24. Kürt Kültür Festivali, Köln Deutzer Werft Meydanı’nda 30 bin kişinin katılımıyla yapıldı
Türk devleti ve Avrupa’daki AKP uzantısı faşist kurumların baskısı ile Alman devletinin engellemek istediği 24. Kürt Kültür Festivali Rhein nehri kıyısındaki Köln Deutzer Werft Meydanı’nda yapıldı.
Engellenme girişimi üzerine NAV-DEM, Demokratik Güçbirliği, Interventionistische Linke (IL), HDK-Avrupa, ABDEM bileşenlerinin ortaklaştırdığı festival, Kürt Ulusal Marşı Ey Raqîp ile başladı. Yapılan konuşmalara Ortadoğu ve Türkiye Kürdistanı’ndaki gelişmeler damgasını vurdu. Bu en fazla Salih Müslim ve Selahattin Demirtaş‘ın konuşmalarında somutlandı.
Kürt gençleri ve kadınlarının ağırlıkta olduğu festivalde TİKB‘de standı ve alanın çeşitli yerlerine astığı pankartlarıyla yer aldı.
Festivalde Koma Berxwedan, Hesen Şerif, Koma Bajar, Özlem Gerçek, Şahiya Stranan gibi sanatçı ve müzik grubu sahne alırken, çeşitli folklör gösterileri de yapıldı.
NAV-DEM Eşbaşkanları Fatoş Göksungur ve Bahattin Doğan yaptıkları açılış konuşmasında, “Festivali, özerklik, Rojava’da yaşamını yitirenlere ve ailelerine adadıklarını" belirterek, “Türk devleti Kürt düşmanlığını her fırsatta sürdürüyor. Rojava’ya saldırmak bunun örneğidir. Rojava’ya savunmak hepimizin görevidir” dediler. Abdullah Öcalan’ın tecridi üzerine ise, “Öcalan’ın özgürlüğü hepimizin özgürlüğüdür. Onun özgürlüğü için hepimiz mücadele içerisinde olmalıyız” çağrısında bulundular ve Almanya’daki Kürt siyasi tutsaklarının da bırakılmasını isteyerek Almanya devletine sert eleştirilerde bulundular.
Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ikinci başkanı Özgür Öz ise, “Türk devleti kuruluşundan beri Türk İslam Sentezi mantığıyla bütün farklılıkları katletti. Kürtleri, Alevileri, Ermenileri... bütün ötekileri yok saydı. Bu tarih, katliam ve talanla doludur. Bugün de bu katliamları AKP yürütüyor” dedi. Bütün kesimleri AKP ve katliamlarına karşı ortak mücadeleye çağırdı.
Sol Parti Eşbaşkanı Bernd Riexinger, partisinin PKK yasağının kaldırılmasıyla ilgili talebini yineledi. “Kesinlikle PKK yasağının kaldırılmasından yanayız” diyen Riexinger, Öcalan’ın tamamen tecrit edilmesinin de yanlış olduğunu vurguladı. “Öcalan’ın daha fazla hapiste tutulmak yerine müzakerelerde kullanılmasını açık bir şekilde talep ediyoruz” şeklinde konuştu.
Salih Müslim’in konuşması sırasında alanda dağınık duran onbinlerce insan konuşmanın yapıldığı sahneye doğru aktı. Kürt halkının dünyanın birçok yerinde mücadele içerisinde olduğunu vurgulayan Müslim, “Halkımız Kobanê, Cerablus, Strasbourg’ta ve siz burada mücadele ediyorsunuz. Bu, Rojava, YPG ve Kandil ile birlikte olduğunuzu gösteriyor” diye konuştu.
Rojava’da oluşturdukları modelin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çözüm modeli olduğunu söyleyen PYD Eşbaşkanı Müslim,
Bu oluşturduğumuz model Önder Apo’nun önerdiği modeldir. Biz de bunun öncülüğünü yapıyoruz Ortadoğu’da. Biz Ortadoğu’daki ülkelerin, devletlerin parçalanmalarını istemiyoruz. Biz birliktelik ve halkların birlikte yaşamasını istiyoruz… Bugün Rojava'da ve Ortadoğu da tarih yeniden Kürtlerin eliyle yazılıyor. Bunu da kendi kanımızla yazıyoruz. AKP ne yapıyor? DAİŞ’e yardım ediyor. Siz de DAİŞ gibi yok olacaksınız. Bunlar halkların başına çullanmış, hırsızlık yapıyorlar. DAİŞ’e yardım ediyorlar. Kardeşlikten ve güzellikten anlamıyorlar. İkide bir kalkıp tehdit ediyorlar. Biz kardeşlik ve kardeşlik mücadelesini istiyoruz. Rojava hiçbir zaman Türkiye halklarına tehdit olmamıştır. Kimse bunlara inanmasın
dedi.
Konuşması sık sık sloganlarla kesilen HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise Amed merkezli başlayacak açlık grevinin bir taktik olmadığını, Abdullah Öcalan şahsında bir halka saldırıldığını, 15 Temmuz darbesinde İmralı’da çatışma çıktığını ve sonuçlarını bilmediklerini” vurguladığı konuşmasının devamında “kimse artık Ortadoğu’da Kürtlersiz tarih yazamayacak” dedi.
Demirtaş,
Tarih Ortadoğu, Kürdistan ve Türkiye’de yeniden yazılırken 100 yıl önce başımıza felaket bir daha gelmesin. Bir kez daha anavatanımızda ve topraklarımızda kölelik dayatılmasın bize. Dünyanın her yerinde direnen halkımız şunları söylüyor: Bir tarih yazılacaksa, bu halkı, direnenleri dikkate almadan kimse tarih yazmasın! Bu sefer tarihi biz direnenler yazacak! 100 yıl önce kendi topraklarımızda, bizi yok sayanlar, Kürdistan’da sömürgecilik hukukunu oluşturanlar bir tarih yeniden yazılacaksa dikkate alınmalılar. Biz artık umutsuz ve çaresiz değiliz! Bütün devletler politikalarını oluştururken bunu görmeliler. Almanya'da bu gerçeği görsün. Kürt yokmuş gibi davrananlar kaybetmeye mahkumlar!
T. Erdoğan’ın Türkiye’de tek adam sistemi kurmaya çalıştığını belirten Demirtaş, AKP'nin, 14 yıllık döneminin en panik ve zayıf anını yaşadığını ve korktuğunu vurguladı.
Kürtlerin IŞİD ile mücadelesine değinen Selahattin Demirtaş,
Bütün dünya tecavüz ordusu olan DAİŞ yüzünden titrerken Rojava’nın kadın ve erkek yiğitleri bu barbarları durduran tek güç oldular. Böylesine büyük bir başarı ve güçlü mesajı bütün dünya ayakta alkışlarken birileri PYD’ye terörist diyor. Bu aymazlıktan başka bir şey değil. AKP ve Erdoğan’ın destekledikleri ÖSO barbarlarıdır. Asıl teröristi görmek isteyenler buna baksınlar. Cerablus’ta, Minbic’te Afrin’de ve Kobanê’de Rojava’nın her bölgesinde başka kimlikler ve halklar yaşıyor. Kürtler dışında Araplar, Türkmenler, Hıristiyanlar da var. Ama önemli olan Rojava yönetiminin ortaya koyduğu adil birlikte yaşam projesidir. Bunu koruyan yaşam kılan PYD’dir. DAİŞ bu kadar geriletilmişken suni teneffüs edilmesi ve Cerablus üzerine yardım göndermesine neden sessiz kalıyorsunuz. Cerablus ve DAİŞ meselesi sadece Rojava meselesi değil. Bu aynı zamanda Almanya, Fransa ve Belçika’nın da güvenliğidir. Almanya'nın resmi politikasını gözden geçirmesi gerekiyor. Dünyadaki 50 milyon Kürdü ne zaman göreceksiniz. Kürtler bugün yeryüzünde barbarlığa gericiliğe ve DAİŞ’e karşı mücadele ediyor. Maalesef Kürtler hak ettiği desteği görmüyor. Alman halkı da buna görmeli. Eğer DAİŞ eski güce kavuşursa herkes zarar görecektir
dedi.
Festival, HBDH, Güç Birliği mesajlarının okunmasından sonra KCDK Eş Başkanı Yüksel Koç’un konuşması ve MKK müzik grubu Şahiya Strana'nın dinletisinin ardından sona erdi.