Gerçek kardeşlik, sözlerin büyüsünde değil acılarımızı-umutlarımızı harmanlayıp birbirimize pratikte sahip çıkmaktadır
Kobanê’nin savaştan sonraki durumunu değerlendirmek ve kahramanca savunulan kentin aynı ruhla yeniden inşa edilmesi için yapılması gerekenleri tartışmak için toplanan Konferans, sona erdi. “Kobanê’yi yeniden inşa etmek insanlık değerlerine sahip çıkmaktır” sloganı ile yapılan konferans 2-3 Mayıs tarihlerinde yapıldı.
Konferansa, Kobanê Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim’in çağrısı ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Kongreya Jinen Azad (KJA), Diyarbakır Tabipler Odası, TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, Diyarbakır Barosu ve İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi ev sahipliği yaptı.
İki gün boyunca devam edecek olan konferansa Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı ve İmralı Heyeti üyesi Hatip Dicle, PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah, Kobanê Kantonu Yürütme Meclisi Başkanı Enver Müslim ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gültan Kışanak, HDP’li vekiller, DBP eş genel başkanları Kamuran Yüksek ve Emine Ayna, HDP İmralı Heyeti üyesi Ceylan Bağrıyanık, Rojava’nın üç kantonundan 43 delege, Güney Kürdistan’dan aralarında YNK Parlamenteri Evar İbrahim Muhammed, KDP’den Ali Holu, Behzad Zebari’nin yanı sıra YNK ve KDP temsilcilerin de bulunduğu 78 delege katıldı.

İran Kürdistan’ından siyasi parti temsilcisi, Avrupa’dan Kobanê’nin Yeniden İnşa Platformu üyeleri, konferansın ev sahipliğini yapan sivil toplum örgütlerinin yanı sıra İnşaat İşçileri Sendikası, Sarmaşık Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Hayata Destek Derneği, Heinrich Böll Stifung Türkiye Temsilcisi Dr. Ulrike Dufner, Lion Kürt Halkını Destekleme Komitesi üyesi Selene Verrri, aralarında Almanya, Fransa, Danimarka gibi ülkelerinde bulunduğu Avrupa ülkelerinden 36 delegasyonun yer aldığı 370 delege katıldı.
DİHA’nın haberine göre, Konferansta ev sahibi belediye eş başkanı, Kobanê Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim, DTK Eşbaşkanı Hatip Dicle ve PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah’ın açılış konuşmalarının ardından Kobanê direnişini konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.

2-3 Mayıs tarihinde Diyarbakır’da yapılan Kobanê’yi Yeniden İnşa Konferansı’nda İnşaat İşçileri Sendikası adına sunulan konuşma metnini yayınlıyoruz:
Halkların kardeşliği sınıf sendikacılığının ayrılmaz bir parçasıdır
Sözlerime öncelikle Kobanê’yi canı pasına savunan ve bu uğurda yaşamını gözünü kırpmadan feda eden yiğit savaşçıları selamlayarak, anarak başlamak istiyorum.
Bizler her ne kadar bu savaşın içerisinde birebir yer almasak da yüreğimiz ve bilincimiz hep orada, savaşanlarla oldu. Kalplerimiz hep Kobanê halkıyla attı. Emperyalist güçlerin ve bölge gericiliklerinin desteklediği IŞİD çetelerinin geri püskürtülmesi bizim mücadelemize de yeni bir soluk ve enerji kazandırdı. Kobanê’de yeni bir yaşamın inşa edilmesi çabası bunu pekiştirdi.
Bu yanıyla Kobanê kendi coğrafi sınırlarını fazlasıyla aşan bir önem ve etkiye sahiptir. Kobanê dünya halklarına umut aşılamıştır. Bizler bugün Kobanê’nin inşasını bu umudun büyütülmesi olarak görüyor, sahipleniyoruz.
Kobanê’nin sahiplenilmesi ezilen, sömürülen insanlığın sahiplenilmesidir. Kobanê nasıl ki enternasyonal devrimciler tarafından sahiplenilip, savunulduysa; bugün de elbirliği ve aynı enternasyonal ruhla inşa edilmek zorundadır. Bu, emekçi insanlığın önündeki tarihsel bir görevdir.
Bizler İnşaat İşçileri Sendikası olarak bu ruh ve bilinçle Kobanê’nin inşasına katılma ve sahiplenme kararı aldık. “Emeğin köprüsü için bir tuğla da sen koy” şiarıyla bir kampanya başlattık. Kampanyamızdaki asıl amaç, Türkiye topraklarında yaşayan işçi ve emekçileri Kobanê’de yaşanan acılara duyarlı kılmaktı. Halklar arasında kardeşlik köprüsünün kurulmasına katkıda bulunmak, Kobanê halkının yaralarına derman olmaktı.
Bizler biliyoruz ki, gerçek anlamda kardeşlik, sözlerin büyüsünde değil acılarımızı-umutlarımızı ortak bir potada birleştirip, birbirimize pratikte sahip çıkmaktadır. Bu yanıyla bizim Kobanê’de koyacağımız her tuğlanın halkların kardeşleşmesine harç olacağının farkındayız.
IŞİD çetelerini ve barbarlık ordularını hareketsiz ve soluksuz bırakacak yegane güç, halklar arasındaki önyargı ve sınırların kaldırılmasındadır. Kampanyamızın esas hedefi de budur. Türkiye işçi ve emekçilerinde bu bilincin şekillenmesine hizmet etmektir. Bütün çabamız ve emeğimiz bunun içindir. Türkiye topraklarında eğitilip-donatılarak Ortadoğu halklarına kan kusturmaya gönderilen savaş makinelerinin saldırılarına karşı en başta işçi ve emekçilerin barikat oluşturması bilinci ve kültürünün gelişmesine katkıda bulunmaktır.
Bunu hemen sınırımızın öte tarafında yaşayan halklar için yapmıyoruz. Aynı zamanda Roboski’ler bir daha yaşanmasın diye yapıyoruz. Egemenler bir daha Roboski’ler yaratma girişiminde bulunduğunda, Türkiye işçi sınıfının üretimden gelen gücünü kullanarak hayatı durdurmasını sağlamak için yapıyoruz. Onların kirli karanlık ve kanlı girişimleri karşısında tutum alması, asla izin vermemesi için yapıyoruz. Her türden milliyetçiliği her türden şovenizmi geriletmenin bugün Kobanê’yi sahiplenmekten geçtiği bilinciyle…
İşte bizim kampanyamızın gerçek amacı ve niyeti budur. Kısacası biz Kobanê’de koyulan her tuğlanın Kürt-Türk ve dünyanın diğer halklarını birbirine yakınlaştıracağını, önyargıların kırılmasına katkıda bulunacağını düşünüyoruz. Bunun için attığımız her adımın Kobanê’de yaşanan acıların bir daha tekrar etmemesi demek olduğunu düşünüyoruz. Buna bir daha hiçbir gücün cüret edememesinin buradan geçtiğini söylüyoruz.
Bizler bu ruhla harekete geçip Kobanê’yi sahiplendik ve Kobanê’ye bir heyet gönderdik. Orada yaptığımız incelemeler sonucunda Kobanê’de bir sağlık ocağının acil ihtiyaç olduğunu gördük. Kobanê halkının temsilcilerine bir sağlık ocağı yapma sözü verdik.
Henüz sendikal örgütlenmenin başındayız. Kobanê kampanyamız bu açıdan da önemlidir. Çünkü biz temellerimizi doğru ve sağlam atmak istiyoruz. Türkiye işçi sınıfıyla işin başında sadece dar sendikal temellerde ilişkilenmek istemiyoruz. Onunla işçi sınıfının karakterine ve ruhuna uygun bir ilişki kurmayı hedefliyoruz. Sınıf içindeki milliyetçi-şoven yaklaşımları kıracak bir yaklaşımın geliştirilip geliştirilmediğiyse bunun en önemli ölçütüdür. Bu yaklaşım sınıf sendikacılığı derdi olan herkes için zorunludur.
Bu yaklaşımla yola çıktık, zorluklarını da bilerek… Zorludur, çünkü sendikamız az önce de söylediğimiz gibi henüz yolun başındadır ve bu sağlık ocağını inşa edecek bir toplumsal-maddi güce de sahip değildir. Bunu aşmak için “Kobanê’de inşa edilecek sağlık ocağı için bir tuğla da sen koy” diyerek işçi ve emekçilerden destek toplamaya başladık. Kampanyamıza destekler de gelmeye başladı.
Eğer şartlar uygun olursa 15 Mayıs’ta Kobanê’ye geçerek sağlık ocağının temelini atmak istiyoruz. Bu tarihte Kobanê’ye geçemezsek 7 Haziran seçimlerinden sonra sağlık ocağını inşa etmeye başlayacağız.
Sözlerimizi bitirirken Kobanê’yi savunan, vareden ve şimdi de inşa edecek insanlık emekçilerini selamlıyor, 'yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek' omuz omuza mücadeleyi büyüteceğiz diyoruz…
İnşaat İşçileri Sendikası / İNŞAAT-İŞ