Eğitim emekçilerinin “Büyük Eğitimci Yürüyüşü” pazar günü devam etmek üzere bitirildi. Eğitim-Sen'in * İkili eğitimden tekli eğitime geçilmelidir * Sınıf mevcutları 60 değil, 24 kişilik olmalıdır
Eğitim emekçilerinin “Büyük Eğitimci Yürüyüşü” pazar günü devam etmek üzere bitirildi.
Eğitim-Sen'in
* İkili eğitimden tekli eğitime geçilmelidir
* Sınıf mevcutları 60 değil, 24 kişilik olmalıdır
* Tüm anaokulu ve ilköğretim öğrencilerine ücretsiz süt verilmelidir
* Tüm çocuklar yılda iki kez sağlık taramasından geçirilmelidir
* Eğitime hazırlık ödeneği tüm eğitim ve bilim emekçilerine ödenmelidir
* Hizmetli ve memurlar için özel hizmet tazminatı ödenmelidir
* Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun olarak belirlenmelidir
* Eğitimde sözleşmeli öğretmenlik gibi, geçici çalışma uygulamalarına son verilmeli, tüm eğitim çalışanları kadrolu olarak istihdam edilmelidir
* Eğitimde kadrolaşma değil, demokratik yönetim anlayışı benimsenmelidir
Talepleri ile başlattıkları“Büyük Eğitimci Yürüyüşü” için eğitim emekçileri sabah saat 9 30 dan itibaren Güvenpark'ta toplanmaya başladılar. Polis bu eylem için Kızılay Meydanı'nı adeta abluka altına almıştı. Ankara Emniyeti karakol polisleri ve yunusları da bu eylem için Kızılay'a yığmıştı.
Eğitim emekçileri ile polis arasında gerginlik sabah saatlerinden itibaren başladı. Polis Güvenpark'ta toplanan emekçileri 3-4 ayrı çemberin içine aldı ve eğitim emekçilerinin Güvenpark'ta bir araya gelmelerini engellemeye çalıştı.Buradaki kitle sloganlar atarak beklemeye başladı. Polis barikatına ara ara yüklenen eğitim emekçilerinin çemberleri açılmak yerine daha da daraltıltı. Polis buradaki kitleye defalarca saldırdı. Bu saldırılarda 4 kişi yaralanarak ambulanslarla hastanelere kaldırıldılar. Güvenpak'ta bekleyen kitle şehir dışından gelen diğer eğitim emekçilerinin şehre girişlerinin engellendiği gerekçesi ile burada uzun süre bekletildiler. Bu bekleme saat 12.00'dan saat 15.00 kadar fiili bir gözaltına çevrildi polis tarafından. Öyle ki eylemcilere dağılın uyarısını yapan polis buna rağmen hiç kimsenin polis çemberinin dışına çıkmasına izin vermedi. Tuvalete, simit almaya vb dahi izin vermedi.
Aynı zamanda bu çemberin dışında kalan diğer eylemciler de Eğitim-Sen 1 Nolu Şube'nin önünde toplanmaya başladılar . Burada toplanan eylemciler bir süre sonra Ziya Gökalp Caddesini trafiğe kapattılar. Güvenpark'ta fiili olarak gözaltında tutulan kitlenin de 1 Nolu Şube'nin önüne gitme isteği 1 - 2 saat dikkate alınmadı. Polis iki taraftaki eğitim emekçilerine de sürekli "aranızda provakatörler var, öğrenci grupları var bunların kışkırtmalarına gelmeyin yaptığınız eylem yasadışıdır dağılın" duyurusu yaptı ama eğitim emekçilerinin yuhlamaları ve ıslıklarıyla karşılaştı her defasında.
Saat 15.30 civarı Güvenpark'ta bekleyen kitle Ziya Gökalp'teki diğer kitle ile birleşmesine izin verildi, bu aynı zamanda fiili gözaltının da kalkması anlamı taşıyordu.Buradan çıkarken eğitim emekçileri kitleyi çembere alarak polisin öğrencileri ve diğer eylemcileri gözaltına almasını engelledi.Bu, kitleyi proveke etmeye çalışan polise anlamlı bir cevap oldu. Ziya Göklap'teki kitle ile birleşen kitlenin sayısı 2000- 2500'e ulaştı.
Ankara'da durum böyleyken eylem alanına ulaşan bilgilerde şehir dışından gelenlerin engellenmesinin devam ettiği İstanbul kitlesinde yaralıların olduğu haberleri geliyordu. Eğitim-Sen yöneticileri de ara ara kitleye açıklama yapıp görüşmelerin devam ettiği Eğitim Sen'in disiplinine yakışır bir şekilde bekleyişin sürdürüleceğini eylemin devam ettiği söyleniyordu. Bu arada KESK şubelerinin genel başkanlar ve KESK başkanı toplu olarak başbakanlığa gitti . Polis buradaki kitleye de defalarca dağılmaları uyarısında bulundu ama her defasında protestolarla cevaplandı. Polis burada da kitleyi öğrencilere yönelik proveke etmeye çalıştı. Ama bundan da sonuç alamadı.
Eylemciler Ziya Gökalp Caddesinde bekleyen kitleye saat 17 30 civarında KESK başkanı İsmail Hakkı Tombul tarafından bir açıklama yapıldı. başbakanlıkta bir muhattap bulamadıklarını başbakanın ve yardımcılarından hiç kimsenin başbakanlıkta olmadığını yalnızca Abdullah Gül ile telefonda görüştüklerini onun da konunun çözümlenmesi için İçişleri Bakanıyla temasa geçeceğini ve kendilerini bilgilendireceğini belirtti. Ardından söz alan Eğitim-Sen başkanı Alaattin Dinçer eğitim emekçilerine bu yapılanların anti-demokratik olduğunu ama eğitim emekçilerinin yıllardır sürdürdükleri mücadeleleri ile diğer kesimlere örnek olmaya devam ettiğini ve bu mücadelenin burada bitmeyeceğini belirtti. -bu konuşmanın arkasından eylemin bitirileceği haberinin geleceğini tahmin etmek zor değildi- diğer illerden gelen ve Ankara'ya sokulmayan diğer emekçilerin geceyi dinlenme tesislerinde geçireceklerini yarın yeniden Ankara'ya gelmeye çalışacaklarını ve buradaki kitlenin de yarın sabah saat 9.30 da yine burada olmasını isteyerek bugünkü eylemi yarım saat yapılacak oturma eyleminden sonra bitirileceğini duyurdu.
Sabah saat 9 30'da Güvenpark'ta başlayan ve Ziya Gökalp Caddesi'nde devam eden eylem saat 18.00 civarında sona erdi buradaki kitle de yarın sabah yeniden gelmek üzere alandan ayrıldı.
Eylem boyunca kitle "Zafer Direnen Emekçilerin Olacak" , " Direne Direne Kazanacağız" . "Susurluk Şemdinli İşte Çete Devleti", " Gün Gelecek Devran Dönecek AKP Halka Hesap Verecek.", "Katil Devlet Hesap Verecek İçerde Dışarda Hücreleri Parçala" sloganlarını sık sık attı.
Eğitim emekçileri Ziya Gökalp Caddesi'nde beklemeye devam ederken Ankara Sendika Şubeleri Platformu'ndan bir grup destek için buraya geldi. Bu da işçi ve emekçilerin birleşik mücadelesi için küçük de olsa anlamı bir girişim oldu.
Öte yandan Ankara'da eylem devam ederken İstanbul'da da eğitim emekçileri polis saldırısını protesto etti. Saat 18.00'de Taksim Tramvay Durağı'nda toplanan bir grup eğitim emekçisi sloganlarla Ankara'daki polis sadırısını ve engellemeyi protesto etti.