Perşembe, 3 Kasım 2005 (20 yıl 8 ay önce)
Paris banliyölerinden Clichy-sous-Bois’da, 27 Ekim günü polis kontrol ve baskısından kaçan biri 13 diğeri 16 yaşında Afrikalı iki genç sığındıkları trafoda elektrik çarpması sonucu katledildi. Katliam sonrası yaşanan olaylar, birinci haftasını geride bırakırken, başka birçok banliyöye sıçrayıp yayılarak devam ediyor.
Livry-Gargan, Montfermeil, Bobigny, Bondy, Aulnay-sous-Bois, Le Bourget, Villepinte, Le Blanc-Mesnil, La Courneuve, Blanc-Mesnil, Tremblay-en-France, Seine-et-Marne, Seine-Saint-Denis, Hauts-de-Seine ve Sevran’da yüzlerce araba, onlarca resmi kurum, devlet binası ve polis karakolu, işsizlik, polis baskısı ve sistem karşıtı öfkenin adresi oldu. Çatışmalarda kitlenin taş, sopa, molotof ve barikatına polis gaz bombası ve kurşunla karşılık verdi. Özel komando birliklerinin de hareket geçirildiği Paris banliyölerinde bugüne kadar yaşanan olaylarda 80’in üzerinde kişi gözaltına alınırken onlarca gösterici de yaralandı.
Katledilen gençlerin aileleri, göçmen ve emekçi düşmanlığıyla simgeleşmiş Sarkozy’nin görüşme talebini reddetti. Katliamın yaşandığı semtte ailelerin çağrısıyla kitlesel gösteriler yapıldı.
“Kapanan şarteli polis açtı”
Olaylarda yaralanan gençlerden Ahmet Akdamar’ın ANF’ye yaptığı açıklamada; “Hepsi polisin yüzünden. Düştükleri zaman elektrik şarteli kapanmış ve bunlar daha yaralılar. Polisler tekrar açıyorlar şarteli ve ondan sonra yanıyorlar zaten çocuklar. Yaralanan Muhittin ise canının acısından o haliyle ta 3-4 kilometre uzaktaki Livry Gargan’a kadar koşuyor. Yanan çocukların ailelerine haber vermek için. Sonunda mağazanın içinde düşüp bayılıyor” 18 yaşındaki Muhittin Altun trafodan kurtulup kaçan gençlerden. Vücudunda ağır yanıklar oluşan ve sağlık durumu ciddi olan Urfa’lı gencin bir kolu kesilecek. Akdamar; “Ben arkadaşımın yaralandığını duyduğumda onu aradım ama bulamadım. Mahalleye geldiğimde çocuklar toplanmıştı. Polis onlara saat sekizde randevu vermiş. Sonra polisle çatışma çıktı. Ben arkadaşlarla birlikte içinde oturduğum arabadan dışarıya bakıyordum. O esnada bizim arkamızdan çocuklar geçiyordu polis onlara ateş etti ve polisin attığı mermi burnumu parçaladı” diyor.
Patlayan öfke
Fransız basını « Banliyöler savaş alanı », « Chirac, Villepin, Sarkozy banliyöler cephesinde” manşetleri attı. Çoğunlukla göçmenlerin oturduğu, toplu konutların arasına sıkışmış, işsizlik, eğitimsizlik ve yaşamsal sorunlarla boğuşan gençler, bir de her gün polisin faşist ve saldırgan tutumuyla karşılaşınca sisteme karşı öfke biriktiriyorlar. İki arkadaşlarının katledilmesiyle patlayan bu öfke Paris’in saran banliyölerde, çıkışsızlık içerisinde yaşayanları harekete geçirdi.
Bütün Paris’te alarma geçirilen polis birliklerinin müdürleriyle Sarkozy, hareket planına dair özel toplantılar yaptı. Yaşananlarla birlikte Sarkozy, sonuç ne olursa olsun polisin « sıfır toleranslı » davranacağı, öylesine bir « temizlik » değil bunları banliyölerden « kökten söküp » atıncaya kadar olayların üzerine gidileceği açıklamalarında bulundu. Bu açıklamalar öfkeyi doruğa çıkardı ve sistemin çarklarında öğütülen gençler, kısasa kısas diyerek polis ve devlet güçlerini buralardan söküp atacaklarını ilan ettiler.