Velilerin eli cebinden çıkmıyor. Okullarda bir ayak bastı parası alınmıyor.
Yine bir kayıt dönemindeyiz. Ve çocuklarını okula yazdıracak olan emekçilerin gündemlerinin baş sırasında hangi okula gönderecekleri, okulun evlerine yakınlığı filan değil en az parayı hangi okulun istediği ve nasıl karşılayacakları bulunuyor.
Milli Eğitim Bakanı'nın kayıt parası ödenmeyecek beyanları ise her yıl olduğu gibi laftan öteye gitmiyor.
Eğitime kaynak ayrılmaması, bütçenin sermayeyi parazlandırma amacıyla kullanılması sonucunda okul yönetimleri de kulaklarına fısırdanan şekilde davranıyor.
Fakat Bağımsız Eğitimciler Sendikası yaptığı bir araştırmayla paralı eğitimin kayıt dönemi ve kayıt paralarıyla sınırlı kalmadığını ortaya koydu.
Sendikanın araştırması sonucunda bir öğrenciden 40 ayrı bahaneyle para toplandığı belirlendi:
İsteğe bağlı zorunlu bağış, Eğitime katkı payı aidatı, Vakıf parası, Okul aile birliği aidatı, Hafta sonu yetiştirme kurs parası, Kızılay'a yardım parası, Diploma parası, Muhtelif günlere özgü hediye parası, Dergi parası, Yardımcı kitap parası, Elektrik parası, Su parası, Telefon parası, Kapı, musluk vb. tamir parası, Hizmetli katkı parası, Spor kolu parası, Okul forma, eşofman parası, Tiyatro ve temsil parası, Gezi parası, Bayram törenleri için kutlama ve kıyafet parası, Bilgisayar, Tepegöz vb. alım parası, Fotoğraf parası, Sınıf köşelerini düzenleme parası, Bayramlar için süs ve süsleme parası, Perde parası, Teşekkür, takdir belgesi parası, Tebeşir, tahta kalemi parası, Masa örtüsü parası, Kalorifer ve kaloriferci parası, Boya, dekorasyon ve tamirat parası, Okul bekçi, güvenlikçi parası, Okul arması parası, Fotokopi ve sınav parası, Servis ücreti, Pul parası, Sınıf temizletme parası, Temizlik malzeme parası, Okul etkinlikleri bilet parası, Yakıt parası, Paso parası.
Mehmet Halil'e ait aşağıdaki şiir ise bir devlet politikası olarak paralı eğitimin lirik yorumudur: