Almanya'da Yıkım ve Saldırı Hükümeti Kuruldu

GÜNCEL
Perşembe, 1 Aralık 2005 (20 yıl 7 ay önce)

Almanya'da "olunmaz" denilen oldu. Burjuva temsili parlemento tiyatrosunun Almanya sahnesinin iki "karşıt kutbu", emperyalist burjuvazinin ihtiyaçları doğrultusunda birleşti. Ve hemen o ihtiyaçların giderilmesi için işçi sınıfı ve emekçilere karşı zaten var olan saldırıyı geliştirmeye girişti.

Almanya`da SPD (Sosyal Demokrat Parti) ile CDU/CSU (Hıristiyan Demokrat Birlik partileri) arasında kurulan büyük koalisyon, önceki hükümetin başlattığı sosyal hak gaspı ve saldırı politikalarını derinleştirerek sürdürecek.

Koalisyon görüsmeleri sırasında bir açıklama yapan Merkel, "Almanya´da reform rotasının alternatifi yok! Bütün mali tabular yıkılacak!“ dedi. CSU`lu Bavyera Başbakanı Edmund Stoiber ise, “Büyük koalisyonun yeni tasarruf planları“ diye adlandırdıkları planı uygulayacağını açıkladı. Bu açıklamalar, bugüne kadar görülenlerden çok daha büyük ve kapsamlı saldırı paketlerinin geleceğini vurguluyor.

Yıkım hükümeti

Seçim sonrası, koalisyon için yapılan tartışmalar, “hükümet kuruldu-kurulamadı-kurulacak” sürtünmeleri, partilerin kendi aralarındaki çıkmazdı. Fakat şu kesindi; sermaye rahat söz geçirebileceği ve yıkım paketini rahat uygulatacağı bir hükümet istiyordu ve bunu da elde etti.

Almanya'da, işsizlik oranı yüzde 11.2; halkın yüzde 15`ine yakını ise yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Bir yandan halk bunları yaşarken diğer taraftan da silah sanayisine ve orduyu yenilemek için ciddi yatırımlar yapılıyor. Bu hem emperyalist egemenlik ilişkilerinin düzeyine uygun hem de, sermayenin en fazla kar getiren alanlara nasıl yöneldiğini gösteriyor.
Yıkım-saldırı paketleriyle belli bir yol alan Alman burjuvazisi, gelinen noktada yaşadığı daralmayı aşmak ve azami karı güvence altına almak için öncekilere oranla çok daha sert ve kapsamlı saldırının hazırlığında. Agenda 2010 temel saldırı konseptini, her türlü basınç ve muhalefete rağmen uygulayacak. Sermaye birikiminin önündeki engelleri kaldırıp iç pazarı tekrar organize edecek. İhracat alanında yeni ataklara geçecek.
Tüm bunları yapabilmek için de işçilere, emekçilere, işsizlere, öğrencilere yüklenecek. Kar oranlarındaki düşüşü engellemek için düşük ücretle esnek çalışmayı dayatacak. Kamusal alanı özelleştirilerek kar kaynağına dönüştürecek. Eğitim ve sağlığı paralı hale getirecek. Emeklilik yaşını uzatacak. Sigorta sistemini özelliştirecek. Hemen hemen bütün sosyal hakları, demokratik hakları ortadan kaldırılıp, katma değer vergisinde yeni artışlarla, sermayeden vergi indirimiyle vs. toplumsal yaşamı alt üst eden, yaşamı daraltan politikaları uygulayacak.

Hegemonya kavgası için koalisyon

Yeni hükümet, gerek AB içerisinde gerekse dünya genelinde elini güçlendirmeye çalışıyor. Hükümet kurulur kurulmaz gezilere başlayan Merkel`in ilk durağı Fransa idi. Arkasında Belçika ve İngiltere’ye gitti. Sonra da Akdeniz Zirvesi’ne katıldı. Ekonomik gelişimin yanısıra askeri alanda da kendini güçlendirme hedefinde. Her ne kadar emperyalistlerin iç çelişkileri ve egemelik çatışmaları olsa da, işçi emekçi, ezilen halklara ve rakip emperyalistlere karşı bir denge yakalamak zorundalar.

Bütün bu politikalar sınıfsal uçurumları derinleştirip, karşıtları büyütürken, çatışmalı süreçleri de beraberinde getirecek. Bunun yakıcılığı ve ağır basıncı altında, devlet terörünü de yaygınlaştıracaklar. Fakat tüm Avrupa işçi sınıfı ve emekçilerinin tarihsel mücadele birikimlerinin tetikleyici etkisiyle de, bugün elinden kopartılıp alanın hakların korunması temelinde bir karşı çıkış ve bunun içerisinde gelişecek toplumsal bilinç kapitalizmin o lanetli dünyasını değiştirme mücadelesini de tetikleyecektir. Bunun için öncü ve örgütlü güçlerin silkinip ayağa kalkması gerekir.