransız bir büyüme ile birlikte artı-değerini büyüttü. Bugün doğrudan emperyalist tekkellerin taşeronluğunu yapan bölge, Irak, Afganistan gibi ülkelerdeki kanlı pastadan besleniyor.
İşçi olaylarına dair birkaç örnek:
Bundan yaklaşık birkaç ay önce, demir iskele yapan MİMAG işletmesinde 3 yıldır yapılmayan zamlar ve zorunlu mesaiye karşı işçiler toplu olarak mesaiye kalmama eylemi yaptı. Yaklaşık 45-50 kişinin çalıştığı işyerinde olayın arkasından bir işçi atıldı. Hiçbir gerekçenin sunulmadığı atma olayının ardından işçiler tehdit edildi. “İş yok, üretim yapamıyoruz, piyasadan para alamıyoruz” bahaneleri, günde 12 saatten fazla yapılan mesainin yanında komik kalıyor.
Örümcek İskele cehennemi:
Aynı şekilde inşaat iskelesi yapılan işyerinde 2001 krizi sonrası patronun tavrının birden değiştiğini söylüyorlar. İşyerlerinde sigortaların gaspedilmesi ile birlikte başlayan süreç zamların ödenmemesi ile devam etmiş. Fabrikanın heryerine kamera yerleştirilmesi ve patronun oğullarının işçileri dövmeleri ile baskılar had safhaya ulaştı.
Son olarak hiçbir hak talep etmeden çalışmaya devam edeceklerine dair işçilere sözleşme imzalatmak isteyen patrona karşı bir ay önce mesaiye kalmak istemeyen bir işçi hemen kovuldu. Hemen bir hafta sonra 2 işçi daha atıldı. En son 23 Mayıs tarihinde mesaiye kalmayacağını söyleyen 4 işçi işten atılıyor.
8-12 yıllık işçilerin atılması ve hiçbir tazminatın ödenmemesi üzerine işçiler Çalışma Bakanlığına şikayet dilekçesi vererek (8 kişi) geriye dönük hak gasplarının ödenmesi ve kıdem tazminatları için dava açtılar.
İçiler bu zamana kadar işsizlik korkusu ile seslerini çıkaramadıklarını belirtiyorlar.
“Ama artık bu şekilde gidemez, biz alttan aldıkça bizi daha çok ezmek istedi. Arkadaşlarımızı dövüyor patronun oğlu. Birlikte hareket etmek gerekiyor. Yoksa bunların insanlıktan anlayacakları yok“ diyorlar.
Emperyalist ve işbirlikçi tekelci sermaye havzası olan OSB, yeniden yapılanma ile birlikte sermayesini büyütürken kendi büyüklüğüne denk gelen mezarını da eliyle hazırlamış oluyor. Orman yasalarının geçerli olduğu OSB’de işçilerin öz savunma dinamikleri de uyanmaya başlıyor.