Cumartesi, 19 Kasım 2005 (20 yıl 8 ay önce)
Yapı Sanatevi'nin hafta sonu etkinliklerinde bu hafta bir film gösterimi ve bir de öykü okuması var. 20 Kasım Pazar Günü saat 15:00'de Sabahattin Ali'yi "Sırça Köşk" öyküsüyle daha yakından tanıyacağız. Bugün ise saat 17:00'de Akira Kurosawa'nın Ikıru (Yaşamak) adlı filmini izleyeceğiz.
Japon Sinemasının imparatoru ünvanına sahip Akira Kurosawa'yı en fazla "Dersi Uzala" ve "Ağustosta Rapsodi" filmleriyle tanıdık belki ama o 1940'lardan '90'lara kadar durmaksızın film çekti. Ve film çekme yöntemlerinde geliştirdiği yeni çekim ve anlatım teknikleriyle uluslararası düzeyde ilgiyi hak ederken filmleri Hollywood sinemasında da taklit edilir oldu.
Akira Kurosawa'nın türkçe'ye çevrilmiş, “Kurbağa Yağı Satıcısı” adıyla AFA yayınevinden basılmış bir de kitabı var.
İzleyeceğimiz “Yaşamak” adlı filmde ise dosya yığınları arasında ömrünü tüketen ve yaşamda bunun dışında hiç bir istek ve amacı olmayan bir memurun yaşam öyküsünü izleyeceğiz.
Akira Kurosawa ve filmleri
1910 yılında yedi çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak Tokyo'da dünyaya geldi. Babası askeri okulda öğretmen, annesi ise Osaka'lı tüccar bir aileden gelmekteydi. Sakin bir çocukluk geçiren Kurosawa'nın bu dönemde etkilendiği en önemli kişi bir
benşi (Sessiz film döneminin Japonya'sında film anlatıcısı ) olan en küçük ağabeyi Haiko idi. Onun önerileri doğrultusunda birçok sinema klasiğini izleme fırsatı bulan Kurosawa, bu sırada resim ile de uğraşmaktaydı.
Ağabeyi'nin erken yaşta intiharıyla büyük bir sarsıntıya uğrayan Kurosawa bir süre sonra PCL yapım şirketinde yardımcı yönetmen olarak sinemaya başladı. Hidesuke Takizawa, Kajiro Yamamoto, Mikio Naruse gibi dönemin tanınmış yönetmenlerinin asistanlığını yapan Kurosawa,
ilk filmi Sugata Sanjiro'yu ( Büyük Judo Efsanesi)1943 yılında yönetti. Ardından çevirdiği
İçiban Utsukuşiku (En Güzel, 1944),
Tora No O Wo Fumu Otokotaçi (Kaplanın Kuyruğuna Basanlar,1945),
Waga Seishun Ni Kuinash (Gençliğime Hayıflanmıyorum,1946),
Yoidore Tenshi (Sarhoş Melek, 1948) ,
Nora İnu (Kuduz Köpek,1949),
Shubun (Skandal, 1950) gibi filmlerle Japonya'nın en önemli film yönetmeni konumuna geldi.
Krusowa' yı Batı'ya tanıtacak film ise Venedik Film Festivali'nde en iyi film ödülünü alan 1950'de çevirdiği
Rashomon'du. Bir haydutun, ormanda yürüyen bir samurayı öldürüp karısına tecavüz etmesi sonrası, haydutun, samurayın, tecavüze uğrayan kadının ve tüm bunları izleyen oduncunun olayı kendilerine göre farklı açılardan anlatmaları ve gerçeğin görece bir kavram olduğu üzerine olan film, getirdiği yeni çekim ve anlatım teknikleriyle yönetmenin uluslararası düzeyde de bir hayran kitlesinin oluşmasına neden oldu.
Sonrasında, Dostoyevski uyarlaması
Hakuchi (Budala, 1951),
İkiru (Yaşamak ; 1952),
Shichinin no samurai (Yedi Samuray, 1954), Shakespeare uyarlaması
Kumonosu Jo (Kanlı that, 1957), Gorki uyarlaması
Donzoko (Ayaktakımı Arasında, 1957),
Kakushi Toride No San Akunin (Saklı Kale, 1958),
Yojimbo(Koruyucu, 1961),
Akahige (Kızıl Sakal, 1965) adlı filmleri yönetti.
1940'lardan 1960'ların ortalarına kadar Kurosawa , birçok filminde aynı ekiple çalışmaya özen gösterdi. Fumio Hayasaka birçok filminin müziğini, Asakazu Naki ise kameramanlığını yaptı. Takashi Shimura ve Toshiro Mifune'de oyuncu olarak Kurosawa'nın birçok filminde başrol üstlendiler.
Kurosawa'nın çok sayıda filmi Hollywood filmlerine esin kaynağı oldu. Örneğin; Yedi Samuray, Yedi Silahşör'e; Saklı Kale, Yıldız Savaşlarına; Koruyucu ise Bir Avuç Dolar İçin'e kaynaklık etti.
Altmışların sonunda “Tora Tora Tora” adlı filmle Hollywood'a giren yönetmen, daha sonradan bu filmi yarım bırakarak ülkesine döndü.
Yetmişlerin ortalarında Sovyetler Birliği'ne giden Kurosawa , bu ülkede; yüzyılın başında geçen Rus bir subayla Moğol bir avcı arasındaki dostluk öyküsünü anlatan Dersu Uzala filmini çevirdi . Film 1976 yılında en iyi yabancı film Oskarı'nı aldı .
Yönetmen'in son dönem çalışmaları olarak
Kagemusha (Gölge Savaşçı,1980), yine bir Shakespeare uyarlaması
Ran (1985) ,
Yume, (Düşler, 1990)
Hachi-Gatsu No Kyôshikyoku (Ağustosta Rapsodi,1991) sayılabilir. Bu filmlerden
”Ran” dört dalda Oskar ödülü almıştır .