Yıkıma yeni maske: Kentsel Yenileme

GÜNCEL
Cumartesi, 2 Temmuz 2005 (21 yıl 3 hafta önce)

Kartal, Pendik, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Beykoz, Ümraniye vb. İstanbul’un bir çok semti Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında yıkım saldırısı ile karşı karşıya. Yıkım saldırısı yaz aylarında içten içe ivmelendirildi. Yıkımın kesinleştiği Pendik Kurtköy Cambazbayırı’nda 30 Haziran’da yıkıma gelineceği duyrulmuştu. Fakat halkın geceden mahalle girişine barikat kurması ve hazırlıklı beklemesiyle yıkım saldırısı 5 Temmuz’a ertelendi.

Yıkım kapsamında olan Gülsuyu-Gülensuyu mahallelerinde ise, sürecin başından beri Gülsuyu - Gülensuyu Güzelleştirme Yardımlaşma ve Kültür Derneği öncülüğünde örgütlü ve planlı bir duruş sergileyen mahalle emekçileri belediyeyi birinci plan olan 1/5000′lik planı geri çektirmek ve yeni bir plan hazırlatmak zorunda bıraktılar. Yıkımın duyulduğu andan itibaren Gülsuyu – Gülensuyu Güzelleştirme Derneği, inşaat mühendisleri, avukatlar ve konuyla ilgili odaları toplayarak planlı bir mücadeleye başladı. İşe, kahve ve düğün salonlarında binlerce kişinin katıldığı halk bilgilendirme toplantılarıyla başlayan dernek, hem yıkımı herkesin gündemine soktu hem de öfkeyi örgütlemeyi başardı. Bu örgütlü duruşla Gülsuyu – Gülensuyu emekçileri yıkım planına 6000 dilekçeyle itiraz etti; her sokaktan bir kişi adına toplam 32 dava açtı ve de İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde 500 kişilik bir eylem gerçekleştirdi.

Önceki “E5 Üzeri Nazım İmar Planı” Maltepe’nin 7 mahallesini kapsayan 1/5000′lik bir plandı. Yeni hazırlanan planda eski plana itiraz örgütleyen Gülsuyu, Gülensuyu ve Başıbüyük mahalleleri “Kentsel Yenileme Planı” denilen yeni bir yıkım planı kapsamına alınırken öteki mahalelelerde eski yıkım planı aynen korundu. Eski planda herkesin başına ne geleceği belliydi, kimin evi yeşil alan içinde kalıp yıkılacak, kimin evi yola gidecek vs. Ama yeni hazırlanan “Kentsel Yenileme Planı” adlı plan, tam bir muhulaklık abidesi. Plan kapsamı içine aldığı mahalleleri boş bir arsa gibi gösteriyor ve yıkım kapsamında şu kadar alan yeşil alana, şu kadar alan kamu alanına vs. ayrılacaktır dese de, bu alanların nerede ve kimlerin evleri üzerinde yapılacağı belirtilmiyor. Üzerinde ineklerin otladığı boş arsalar için uygun olabilecek böylesi bir plan, üzerinde 3. kuşağın çocuk sahibi olduğu, insanların yaşadığı bir mahalleye uygun değildir. Gülsuyu, Gülensuyu ve Başıbüyük boş arsalar değil bu kentin birer parçasıdır.

Gülsuyu – Gülensuyu Güzelleştirme Derneği yeni plan üzerine 30 Haziran’da bir halk bilgilendirme toplantısı daha düzenledi. Gülensuyu Elise Cem Düğün Salonu’nda düzenlenen toplantıya emekçiler yoğun katılım gösterdi. Toplantıda emekçiler özellikle mücadelenin başından beri yanlarında gördükleri inşaat mühendisi Hasan Sert’in anlattıklarını ilgiyle dinlediler. Hasan Sert’in anlatımına göre Kentsel Yenileme Planı’nda:

1 hektarlık alanda maksimum 250 kişi yaşayabilecek. Gülsuyu – Gülensuyu mahalleleri ise toplam 225 hektar ve üzerinde 75 bin insan yaşıyor.

Planda, birincisi, bu 225 hektar içinde kişi başına 15 metrekare donatım alanına -park, sosyal tesis vb.- ayrılacak deniliyor. Kişi başına 15 metrekare toplamda 86 hektarlık bir alan yapıyor. Bu miktarı 225′ten çıkartırsak geriye 141 hektarlık bir alan kalır.

Bu 141 hektarında yüzde 35′i İmar Yasası’na göre kamu alanına -hastane, cami, okul vs.- terk ediliyor. Bu da 79 hektarlık alan demek. En nihayetinde Kentsel Yenileme Planı’na göre Gülsuyu – Gülensuyu’nda geriye, insanların yaşayabileceği 62 hektarlık alan kalıyor.

1 hektarda en fazla 250 kişi yaşayacaksa 62 hektarda en fazla 15 bin kişi yaşayabilecek. Eğer plan içinde eskiden var olan yolları filan kulanacaklar dersek, Gülsuyu – Gülensuyu’nda Kentsel Yenileme sonrası en iyi ihtimalle 25 bin kişi yaşayacak. 75 bin kişinin yaşadığı yerde plan 25 bin kişiyi yaşatacaksa bunun adı sürgün planıdır. Süngü zoruyla köyümüzden atılıyorduk, şimdi plan zoruyla mahallemizden… İnsanların hak sahipliği ise 3 yolla sağlanıyor:

1-Kamulaştırma; Devlet belirlediği bedeli bankaya yatılır ve gelip evi yıkar. Kişi bedeli beğenmezse mahkemeye başvurup, belki yükseltebilir,
2-Anlaşma yolu; Kişiye başka bir yerde başka bir ev önerir ve bu öneri üzerinde anlaşmaya çalışır,
3-İmar Kanunu’nun 18. maddesi-hamur maddesi; bu maddeye göre yıkılacak mahalleye boş bir arazi gibi bakıyor, bir bütün olarak alıyor. Üzerine yeşil alanını, camisini, okulunu, yolunu vs. koyuyor daha sonrada 500 metrekare üzerinden yeniden parselliyor. Hesapladığımız gibi bu parselleri en fazla 25 bin kişiye veriyor. Geri kalanlarıda o dağıttığı parsellere ortak ediyor. Mesela Hasan, Ali ve Rıza’ya 500 metrekarelik parsel düşüyor. Hülya’ya ise düşmüyor. Hülya’yı Hasan’ın, Ali’nin ve Rıza’nın parsellerinin yüzde 30, 40, 20’sine ortak ediyor. Böylece hem devlete bir masraf çıkartılmıyor hem de insanlar birbirine düşültülüyor. Hasan Sert, daha önce Samandıra’da uygulanan hamurun amca çocuklarını bile silahlarla karşıya getirdiğini anlattı.

Şu sıralar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Toplu Konut İdaresi bangır bangır, Halkalı ve İkitelli’de yapılan alt ve orta gelir grubuna hitap eden 1118 konutun kura çekimleri reklamını yapıyor. Fakat İstanbul’un sadece 2 mahallesinde Gülsuyu ve Gülensuyu’nda 50 bin insan evsiz kalıyor…