Türkiye’nin amacı Kobanê’yi boğmak mı?

"Türkiye’nin amacı ne? Kobanê’yi bir kez daha nefessiz bırakıp hayatını karartmak mı istiyor?"

AGÎRE JÎYAN
Çarşamba, 13 Mayıs 2015 (10 yıl 11 ay önce)

Türkiye’nin amacı ne, Kobani’yi boğmak mı?



 



Frederike Geerdink



 



“Geri gelmelerini önlemek için yapabileceğimiz hiçbir şey yok” diyor Kobani Yasama Kurulu’nun eş başkanı Feyza Abdi. Kobani’nin yeniden inşası konulu bir konferansta sohbet ediyoruz.



 



YPG, YPJ ve peşmergelerin mücadelesinin yanı sıra ABD bombardımanıyla IŞİD Kobani’den def edileli  üç ay oldu.



 



Abdi, “Memleketlerine dönmek isteyen yurttaşlarımıza acele etmemelerini söylüyoruz. Ama bizi dinlemezlerse elimizden ne gelir ki” diyor.



 



Neyin peşinde Türkiye?



Kobani’de idarenin elinden gelen tek şey Türkiye’den sınırı tamamen açmasını istemek. Böylelikle yalnızca insanlar değil, ihtiyaç duyulan birçok mal da girebilecek Kobani’ye. Ama Türkiye oralı olmuyor. Neyin peşinde Türkiye?



 



Bugüne kadar, kurtarılmış ancak harap olmuş memleketine dönen Kobanililerin sayısı belli değil. Dönenlerin hepsi de kalmıyor zaten. Memleketlerinin henüz yaşanabilir noktaya gelmediğini ya da evlerinin yerle bir olduğunu görenlerin bazıları yeniden Türkiye’ye gidiyor. Elde hiçbir veri yok.



 



Vahim manzara



Diyarbakır’daki konferansta Kobani’deki duruma ilişkin bazı rakamlar verildi. Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin Diyarbakır Şubesi bir ‘hasar raporu’ çıkarmış. Bazı rakamlar şöyle: Mahallelerde hasar oranı yüzde 50 ile 98 arasında; evlerin yarısı yerle bir olmuş, diğer yarısı ağır hasarlı; 46 kamu binasından 30’u hasarlı ama onarılabilir, 16’sında ise onarım mümkün değil; tarımda kullanılan traktörlerin yüzde 80’i imha edilmiş; 1 milyon meyve ağacının çoğu yakılıp yıkılmış; 370 bin tavuk telef olmuş. Dört hastane de kullanılamaz durumda; derme çatma tek klinik son derece yetersiz.



 



Dönenlerin karşılaştığı manzara bu işte.



 



Savaştan arta kalan diğer şeylere gelince… IŞİD’in yerleştirdiği mayınlar ki az insanı öldürüp sakat bırakmadı şu ana kadar, hastalık saçan çürümüş cesetler, sağlığı tehdit eden çökertilmiş bir kanalizasyon sistemi ve temiz su sıkıntısı.



 



Ankara sınırı sıkı tutuyor



Bu koşullarda Kobani’ye dönmenin sorumsuzca bir hareket olduğunu düşünebilirsiniz. Ama insanlara bir yararı yok bunun. Gerçek şu ki insanlar memleketlerine geri gidiyor. Türkiye Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan sadece Kobani vatandaşlarının, meslek sahiplerinin (mesela doktorlara, üç gün için), dernek üyelerinin (TMMOB mimarları ya da Barolar Birliği avukatları gibi) ve siyasetçilerin geçişine izin veriyor. Hepsi bu.



 



Bu arada gazetecilere de izin yok. Sınırı yasadışı yoldan geçmeden ki böyle bir şey yapmaya niyetim yok gidip durumu kendi gözümle görme şansım yok.



 



Türkiye’nin sınırdan geçişine izin vermediği mallar şöyle: inşaat malzemeleri, hastane araç gereçleri, mayın bulma ve imha etme cihazları, tarım aletleri… Kısacası insanların hayatını kolaylaştıracak, Kobani’de yaşamı daha sağlıklı kılacak ve hayat kurtaracak her şey…



 



Bilmem anlatabildim mi? Türkiye Kobani’ye dönmek isteyenlere sorun çıkarmıyor ama sonraki tavrı ne haliniz varsa görün demekle aynı…



 



Öte yandan sözünü ettiğim konferans, enerji doluydu; Kobani’de şehir merkezini ve civar köyleri (hepsi kurtarılmış değil henüz) yeniden inşa etme iradesi gayet netti. Şehri yeniden yaşanabilir ve ekolojik bir hale getirmeye yönelik onca öneri ortaya atıldı.



 



Kobani’nin bir parçası oldugu Rojava’nın Avrupa temsilcisi Sinam Muhammed’e sordum, Türkiye tek bir tuğlanın, tek bir sedyenin, tek bir mayın dedektörünün, tek bir traktörün bile geçişine izin vermezken, Kobani’nin geleceğine dair planlar yapmanın nasıl bir duygu olduğunu… “Üzücü elbette” dedi; “Ama aynı zamanda kaçınılmaz. Ancak uzmanlarca hazırlanmış ve demokratik biçimde onaylanmış somut planlarla uluslararası kamuoyunu Türkiye’ye baskı yapmaya ikna edebiliriz.”



 



Ocak sonunda Kobani’yi ziyaret ettikten, gerçekten memleketlerine dönmek isteyen onca mülteciyle konuştuktan ve bu konferansta konuşulanları duyduktan sonra merak ediyorum doğrusu: Türkiye’nin amacı ne? Kobani’yi bir kez daha nefessiz bırakıp hayatını karartmak mı istiyor?



 



Diken