Kurultay çalışmalarından....

GÜNCEL
Çarşamba, 16 Kasım 2005 (20 yıl 8 ay önce)

Çağlayan’da, Konfeksiyon İşçileri Derneği’nde, konfeksiyon işçileri olarak bir buçuk aydır genel ve özel düzeydeki durumumuz ve gelecekte bizi nelerin beklediğine dair yoğun bir araştırma ve tartışma çalışması yürüttük. Bulunduğumuz alandaki işçilerle gerek bire bir, gerekse KİD’de toplantılar yaptık. Ve de konfeksiyon sektörüne dair internette ne kadar bilgi varsa toplamaya çalıştık. Çünkü kurultaya hazırlanmanın ve bir kampanya çalışması başlatmanın ön koşulu böyle bir hazırlığı zorunlu kılmaktaydı.

13 Kasım günü yaptığımız toplantımızda temel belirlemelerimiz şöyle oldu: 1. Paramparça, örgütsüz ve dolayısıyla bütün sorunlarımızın temel nedeni olarak Fason üretim biçimi ve bu bağlamda oluşan fason KOBİ’ler olduğunu ve kurultaya çözüm önerilerimizle taşımamız gereken birinci konumuzun bu olduğunu belirledik. 2. Çin’in DTÖ’ ne girmesi ve “ucuz Çin malları”nın dünya pazarlarını istila etmesiyle, birçok sektörde olduğu gibi konfeksiyon sektöründe de yoğunlaşan rekabet ve pazar kavgası nedeniyle konfeksiyon patronları, ücretlerimizi Çin düzeyine (40–50 dolar) düşürmeye çalışmaktalar. Üretimi ucuz çalıştırılabilecek kadın ve çocuk işçinin çok olduğu Anadolu’ya kaydırıyorlar. Kurultaya taşıyacağımız ikinci konu olarak bunu belirledik.

Kampanya çalışmamız günlük yaşamımızda doğrudan yüz yüze olduğumuz sorunlara karşı yürütüleceğinden biz bugün, karşı karşıya olduğumuz dört yakıcı sorun belirledik. Bunlar: a) Kayıt dışı (SSK’sız) çalışma, b) ücretlerin tam, zamanında ve hiç ödenmemesi, c) parça-başı ücretle çalışma, d) üzerimizde devlet gözetiminin ve denetiminin artması’dır.

Sorunlarımıza dair temel belirlemelerimiz sonrasında İstanbul’da farklı bölgelerde çalışan işçi arkadaşlarımızla bu sorunları tartışmayı ortak bir çalışma ve eylem planı çıkarmayı amaçladık. 13 Kasım'da “SSK’sız çalışmak ve yarı işçi yarı işsiz yaşamak istemiyoruz” toplantısı kararı alarak çalışmasını yürüttük. Çağlayan’a ve İstanbul’un birçok bölgesine çağrı ilanları yapıştırdık ve kayıtdışının ne olduğu anlatan resimli slayt gösterimi hazırladık. KİD’e, ilanlarımızı görüp merak edip gelen birçok konfeksiyon işçisi kardeşimiz oldu. Onlarla yaptığımız sohbette sorunlarımıza dair temel belirlemelerimiz konusunda ortak fikirde olduğumuzu gördük.

13 Kasım toplantımız


13 Kasım Cumartesi günü konfeksiyon sektörü ve kayıt dışı çalışma üzerinde sorunlarımızı tartışmak için 25 yakın işçi olarak bir araya geldik. Toplantımıza kundura işçileri, matbaa işçileri, ev işçileri ve bir de Aymasan direnişinde yer alan bir işçi arkadaş katıldı. Toplantıya kayıtdışını anlatan bir dia gösterimi yaparak başladık. Toplantımızın birinci bölümünü genel olarak kayıt dışı çalışmada hangi sorunların yaşandığına; ikinci bölümünü ise bu sorunları nasıl çözebileceğimize dair konuşmaya ayırdık. Sohbetin ilk bölümünde ilk olarak Çin faktörünün kayıtdışı çalışmanın üzerindeki etkileri konuşuldu, tartışıldı.

Genel olarak işçi arkadaşların katıldıkları ortak bir görüş vardı: "Patronlar bizimle kendilerinin sorunlarını ortak gösterip bizi Çin mallarına karşı birlikte hareket etmeye zorluyorlar. Çin faktörünü kullanarak ücretlerimizi düşürüyorlar, kayıt dışı çalışmayı yaygınlaştırmaya çalışıyorlar." Bir de KOBİ’lerin işçilerin örgütlenmesinde büyük bir engel olduğu sık sık dile getirildi. Küçük atölye sahiplerinin işçilere mi yoksa burjuvalara mı daha yakın olduğu konuşulup tartışıldı.

İkinci bölümde ise bu sorunların nasıl aşılabileceğini tartıştık ve çözüm önerilerini herkes ortaya koydu. KİD gibi ortak buluşma, dayanışma noktalarının ve eğitimin gerekliliği üzerine duruldu. Öte yandan tek bir işyeriyle sınırlı örgütlenmenin hiçbir kalıcı başarı sağlamayacağı ve yeni örgütlenme biçimleri üzerinde tartşıldı. Bunlar, aynı firmaya çalışan birçok atölyede birden ve Çağlayan, Merter veya İstanbul boyutunda bölgesel örgütlenme biçimleriydi. Diğer taraftan İşçi arkadaşların genel olarak küçük bir yer açıp kurtulma hayalleri peşinde oldukları ve sınıf bilincinin ve dayanışmanın zayıf olduğu konusu tartışıldı.

Bunun nedeni, kayıtdışı çalışma olarak belirlendi. Çünkü kayıtdışında işçilerin ücretleri dışında hiçbir maliyet olmadığından, her işçi biraz para eline geçince atölye açabiliyordu. Bu atölyeciler içimizden çıkıyor, bizi sömürüyordu. Bunun önüne geçmek için işçilere dönük yoğun olarak sınıf bilincinin geliştirilmesi noktasında KİD’de sürekli eğitim çalışmaları yapılması gerekliliği belirtildi. Bulunduğumuz işyerlerinde herkesin özellikle bu noktada kafaları açması gerektiğine, kurtuluşun birlikte örgütlenip hareket etmede olduğunun kavratılmasına işaretedildi. Öte yanda kayıtdışına karşı ortak bir çalışma ve eylemin gerekliliği üzerinde duruldu. İlk elde yapılabilecekler basın açıklaması, imza kampanyası olarak belirlendi.

Kararlar şöyle: 19 Kasım Cumartesi saat 15:00‘te Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması yapmak ve basın açıklaması ile imza kampanyasını başlatmak. İlk İmza toplama 20 gün sürecek ve bu yirmi gün içerisinde asgari 10 bin, azami 20 bin imza toplanacak. Bu imza metinleri “Kimse bizi yok sayamaz” içerikli bir basın açıklaması yapılarak Çalışma Bakanlığı’na teslim edilecek.

Konfeksiyon İşçileri Derneği üyeleri