karartmalı bir temmuz akşamı / otuz beş can / canan, yoldaş, kardeş / alevler arasında sır oldular / hüzne boyandı Sivas
Yazar Adil Okay'ın Sivas'ta yakılan aydınlarımızla ilgili şiirini yayınlıyoruz
YİNE TEMMUZ'DAYIZ, YİNE SİVAS'TA...
çakal ulumalarının besmeleye karıştığı
karartmalı bir temmuz akşamı
otuz beş can
canan, yoldaş, kardeş
alevler arasında sır oldular
hüzne boyandı Sivas
hüzne boyandı şiir&...
Haydi az biraz şarkılarımızı söyleyelim ve yürüyelim mi? Hayat kısa, an sonsuz ne de olsa...
Karin Karakaşlı
Size de öyle olur mu, bilmem. Bir meseleyi konuşmak için biriyle karşılıklı bir masaya oturduğumda an gelir, sırtımın kasıldığını, sözlerin boğazımda yakılı kaldığını hissederim. “Gel” derim, “azıcık yürüyelim.” Bilirim ki, yürümek imdada yetişecek. Gerçekten de bir istikamete doğru adım atmaya başladığımız anda o birlikte diyeceklerim çözülür sanki. Önüm...
Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Garip ile ölçüsüz, uyaksız yeni bir akım başlatmışlardı
Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Garip ile ölçüsüz, uyaksız yeni bir akım başlatmışlardı. Herkes onları konuşuyordu. Bu, buzdağının görünen kısmı. Görünmeyen tarafta ise iki Ermeni şair vardı: Garbis Cancikyan ve Haygazun Kalustyan.
Üç şair bir araya gelmiş ve 1941 yılında bir kitap yayımlamıştı: Garip. Orhan Veli, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat. Her birinin şiirlerin...
İçlerinde bizim de olduğumuz 3 grup (Deli Dalgalar, Yapı Sanat, Görülmüştür) hapishanelere kitap yollama kampanyası açtık
Postahanede başıma gelenler ve mahpus mektupları!
Adil Okay
Dün postahanede başıma gelen bir olayı anlatacağım. Ama önce biraz geriye gideyim. Sanırım geçen yıldı. Elimde 100 kadar kartpostal, postanede sıraya girmiştim. Sıra derken izdihamdan söz ediyorum. Bir de memlekette sıraya girme, başkasının sırasına saygı gösterme kültürü olmadığı için her defasında geriliyorum. “Han...
Yapı Sanatevi, Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali'nin 3. sünü gerçekleştiriyor
Adnan Yücel, Türkiye'deki toplumcu gerçekçi şiir geleneğinin bir parçasıdır. O damarın tarihsel-toplumsal koşullarda yeniden üretilmesinin, bulunduğu noktanın ilerisine taşınmasının adıdır. Kavga-emek-umut-özlem-aşk ve onuru; evrensel ve yerel, tarihsel ve toplumsal boyutları ile yeniden üreten bir şiir emekçisidir. Toplumcu şiir ve edebiyat onun/onların bıraktığı yerden devam ediyor-edecek. B...
KÜLTÜR-SANAT Devamını okuyun...Levent Turhan Gümüş’ün Haziran’da Bir Fidan kitabı, Berkin’in insanlığın hafızasına sunduğu hediyelerden sadece biri
Çocukluğun adı: Berkin Elvan’dı…
Aysel Sağır
Gezi direnişi, ardında Berkin Elvan’la simgeleşen çocukluğu bıraktı. İstanbul Okmeydanı’nda henüz on dördünde bir çocuk, sabahın erken saatlerinde ekmek almak için evden çıktı, ekmek alacağı fırına tam yaklaşmıştı ya da fırının uzağındaydı. Mahalle robokoplarla, TOMA’larla sarılmıştı. Aylardan Haziran&rsquo...
Haziran İsyanı sırasında Taksim’den piyanosuyla birlikte gözaltına alınan Alman aktivist Martello, bu kez Soma için çaldı
Haziran İsyanı sırasında yoğun gaz ve yağmur altında Taksim’de konser veren ve piyanosuyla birlikte gözaltına alınan Alman aktivist David Martello, bu kez Soma’da katledilen işçilerin aileleri için çaldı.
İstanbul'da iki farklı alanda konser veren David Martello, 20 Haziran Cuma Kadıköy Rıhtım'da Soma katliamında kaybettiğimiz madenciler için piyano dinletisi verdi...
BM Mülteciler Yüksek komiserliğinin son raporuna göre dünyada 45 milyon mülteci var. Ve bu sayı her 4 saniyede bir artıyor…
Siz hiç mülteci oldunuz mu? Ben oldum…
Adil Okay
BM Mülteciler Yüksek komiserliğinin son raporuna göre dünyada 45 milyon mülteci var. Ve bu sayı her 4 saniyede bir artıyor…
“Sizin hiç eviniz yandı mı; anılarınız, çeyiz bohçalarınız, koleksiyonlarınız, kitaplarınız, fotoğraflarınız. Mahpus yatanlar, koğuş baskınlarından bilirler bu duyguyu. Özellik...
Belediyeler, Ankara Konur ve Yüksel'de, İstanbul'da İstiklal'de esnaflara ve sokak sanatçılarına kan kusturdular
Çok değil bundan 5-10 sene önce yaygınlaştırılmaya çalışılan içki yasağı nedeniyle özellikle muhafazar anlayış ve topluma dayatılan neoliberal politikalar doğrultusunda büyükşehir belediyeleri zabıtalarıyla harekete geçerek özellikle Ankara Konur ve Yüksel Caddesi'nde, İstanbul İstiklal Caddesi'nde (aklıma gelenler bunlar) bulunan esnaflara sokağa masa sandalye koymalarını, sokak sanatçıla...
KÜLTÜR-SANAT Devamını okuyun...Şaban amca üç kez tutuklanan kızıyla birlikte nasıl değiştiğini “Kızımla Büyümek” kitabıyla anlattı
Işın Sigel*
İnşaat Mühendisi Şaban Eğilmez uzun yıllar Türkiye’de ve çeşitli ülkelerde çalıştıktan sonra, gün gelip de siyasi bir belgeseli kaleme alıp okura ulaştırabileceği aklına hiç gelmiş miydi?
Alman Gazeteciler Birliği Baden Würrtemberg Teşkilatı Yönetim Kurulu Üyesi, Boğaziçi Üniversitesi mezunu, gazeteci Ayşe Eğilmez aynı zamanda arkadaşım.
Onunla ilk ki...
78 yaşındaki sinemacı Ken Loach'un Soma yorumu: "Patronlar güvenliği düşünmez, çünkü bütün mesele paradır"
Sol uluslararası olmalı tıpkı kapitalizm gibi
Nando Salva
İrlanda'da 1930'ların komünist lideri James Gralton'ın hayatını anlattığı 'Jimmy's Hall' ile 12'nci kez Cannes'da yarışan 78 yaşındaki solcu İngiliz yönetmen Ken Loach, Radikal'e konuştu. Ken Loach'un Soma yorumu: "Patronlar güvenliği düşünmez, çünkü bütün mesele paradır."
İngil...
Berkin, Ali İsmail, Ethem ne kadar teröristse, Ceylan, Medeni, Ramazan da o kadar teröristti işte...
Sevinç Koçak
“bizi temize çıkaracak
bir tek sözcük bile yok
yakılmış köyler kadar kül içindeyiz.”
Lice… Yıllardır zulüm gören bir halkın dumanı tüten iç sızısı.
Kalekol: Yüksek güvenlikli, gece-gündüz görüş teknolojisine sahip, uzaktan kumandalı atış sistemli karakol.
Karakol ya da kalekola niye karşı çıkar insanlar?
Çünkü o karakollar...
Türk edebiyatının mihenk taşlarından Edip Cansever, iz bırakan dokunuşlara sahipti; hüzün ve yalnızlık…
Edip Cansever'i 28 yıl önce bugün kaybettik. Hatırası önünde, yüreklere yazdığı 'Yerçekimli Karanfil' eşliğinde sevgiyle, saygıyla, minnetle ve bir sap kırmızı karanfille eğiliyoruz
Bazı adamlar ki bu zamanlara
Dokunur geçerlerdi
Yani bir piyanoya ve onun tek bir tuşuna
Dokunur gibi…
Türk edebiyatının mihenk taşlarından Edip Canseve...
Sormaya geldim yalnızca, en azından şimdilik! / Nasıl oluyor da yarattığım her şey "efendim"leşiyor
Aynı çanaktan beslendiklerinizden biri
Aldı aramızdan
Aynı sofraya -tok oturup aç kalkan- aramızdan yüzlercemizi.
Sormaya geldim yalnızca: Doymadınız mı daha?
Korkmayın,
Şimdilik en azından!
En azından şimdilik sormaya geldim yalnızca:
Nasıl oluyor da
Aynı dünyada olmamız size efendilik bana ölümken
Aynı andalığımızda her şey böyle sütliman?..
Anlat,
Anlat bir masa...
Ağıtlar bize birer tarihi belge olarak kalır. Bir bakıma toplum tarihinin tutanaklarıdır
Evin İlyasoğlu
► Hep kadınları görürüz ağıt yakarken: Bir ölünün başında, bir mezarın yamacında alabildiğine yüksek sesleriyle, üstlerini başlarını yolmak istercesine kendinden geçen analar, eşler...
Bu sütunlarda sizlere hep müzik anlatırım. Nitelikli, soylu müzik adına yapılan etkinlikleri tanıtırım. Gittiğim konserleri, dinlediğim kayıtları, izlemeye değer müzik olaylarını, müzi...