"27.12.2014 sabahı gelişen saldırıyı hiç kimse Hizbul-kontra ve Hüda-Par olarak yansıtmaya kalkmasın!"
Şınak’ın Cizre ilçesinde hizbulkontra uzantısı HÜDA-PAR üzerinden tırmandırılan devlet saldırganlığının esas hedefinin yurtsever halkın Kobanê direnişinin de gücüyle ilçede kazandığı inisiyatifin tasfiyesi olduğu açık. İlçede oluşan bu inisiyatifin bir örneğe dönüşmesi korkusu ve öfkesiyle planlanan saldırılar, HÜDA-PAR’ın öne çıkarılmasıyla perdelenmek isteniyor. İlçe kaymakamının tam bir haftadır halkı tehdit etmesi, hatta bir hava operasyonundan bile bahsedecek kadar ileri gitmesi bunun somut ifadesidir.
Fakat sorunun sadece bundan ibaret olmadığı da anlaşılıyor. AKP yanlısı basının dünden beri yaptığı “PKK’liler dindar insanların evlerini yakıyor” haberlerden da anlaşılacağı gibi hedef sadece ilçedeki inisiyatifin ezilmesi değil, halkın dini duygularına seslenerek Kürdistan’da toplumsal bir yarılma ve kutuplaşma yaratmaktır aynı zamanda.
“Süreç” , “müzakere”, “açılım” perdesinin yeniden sahne dediği bu günlerde Cizre’de olup bitenler niyet ve amaçları açıkça orta koyuyor: Tıpkı Roboski’de verilen mesaj gibi, şimdi de Cizre’de Kürt halkına “Ya kayıtsız şartsız köle olacaksın ya da ….” denilmek isteniyor. Cizre, bu mesajın aynı zamanda "müzakere" mesajı olduğunun kanıtıdır.
YDG-H ve YDG-K’nın, üç kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda insanın yaralandığı gelişmelere dair yaptığı açıklama, saldırının bu kapsamlı boyutunu açıkça ortaya koyuyor.
"Her yer Cizre her yer direniş, büyüyen serhildan özgürleşen Kürdistan olacak" sloganı ile serhildanı yayma çağrısında bulunan YDG-H ve YDG-K açıklamasında, yaşananların Maraş ve Roboski katliamlarının yıldönümünde olmasının devletin hala bu yöntemlerde ısrar ettiğinin göstergesi olduğu belirtildi.
Yaşananların devlet organizasyonun bir parçası olduğu belirtilen açıklamada şunlar vurgulandı:
Yurtsever Kürdistan halkı 27.12.2014 sabahı gelişen saldırıyı hiç kimse Hizbul-kontra ve Hüda-Par olarak yansıtmaya kalkmasın zaten bu çete gruplarını Cizre’de 20 evleri var. Bunların halka saldırı girişimi yapacak güçleri ve cesaretleri de yok. Bu isim öncülüğü ile geliştirilmek istenen devlet katliamıdır. Bütün Cizre halkı son bir haftadır kaymakam tarafından tehdit edilmekte idi. Halkın kendi öz gücü ile savunduğu mahallere ne pahasına olursa olsun gireceğini belirtiyordu hatta hava destekli operasyon tehditlinde bulunuyordu. Bunun kirli maskesi Hüda-par olabilir fakat asıl saldırı devletin kirli bir planıdır, bu olduğu açıkça görülmektedir.
Bütün kamuoyu bilsin ki Hüda-Par'ın elinde zırhlı kirpi araçları, akrepleri ve panzerleri yok ancak gelişen saldırı bu araçlar öncülüğünde olmuştur. Bu kadar planlı ve örgütlü saldırıya YDG-H ve YDGK halka öncülük etmiş ve büyük bir halk serhıldanına dönüşmüş durumda ve değil geri adım atma direnişi geliştirip tüm Kürdistan'a yayma sözü veriyoruz. Şehit yoldaşımızın anısına ancak bu şekilde cevap olabiliriz" denildi.
Serhildanı yaymaya çağrısında bulunan açıklamada "Tüm Kürdistan gençliğini her yer Cizre her yer direniş, büyüyen serhıldan özgürleşen Kürdistan olacak sloganı ile serhıldanı yaymaya çağırıyoruz. Direnen gençlik, özgürleşen alanları, özgür Kürdistan ve özgür Önderlik hedefi ile alanlarda olmalıdır.
Cizre’de halkın ezilmesini merkeze koyan tezgah devam ediyor. Zırhlı araçlarla hizbulkontra üyelerinin evlerini korumaya alan polis, halkın üzerine ateş açıyor. bugün iki kişi daha açılan ateş sonucu yaralandı. Bu arada tanıklar saldırılarda keskin nişancıların da kullanıldıklarını belirtiyorlar.