Kendimi Üniversiteli Biri Olarak Hissettim

GÜNCEL
Salı, 6 Aralık 2005 (20 yıl 7 ay önce)

Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsü Hazırlık Binası'nda 6 Aralık günü diğer günlerden daha farklı bir hava vardı. Herkes birbirine sorular soruyor, konuşuyor, tartışıyor ve kendine göre kararlar alıyordu. Biri diyor ki: "Evet okul bize bunu sağlamalı." Bir diğeri: "Olur mu! Önce biri arabanın altında kalacak, bir iki kişi ölecek; sonra üniversite yönetimi harekete geçecek." Konuşmanın sonunda çoğunlukla okulun bunu sağlamayacağı, ancak biz zorlar baskı yaparsak harekete geçeceği kararına varılıyor. Ve tenefüs zili çalıyor, öğrenciler sınıflarına giriyor. Aslında onları böyle konuşturan ve kendilerinde bunu yapacak gücü hissettiren şey; bugün okulda yapılan ve okulun çoğunluğunun katıldığı ve katılmayanların da haberdar edildiği toplu alkış eylemiydi.

Özellikle hazırlık binası böylesi eylemlere yabancı değil. Geçen sene ısınma sorunu nedeniyle yapılan, 1700 kişinin (okulun tamamı) katıldığı ve dersleri boykotla sonuçlanan eylemlilikler sonucu okul iki gün tatil edilmiş ve bu iki gün sonrasında kaloriferler yanmaya başlamıştı. Bu sene de öğrenciler Davutpaşa metrosuyla okul girişi arasına yapılmasını istedikleri üst geçit için eylemdeydi.

Dönemin başlamasıyla öğrenciler için bir çile haline gelen ulaşım arabalar arasından geçen öğrencilere adeta akrobasinin nasıl yapıldığını öğretiyor, çünkü trafiğin çok yoğun olduğu metro çıkışından okula ulaşmak gerçekten çeviklik ve hızlılık gerektiriyor ve birçok öğrenci her gün ezilme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Bu sorunu sene başından gündemine alan ve geçen seneki eylemde de yer alan öğrencilerin geçen yılın ikinci döneminde kurduğu Yıldız Kültür Öğrenci Derneği Girişimi son bir aydır bu konuyla ilgili topladığı 1600 adet dilekçeyi tüm öğrencilerin destek ve alkışları arasında bugün yönetime teslim etti. Sabah asılan duyurular ve yapılan sınıf konuşmalarında imzaların bugün okul dekanlığına verileceği, bunun herkesin gözü önünde bina girişinde yapılacağı, yaptırım gücünün çok olması içinse okulun giriş kapısı önünde toplanacağı duyuruldu. Daha sonra müdüre aşağıya çağırıldı ve dernek içinden bir arkadaşımız neden toplandığımızı anlattıktan sonra dilekçeler alkışlar arasında teslim edildi. Böylesine bir kitleyi -aşağıda yaklaşık 60 kişi ve yukarıda bizi meraklı gözlerle izleyen ve bize alkışlarıyla destek olan yaklaşık 500 kişi vardı- karşısında gören müdüremiz önce bu konuyu zaten rektörlüğe ilettiğini ve üst geçit için belediyenin ihale açtığını söyledi. Biz de buna karşılık geçen sene de 650 tane imza toplandığını, teslim edilmesine rağmen bir cevap alınamadığını söyledik ve dilekçelerin cevabı için bir zaman verilmesini istedik. Bunun üzerine bu konuyla ilgili olarak Perşembe günü tekrar rektörlükle görüşeceğini bir dahaki hafta içi de dilekçelerin cevabının verileceğini söyledi. Eylem başladığı gibi alkışlarla sona erdi.

Eylem sonrası toplanan Yıldız Kültür Derneği Girişimi üyeleri bundan sonraki sürecin takipçisi olacaklarını söylediler ve dilekçenin cevabı gelene kadar zaten çalışmasına başlanan yemekhane sorununa kilitlenilmesini kararlaştırdılar. İlk defa böylesi bir eyleme katılan bir öğrencinin sözleri gerçekten umut verici nitelikteydi: "İlk defa kendimi üniversiteli biri olarak hissettim" diyen öğrenci aslında bu eylemde ilk defa kendisini bir birey olarak hissettiğini söylemekte ve üniversiteli tüm öğrencilerin kendilerini birey gibi hissedip ona göre davranmasını istemekte, bundan sonra da "Siz neredeyseniz ben de oradayım" diyebilmekteydi.

Bizim için geç kalınmış bir başlangıç olan bu eylem ile hazırlık öğrencilerine deyim yerindeyse "Hoşgeldiniz" denilmiş oldu. Evet bu bizim için küçük bir başlangıç; ama mücadelemiz kendi başına düşünebilen, sorgulayabilen ve kendine güvenen, yani birey olabilen insanları yaratmaya doğru gidecek ve bunun için de daha çok yolumuzun olduğunu biliyoruz.