13 gündür abluka altında tutulan Xerabê Bava köyünde işkence, yıkım, ölüm var
Tam 13 gündür abluka altında tutulan ve giriş çıkışlara izin verilmeyen Nusaybin’in Xerabê Bava köyüne bugün zırhlı kepçe, ambulans ve çöp kamyonetleri gitti. İşkenceler, infazlar, kayıplar ve evlerin yakılıp yıkılmasıyla adeta imha edilmeye çalışılan köyde, anlaşılan o ki sergilenen vahşetin en azından kaba “hafriyatını” kaldırmak istiyorlar.
Giriş ve çıkışların yasak olduğu köyde havalanan helikopterler tarafından askerlerin bir kısmının farklı bölgelere sevk edildiği fakat ablukanın devam ettiği belirtiliyor.
DBP bugün Diyarbakır’da yaptığı basın toplantısında köyde 41 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan beşiyle ilgili hiçbir bilgi alınamadığını ve kaybedildiklerinin düşünüldüğünü açıkladı. Heyet olarak köye girişi engellenen DBP’nin Diyarbakır İl binasında yapılan basın toplantısına DBP Eş Genel Başkan Vekili Gülcihan Şimşek, Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Arslan ve DBP MYK üyesi Mehmet Şirin Tunç katıldı. Açıklamanın yapılacağı DBP binasının çevresinde TOMA, zırhlı araçlar ve çevik kuvvet polisleri tarafından ablukaya alındı.

DBP Eş Genel Başkan Vekili Gülcihan Şimşek, “Köye gitmek için girişimlerimiz oldu. Valilik, Kaymakamlık ve Savcılığa yaptığımız bütün girişimler yanıtsız kaldı. Köye 15 kilometre kala güvenlik güçlerince durdurulduk ve güvenlik gerekçesiyle köye geçişimize izin verilmedi. 75 haneli köyde sürdürülen abluka kabul edilemez. Orada yaşananlar sadece bugün yaşanmıyor. 90’lı yıllarda da bölgede birçok köyde bu tür uygulamalar yaşanıyordu. Koruköy 90’lı yıllarda yine yakılıp yakılmıştı. Köylüler yaşananlardan sonra köylerini tekrar onarıp köylerine yerleşmişti. Köylülerin yaşadığı bu zulüm kabul edilemez” diye konuştu.
41 kişinin resmi olarak gözaltında alındığı, 5 kişinin ise kayıp olduğu ve herhangi bir şekilde durumlarını bilmediklerini anlatan Şimşek, “Köyde yaralananlar var ve nereye götürüldükleri bilinmiyor. Kürt sorununda uygulanan güvenlik politikaları 40 yıldır aynı şekilde uygulanıyor. Ama bu politikalar sonuçsuz kalacaktır. Köye 15 kilometre kala durdurulduğumuz yerden, köye çok sayıda ambulans ve cenaze arabası girdi. Köyde hayvanların telef olduğunu biliyoruz’’ dedi.

Gülcihan Şimşek, ‘’Yaşanan bu hukuksuzluğun biran önce son bulması gerekiyor ve uluslararası kurumların duruma müdahale etmesi gerekiyor. Koruköy’de devam eden yasağın ardından bölgede Doğanlı ve Kuyular köyünde de yasak uygulandı. Çağrımız hükümetin ve güvenlik güçlerinin İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uymasıdır. Biz hazırlayacağımız raporları uluslararası kurumlara AGİT’e çağrı yapıp bu duruma müdahale etmesini bekliyoruz. Heyetlerimizin bölgedeki bekleyişi ve girişimleri devam edecektir” diye belirtti.
Ayrıca bölgede görüştükleri köylülerden aldıkları bilgilere göre köyde bulunan kadınlara güvenlik güçleri için zorla yemek yaptırıldığı bilgisini verdi. Şimşek ayrıca bölgede yer alan köylerde partilerine yüzde 70-80 oranında oy çıktığının da vurgusunu yaptı.
Doğanlı ve Kuyular köyündeki yasak da ikinci gününde. Doğanlı Köyü’ne paletli kepçeler girdi. Doğanlı köyünden olup Nusaybin’de kalan bir köylü, paletli kepçelerle evlerin önce yıkılıp sonra da yakıldığı bilgisi aldıklarını söyledi. İsmini vermeyen köylü, şu ana kadar iki evin yıkıldığını aktardı. Köydeki mezarlığın yukarısında bulunan evlerin yıkımına başlandığını belirten köylü, evlerin bitişik olmasının yıkımı hızlandırdığını söyledi.
Vatandaşların başlarını pencereden çıkaramadığı bilgisini de paylaşan köylü, köyde ulaşabildikleri Necat Yıldız, Şahap Yalçın, Abdurrahman Öker, Mecit Gündüz’ün gözaltına alındığını öğrendiğini söyledi.
Öte yandan Doğanlı köyüne yapılan operasyonun görüntüleri yayınlandı. Fırat Haber Ajansı’nda yer alan görüntüde top atışları ve silah sesleri geliyor. İki köyden de haber alınamıyor