Geçtiğimiz hafta “burada kalacağız, bunun için savaşacağız” sloganlarıyla işyerlerinin kapatılması kararına karşı, fabrikayı işgal eden Infineon işçilerinin işgalli grevi sona erdi.
Geçtiğimiz hafta “burada kalacağız, bunun için savaşacağız” sloganlarıyla işyerlerinin kapatılması kararına karşı, fabrikayı işgal eden Infineon işçilerinin işgalli grevi sona erdi.
Infineon tekelinin, Münih'teki çip üreten fabrikasını, eskiyen teknolojiyi bahane ederek 2007 yılında kapatmayı ve 800 işçiyi sokağa atmayı içeren planını açıklamasından sonra, işçilerin işbirlikçi ve ihanetçi sendika IG Metall'i tabandan zorlaması ile grev oylaması yapılmış ve yüzde 93 oranında “evet” oyu çıkmıştı. Tekel yönetiminin oylama sonrası “kapatacağız” sözünü yinelemesi üzerine de işçiler fabrikayı işgal etmiş ve işverenin grevi kırmak için getirdiği işçileri de fabrikaya sokmamış, üstelik ikna ettikleri işçilerin büyük bölümünü de greve katmışlardı.
Hep aynı... Hep aynı...
İşçilerin kararlı direnişini kıramayan Infineon, devreye giren IG Metall sendikası ile oturduğu pazarlık masasında işi bitirdi. Kartvizitin de dünyanın en büyük sendikalarından biri olmasının yanında “satış uzmanı, işbirlikçi, ihanetçi...” ibareleri de bulunan ve bugüne kadar Almanya'da gelişen binlerce işçi direnişini masa da satan IG Metall, Infineon işçilerinin direnişini de aynı şekilde sattı! Her zaman olduğu gibi, önce “kapattırmayacağız, direneceğiz, hakkımızı alacağız....” naraları atan ama masaya oturduğu zaman da “süt dökmüş kedi”ye dönüşüveren IG Metall, direnişin başında tekelin işçilere önerdiği her yıl başına “1 aylık” teklifine karşılık, yıl başına “3 aylık” istemişti. Önceki gece geç saatlere kadar süren pazarlık sonucunda “dağ fare doğurdu” ve IG Metall yıl başına 1.32 aylığa imza attı! Ayrıca, anlaşmaya konan özel bir madde ile kişi başına verilecek tazminatın tavanı olarak 101 bin Euro ödenmesi kararlaştırıldı.
Böylece yıllarını Infineon'a vermiş ve 1.32 aylık üzerinden, alacakları 101 bin Euro'nun üzerinde tutan işçilerin hakları da açık açık gaspedilmiş oldu. IG Metall'in, fabrikanın kapanması ile sokağa atılacak işçilere “başarı” olarak yutturmaya çalıştığı anlaşma da karar altına alınan “işçilerin oniki aylığına özel olarak kurulacak bir Çalıştırma ve Kalifikasyon şirketinde çalıştırılmaları” maddesi ise tamamen muğlak bırakılmış. Zira, işçilerin ne kadar aylıkla, hangi şartlar altında çalıştırılacakları belirsiz.
İşbirlikçi Sendikaların İhanet Duvarı Aşılmalı!
Almanya'da, Belçika'da, İngiltere'de, Fransa'da.... Avrupa'nın büyük bölümünde işçi ve emekçiler sosyal ve demokratik haklara yapılan saldırılara karşı direniyorlar. Belçika'da emekçiler Genel Greve çıkarken, Fransa'da özelleştirmelere, Almanya'da işten çıkarmalara karşı grev, işgal ve yürüyüşler çoğalıyor. Birbiri ardına gelişen direniş ve eylemler, yeni ve güçlü bir dalganın kabarmakta olduğunu gösteriyor. Avrupa emperyalist burjuvazisinin önümüzdeki kısa zaman zarfında, eskiye oranla çok daha sert ve dolayımsız neoliberal saldırı paketlerini devreye sokacağı gözönünde bulundurulduğunda, bu dalganın giderek yüzeye çıkma potansiyelleri taşıdığı da görülecektir.
İşçi ve emekçilerin kabaran öfkesi, onların ekonomik, politik ve örgütsel, tüm talep ve ihtiyaçlarını karşılayacak, sonuç alıcı bir mücadeleye öncülük edecek gücün yoksunluğunda, işbirlikçi sarı sendikaların ihanet duvarlarında eriyor. Bugüne kadar yaşanan onlarca pratik deneyim, bugün burjuvazinin sınıf içindeki uzantısı görevini gören sendikaların işbirlikçi maskesinin yırtılıp atılmadığı sürece, hak almak bir tarafa, demokratik ve sosyal kazanımların korunamayacağını gösterdi.
Emekçilerin estirmeye başladığı rüzgar, öncelikle sendikal ihaneti savurmalı!