Yürekten yansıyan kareler...

Kızılordu ile birlikte, savaşın en zorlu geçtiği cephelerde olmaktan kaçınmayan Evgueni Khaldei, çektiği karelerle savaşın hem çirkin, hem de gerçek yüzünü yansıttı.

GÜNCEL
Cuma, 1 Temmuz 2005 (20 yıl 9 ay önce)

"II. Dünya savaşından aklınızda kalan nedir" sorusuna birçoğumuz "Stalingrad savunması ve Reichstag'ın üzerinde dalgalanan orak çekiçli bayrak" cevabını veririz. Birbirinden ayrılmaz bir bütün oluşturan bu iki cevaptan ikincisinin büyük boy fotoğraflarını bugün Paris'in bir çok metro istasyonunda görmeniz mümkün. Hemen her metro istasyonun da, Hitler faşizminin doğduğu yerde tarihe gömülmesinin sembolü olan fotoğrafın devasa boyutlardaki örnekleri asılı. Fotoğrafın amacı ise, Paris'in III. Belediyesi sergi salonunda Ağustos ayı boyunca yapılacak olan fotoğraf sergisine çağrı. Ukrayna devletinin katkılarıyla yapılacak fotoğraf sergisinde, adı II. Dünya savaşı ve Sovyetler Birliği ile anılan Evgueni Khaldei'nin fotoğrafları sergilenecek.

Devrim fotoğrafçısı Evgueni Khaldei!


Devrimle yaşıt Khaldei, 1917 yılında Ukrayna'da dünyaya gelir. Gençlik yıllarında fotoğraf gazeteciliğine başlar. 2 Mayıs 1945 tarihi onun meslek yaşantısında dönüm noktasıdır. Bu tarihte, bir Kızılordu askerinin tüm dünya işçi ve emekçilerine sosyalizmin zaferini muştuladığı orak çekiçli bayrağı Reichstag'ın üzerine dikme anını ölümsüzleştiren Khaldei, çektiği kare ile birlikte dünya fotoğrafçılığına adım atar. Artık, sadece Sovyetler Birliği'nde değil, tüm dünyada tanınan ünlü bir fotoğrafçıdır o. Evgueni TAAS fotoğrafçısı olarak deklanşöre dokunduğunda tarihi belgelemesini bilen bir usta. Dünya, sosyalizm ile ilgili kareleri hep onun deklanşöründen tanıdı. Nürnberg duruşmasında faşizmi yargılayan Dimitrov'u fotoğraf kareleriyle dünyaya tanıtan da yine oydu.

Gerçek Bir Sanatçıydı O!


Kızılordu ile birlikte, savaşın en zorlu geçtiği cephelerde olmaktan kaçınmayan Khaldei, çektiği karelerle savaşın hem çirkin, hem de gerçek yüzünü yansıttı. Emek ile sermayenin en dolayımsız şekilde karşı karşıya geldiği yerden, savaşın orta yerinden çekilen fotoğraflar, Hitler faşizminin çirkin yüzünü ortaya koyarken, dünya işçi ve emekçilerinin kalplerinin birlikte attığı Kızılordu'nun zafer yürüyüşüne tanıklık ediyordu. Kızılordu ile birlikte siperden sipere koşan Evgueni çektiği Stalingrad'ın yerle bir olmuş halini yansıtan fotoğraflarıyla Sovyet emekçilerin faşizme karşı nefretini körüklerken, Stalingrad'ın savunulmasında gösterilen destansı kahramanlığı da tarihe mal ediyordu. Evgueni Khaldei, çektiği değişik Stalin fotoğraflarıyla, Stalin'in fotoğrafçısı olarak da tanınır.

Burjuvazinin ikiyüzlülüğü


Sömürüyü tarihin çöplüğüne gömmesinin yanı sıra, dünyayı da faşizm belasından kurtaran Sovyetler Birliği'nin prestijinin artmasının ve günün birinde kendisini boğmasından korkan emperyalist cephe ise, her zaman yaptığı gibi tarihi çarpıtmaya çalışmaktadır. Ama emperyalizmin abartı ve yalanla inşaa etmeye çabaladığı bina, malzemesinin "çürük"lüğünden dolayı her defasında da çökmektedir. İkinci dünya savaşında bunu kanıtlayan bir çok olay olmuştur. Örneğin, Kızılordu'nun anavatan savunmasında göstermiş olduğu yüce kahramanlığı, ABD emperyalizmi her defasında türlü alternatif kahramanlıklar yaratarak, yaşanmış gerçekliğin üzerini örtmeye çalışmıştır. "Hitler faşizminin yenilgisini Normandiya çıkartmasıyla özdeşleştirmeye" çabalamıştır örneğin. Ama ne kadar şaşalı gösteriler düzenleser de, faşizmin yenilgisinin Volga destanında gizli olduğu gerçeğini yamayamamışlardır. Kızılordu'nun, Reichstag'ın kalbine sapladığı orak çekiçli bayrağın ucu kendilerine de değdiği için 'müttefik!' ülkeler, gerçeği tarihten silme beyhude çabasında ısrar ederler hep!...

Ama nafile uğraş bunlar


Sovyet halkının Hitler faşizmini Berlin'de tarihin çöplüğüne gömmesi nasıl inkar edilemezse, Evgueni'nin tarihe mal olan fotoğraf kareleri de aynı şekilde üstü örtülemez ve silinemez bir gerçekliktir. Bunları tüm çarpıtmalarına rağmen, silmeye burjuvazinin gücü yetmez!

III. Paris belediyesi galerisinde açılan Kızılordu fotoğraf sergisi Sovyet ordularının kahramanlığı sergilenmekte. Her ne kadar Avrupa devletleri modern revizyonizmden güç alarak Stalin'i tarihten silmeye, karalamaya hatta yaşanmış bir tarihii toptan yok sayarak "resmi tarih" yazmaya kalkışsa da, bugüne kadar başarı sahibi olamadılar. Çünkü Kızılordu'nun başarısında yatan gerçek Sovyetler Birliği Komünist Partis'nin ve onun önderi Stalin'in dehasında yatmaktadır.

Evgueni Khaldei'nin 1917 Ukranyası'nda başlayan yaşamı 1997'de son bulurken, ardında bıraktığı bir devri tüm gerçekliğiyle aydınlatan, yüreğinin yansısı onbinlerce kare fotoğrafı müzelerde ve okul kitaplarında halen canlılığını korumaya devam ediyor.