TÜPRAŞ'ta işbırakıldı ama...

GÜNCEL
Çarşamba, 23 Kasım 2005 (20 yıl 8 ay önce)

Petrol-İş sendikası, bugün TÜPRAŞ'ın tüm rafinerilerinde 8:00 - 16:00 vardiyasında özelleştirmeye karşı işbıraktı, akaryakıt dolum ve satışı yapılmadı. Sendika genel merkezince hazırlanan ve işbırakmanın yapıldığı her yerde okunan ortak basın açıklamasında:

"Bir yandan Türkiye'nin en büyük kuruluşları hızla satılıyor diğer yandan da hastanelerimizde doktorlarımız öldürülüyor, üniversiteler ile kavga ortamına giriliyor, ülkede yine açıklanmayan olaylar gelişiyor ve sokaklarımız savaş alanına dönüşüyor. Kaos gittikçe büyüyor. Türkiye sosyal bir patlama ve toplumsal bir yıkımla sonuçlanabilecek büyük bir krize doğru gidiyor.

Bu karmaşa ortamında ve sürekli değişen ülke gündeminin içinde Türkiye tarihine büyük bir utanç olarak geçecek olan TÜPRAŞ'ın satışı süreci ise sessiz sedasız tamamlanmaya çalışılıyor. Kamu kaynaklarının toplum denetiminden ve devlet yönetiminden çıkartılmasıyla Türkiye, 2001 yılında büyük bir yıkım yaşayan Arjantin'in yaşadığı sona doğru sürükleniyor. Petrol-İş üyeleri yani bizler, Türkiye'yi ve halkımızı bekleyen tüm bu sıkıntıları, şimdiden biliyoruz. Bu sorumluluk bilincimizle, toplumu inatla uyarmaya devam ediyor ve mücadele etmeye çağırıyoruz." denildi.

Basın açıklamasından sonra işçiler servislerine gidip, işbırakma eylemine servislerinde oturarak devam ettiler.

TÜPRAŞ işçilerinin özelleştirmeye karşı işbırakması, işçi sınıfının temel silahlarından olan ve fakat tüm bir dönem içinde kullanılmadığı gibi giderek ufkundan da çıkan üretimi durdurmayı yaşama geçirmesi önemsenmesi gereken bir eylemdir. Ancak gerek özelleştirilme karşısında alınan bütünsel yenilgi, gerekse mücadelenin işletmenin ötesine geliştirilememesi, yaşama geçirilen eyleminin etkisini sınırlıyor. Petrol-İş'in yaptığı ise, TÜPRAŞ'taki işçi dinamiğini, sınıf mücadelesindeki sorun ve tıkanıklıkların önünü açacak, en azından olumlu ve esinleyici bir örnek oluşturacak tarzda harekete geçirmek değil. Tam tersine, bu dinamiğin en geri ve düzen içi yanlarını yeniden üretmektir. Basın açıklamasında da geçen kriz dinamiklerine, sınıfsal toplumsal çelişki, kutuplaşma noktalarına işçi sınıfının, sınıfa karşı sınıf ekseninde müdahil olmasının bir kanalı olacakken ve sınıfı devrimci siyasallaşma ve toplumsal bir güç oluşturmanın yolu buradan geçtiği halde; elbette bunu değil, düzen sendikacılığının içinden konuşuyor.