Che dayağı intihara sürükledi

Tunceli'de dolabından Che resimleri ve şiirler çıktığı için dövülen genç intihar etti.

GENÇLİK
Çarşamba, 27 Aralık 2006 (19 yıl 3 ay önce)

Dersim'in Pertek ilçesinde bulunan Mustafa Kemal Çok Programlı Lisesi Pansiyonu, 20 Aralık Çarşamba akşamı ilçe kaymakamı ve sivil polisler tarafından basılmış; dolaplardan Che Guevera resimleri ve şiirler çıkması üzerine öğrenciler kaymakam tarafından hakaretler eşliğinde tokatlanmışlardı.

Bugün lisenin 2. sınıf öğrencisi İ.N., bol miktarda ilaç içerek intihara teşebbüs etti. Arkadaşlarının olayı fark etmesiyle Pertek Sağlık Ocağı'na kaldırılan İ.N., durumunun ağır olması nedeniyle buradan Elazığ Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Midesi yıkanan öğrenci, yoğun bakım ünitesine alındı. Dün geceden beri kimseyle görüştürülmeyen İ.N hala yoğun bakımda tutuluyor.

Konuyla ilgili olarak kentte birçok kurumun katılımıyla bir basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Mustafa Kemal Lisesi öğrencilerinin önceki gün kaymakamlık önünde basın açıklaması yapmak istedikleri fakat polis kuşatması nedeniyle eylemden vazgeçildiği bilgisi verildi. Ayrıca Che'nin ve şiir yazmanın yaşa dışı olmadığı vurgulandı.

Pertek Kaymakamı Harun Öksüz ise yazılı bir açıklama yaparak bir yandan olayı çarpıtmaya çalışırken öte yandan ise yaptıklarını savundu.

Baskın değil denetim yaptığını iddia eden kaymakam "sadece öğrencilerin sert bir ses tonuyla uyarıldığını" söyledi.

Dolaplarda, "öğrencilikle asla bağdaşmayacak olan bölücü ve yıkıcı terör örgütlerinin sembolleri, işaretleri ve bu örgüleri övücü nitelikte yazılar ve şiirler bulunmuştur" diyen kaymakam açıklamasına lirik bir tarzda devam ederek kendisinin değil, "kalem tutması gereken ellerin silah tutmaya özendirilmesinin, kalbinde sevgi tohumları yeşermesi gerekenlerin nefret ve kinle beslenmesinin" irdelenmesi gerektiğini savunabildi.

Kürt illerinin her hangi bir ilçesinde her hangi bir kaymakamın görevlendirilmeyeceği aşikardır. Bu sebepten kaymakımın icraat ve açıklamalarına şaşırmamak gerekir.

"Tunceli"nin "Mustafa Kemal" lisesinde tarihin, çoğrafyanın, eğitimin "milli"sini gören öğrenciler asimile olmayıp uyuşturucu ve Polat Alemdarlığa da prim vermeyince elbetteki devreye zor girecek.

O yatılı okullar Kürtçe halay çektiği için gözaltında infaz edilen orta okul öğrencilerine de, gece yarısı yatakhanelerin (ki öğrenciler koğuşlar der) askerler tarafından basılıp darpla sıraya dizilen öğrencilere İstiklal Marşı okutulmasına da tanıklık etmiştir.

Ece Ayhan'ın yine böylesi bir haberde kullandığımız Meçhul Öğrenci Anıtı adlı şiirine atıfla; devlet dersinde öldürülen çocuklar, solgun bir halk çocukları ayaklanmasında dirilirler.


Eğitim-Sen'in yatılı ilköğretim bölge okulları (YİBO) ile pansiyonlu ilköğretim okulları (PİO) raporundan:

[foto]ok.gif[/foto] YİBO öğrencilerinde fazlaca ezilmişlik psikolojisi vardır. Öğrenciler kendisini değersiz hissetmekte ve ciddi sosyallesme sorunları yaşamaktadır. Bu psikolojiye sahip öğrenciler kendisini yeterince ifade edememektedir. Dolayısıyla bir özgüven eksikliği bütün öğrencilerde hakimdir.
[foto]ok.gif[/foto] Öğrenciler, öğretmeni rütbeli, kendisini vasıfsız bir asker olarak görmektedir. Yatakhanelerin koğus olarak adlandırılması, YİBO'larda askeri mantığın yürütüldüğünü göstermektedir.
[foto]ok.gif[/foto] Öğrencilerin derslerinden arta kalan boş zamanlarında, özellikle Cumartesi ve Pazar günleri pansiyonda kalmaları okulların 'açık cezaevi' olarak tanımlanmasına yol açmaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] YİBO ve PİO'lara atanan öğretmenlerin rehberlik ve danışmanlık alanlarında yetersiz oldukları ve öğrencilerin eğitim teknolojilerinden yeterince yararlanamadıkları görülmüştür.
[foto]ok.gif[/foto] Yemekhane şartları hijyenik olmayıp, personel yetersizliğinden dolayı öğrencilere temizlik yaptırılmaktadır. Yemekler 6-14 yaslarındaki çocukların dengeli beslenmesi açısından uygun değildir. Öğrenciler derslere yeterince beslenmeden başlamaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] Birçok YİBO ve PİO'da revir ve sağlık personeli bulunmamaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] YİBO ve PİO'lar rehberliğe en fazla ihtiyaç duyulan okullar olmasına rağmen bir çoğunda rehber öğretmen bulunmamakta ve rehberlik hizmetleri yürütülememektedir.
[foto]ok.gif[/foto] YİBO öğrencileri aile özlemi duymakta, bir çoğu bu yüzden okuldan kaçmakta, tatillerde okulu erken terk etmekte ve tatil sonrası okula geç gelmektedir. 180 iş günü olan eğitim-öğretim yılı YİBO'larda 120 iş gününe kadar düşmektedir. Bu durum öğrencilerin başarısını olumsuz etkilemektedir.
[foto]ok.gif[/foto] Yurttaki odaların küçük olması nedeniyle odalarda kalan öğrenci sayısı fazladır. Büyük yaştaki öğrenciler ile küçük yaştaki öğrencilerin aynı odalarda kalması çeşitli istismarlara neden olmaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] Yurtlardaki banyolar yetersizdir ve ortak kullanımlar çeşitli sorunlar yaratmaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] Küçük öğrenciler günlük temizliklerini tam olarak yapamamaktadırlar. Bu yüzden bitlenme ve uyuz gibi sağlık sorunları yaşanmaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] Öğrencilerin ailelerinden ayrı olmaları onları psikolojik olarak çok etkilemekte, bu nedenle derslerine yeterince yoğunlaşamamaktadırlar.
[foto]ok.gif[/foto] Özellikle Türk-İslam sentezi öğrencilere empoze edilmeye çalışılmaktadır.
[foto]ok.gif[/foto] Sağlık personeli açığı önemli boyutlardadır. Öğrenciler saatlerce sağlık ocaklarında sıra beklemekte, dersleri aksamaktadır. Öğretmenler çoğu zaman pansuman yapmak, öğrencilere ilaçlarını kullandırmak gibi işlerle uğraşmaktadır. Sağlık personelinin yapması gereken işleri öğretmenler yapmaktadır.