Öğretmenler yürüyor

GÜNCEL
Perşembe, 24 Kasım 2005 (20 yıl 8 ay önce)

Eğitim-Sen, 26 Kasım'da Ankara'da, eğitim sisteminde yaşanan sorunlara dikkat çekmek ve herkese eşit, parasız, nitelikli eğitim hakkı için merkezi bir miting düzenliyor. Ankara yolculuğu, eğitim emekçilerinin bugün İstanbul'da, Tünel'den Taksim Meydanı'na yaptığı yürüyüş ile başladı. Yarın işbırakacak olan öğretmenler, çevre illerde dahil olmak üzere Kadıköy İskele Meydanı'nda saat 12:00'de toplanıp, otobüslerle yola çıkacak.

İstanbul hariç illerden bin kişinin gelmesinin planlandığı bugünkü yürüyüşe, katılım 750 kişi civarında kaldı. Saat 13:00 sularında, İstiklal Caddesi'nin sonundaki Tünel Meydanı'nda toplanmaya başlayan eğitim emekçileri 14:30'da yürüyüşü başlattılar. 45 dakika süren yürüyüşte, İstiklal Caddesi boydan boya geçilerek Taksim Meydanı'na varıldı ve burada bir basın açıklaması yapıldı.

[foto]egitimsen2_24.11.05.jpg[/foto]

Eylem boyunca, "Çetelere Değil Emekçiye Bütçe", "Sadaka Değil Toplu Sözleşme", "Hakkari Halkı Yalnız Değildir", "Faşizme Karşı Omuz Omuza", "Özelleştirmeye Hayır", "Sözleşmeli Köle Olmayacağız", "Kölelik Yasaları Geri Çekilsin", "Parasız Eğitim Parasız Sağlık", "Yaşasın Halkların Kardeşliği", "Örgütlü Toplum Demokratik Türkiye" sloganları atıldı. Yapılan basın açıklamasında, talepler ise şöyle sıralandı:

* İkili eğitimden tekli eğitime geçilmelidir
* Sınıf mevcutları 60 değil, 24 kişilik olmalıdır
* Tüm anaokulu ve ilköğretim öğrencilerine ücretsiz süt verilmelidir
* Tüm çocuklar yılda iki kez sağlık taramasından geçirilmelidir
* Eğitime hazırlık ödeneği tüm eğitim ve bilim emekçilerine ödenmelidir
* Hizmetli ve memurlar için özel hizmet tazminatı ödenmelidir
* Ek ders ücretleri günün şartlarına uygun olarak belirlenmelidir
* Eğitimde sözleşmeli öğretmenlik gibi, geçici çalışma uygulamalarına son verilmeli, tüm eğitim çalışanları kadrolu olarak istihdam edilmelidir
* Eğitimde kadrolaşma değil, demokratik yönetim anlayışı benimsenmelidir

[foto]egitimsen3_24.11.05.jpg[/foto]

Biz de, eğitim emekçilerine, Milli Eğitim Bakanı'nın "Öğretmenler, haftada 15 saat, yani sadece 2 gün çalışıyor" beyanı ile ilgili ne düşündüklerini sorduk. Öğretmenliğin sosyal bir iş olduğunu sosyal işin karşılığının da temel, sosyal, kültürel ihtiyaçların karşılanmasını sağlayabilecek bir ücretle mümkün olacağını yani bir eğitim emekçisinin maddi sıkıntı içerisinde olmaması gerektiğini belirten Eğitim-Sen üyeleri, ücretin insanca bir yaşama yeterlilik sağlanması üzerinden, hesaplanması gerektiğini söylediler. Haftada 15 saat, ücret üzerinden çalışıldığını fakat eğitim emekçilerinin büyük çoğunluğunun (sınıf öğretmenleri, rehber öğretmenler başta olmak üzere) haftada 30 saat görev yaptığını, 15 saatinin ise saatinin 3.51 YTL gibi komik bir rakamla ücretlendirildiğini ifade ettiler. Eğitim emekçileri ayrıca, bakanın sadece derste geçen süreyi çalışmadan sayıp, o ders için yapılan hazırlığı çalışmadan saymamasına da değindiler. günde 6 saat 60 kişilik sınıflarda derse giren bir ilkokul öğretmenin ertesi gün vereceği derslere ayrı ayrı hazırlandığı, bundan başka, yazılı sınav, ödev kağıtlarının da evde incelendiği bu çalışmalarında evde en az 3 saatlik bir çalışmaya denk geldiğini söyleyip bakanın bu işleri çalışmadan saymamasını bir eğitimci olarak kendisine yakıştıramadıklarını belirttiler. Ayrıca haftada bir tam gün nöbet tuttuklarını, öğrenci kulüpleri çalışmalarını yürüttükleri, idari işlerde görev aldıklarını, ayda bir hafta sonu veli toplantıları yaptıklarını vb. bu çalışmalar karşılığında ücret ödenmediğini, yapılan açıklama ile kamuoyunu yanıltmak, adeta sefalet ücretine mahkum ettikleri eğitim emekçilerini kamuoyu önünde küçük düşürmekten başka bir amacının olamayacağını ifade ettiler.