Bundan tam 63 yıl önce 19 Kasım 1942'de Stalingrad karşı taaruzu başladı. Avrupa'yı kasıp kavuran faşist Alman savaş makinesi Sovyet ülkesine saldırıp Stalingrad'a ulaşmıştı. Stalingrad'ın ardı Sosyalizm'in başkenti Moskova'ydı. Stalingrad geçilmemeli, faşistler buradan öteye bir adım daha atmamalıydı. Bu durumda Bolşevik Parti ve emekçi Sovyet halkları bir adım daha geri atmama iradesini ortaya koydu.
Stalingrad savunması 2. Emperyalist Paylaşım Savaşı'nın dönüm noktasıdır. Saldırgan Alman ordularının, genç-yaşlı, kadın-erkek, bütün kent halkı tarafından 140 gün direnilerek belinin kırıldığı yerdir. Avrupa'nın işgalinde hızla sonuca gidebilen faşist Alman orduları, ilk kez Stalingrad önlerinde durduruldu ve yenildi. "Bir adım daha geri gidilmeyecek", Nazi sürüleri Stalingrad önlerine dayandıklarında, Stalin'in önderliğindeki Savunma Halk Komiserliği'nin yayınladığı emir buydu. Bir Alman subayı ise yazdığı mektupta şöyle diyordu: "Volga'ya ulaşmamıza yalnızca 1 kilometre var, fakat bu 1 kilometreyi bir türlü geçemiyoruz. Bu 1 kilometre için yapılan savaş, bütün Fransa'nın ele geçilirmesi için yapılan savaştan daha uzun sürdü."

Stalingrad irade demektir. Bu irade, Marksizm-Leninizm'in şekillendirdiği Sosyalist Anavatan'ın savunulması bilincini yaratmıştır ve mimarı Stalin'dir.
Stalingrad direniş demektir. Her kilometre karesi için 100 bin top mermisi, havan yada bomba harcanan bu yıkıntılar kenti inançla direnen yiğit insanlarıyla sonuna kadar yaşadı ve savaştı.
Stalingrad umut demektir. İtici gücünü tarihsel haklılıktan alan "Büyük Anayurt Savaşı"nın bu tayin edici çarpışması "yenilmez" sanılan faşist Alman ordularının da yenilebileceğini göstermesi ile tüm dünya halkları için bir umut ve esin kaynağı oldu.
Hitlerci sürüler, Stalingrad savaşçılarının müthiş direnişi karşısında 700 bin asker, bin tank ve bin 400 uçak kaybettiler. 19 Kasım'da başlayan Sovyet karşı taaruzu, Stalingrad'ı kuşatan faşist Alman ordularının çember içine alınması ile sonuçlandı. Stalingrad, Nazi cellatları için sonun başlangıcıydı.
Sadece, Stalingrad'da Bolşevik Partisi ve Sovyet halkları en nitelikli ve yiğit 2 milyon evladını kaybetti. (Tüm 2. Emperyalist Paylaşım Savaşı'nda bu rakam 20 milyondur.) Bu bedel Sosyalizm'in Halk Demokrasi'leri ile Dünya'nın altıda birinde yeni bir başlangıç yapması için ödendi.
Bir faşist Alman subayının da dediği gibi Avrupa'yı hallaç pamuğu gibi atıp içerdeki işbirlikçilerinin yardımlarıyla bir günde ülkeler alan Alman faşizmi Sovyet proletaryası ve emekçi halkları önünde nasıl diz çökmüşse bugünün "imparotorluk" antetli Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçilerini de asıl tarih sahnesinden silecek olan Komünist Partiler önderliğinde savaşacak enternasyonel proletarya ve emekçi halklar olacaktır.