Festivalde Gezi heyulası

Ne kırlarda direnen çiçekler / Ne kentlerde dövüşen öfkeler / Henüz elveda demediler...

KÜLTÜR-SANAT
Çarşamba, 1 Ekim 2014 (11 yıl 9 ay önce)

Ahmet Vural



 



Türkiye skandallar ülkesi olma yarışında muz cumhuriyetlerine dahi taş çıkartır durumda. Skandal konusunda eline su dökecek başka bir ülke herhalde az bulunur!..



 



Gazetelerin kültür sayfalarına küçük puntolarla düşen skandal sanat camiasını şok etmişe benziyor.  Eleştirmen kabul edilen kimi yorumcular konu Gezi olunca nedense susmayı yeğlediler.



 



51. Altın Portakal Festivali’ndeki "Gezi sansürü"nü konu alan haber özet olarak Türkiye gerçeğini anlatıyor. Belgeseli çeken Reyan Tuvi’nin etnik kimliği, belgeselin ismi ve içeriğinin bazı çevreleri rahatsız ettiği aşikar. On jüri üyesi tarafından festivale layık görünen belgeselin ismi RTÜK engeli nedeniyle yarışma dışı bırakılıyor. TCK’nın 125 ve159 maddelerinin ifade özgürlük adı altında yasakçı zihniyeti engeli devriye girmesiyle skandal başına kerhen yansır. belgesel ismi, konusu ve yönetmen kimliğiyle siyasi iktidarı rahatsız etmiş olmalı ki belgesel yarışmanın dışı tutuluyor. Belgesel, toplumun üzerine serpilmiş ölü toprağın toplumsal silkelenişinin "Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” ismiyle beyaz perdeye yansımasıydı.



 



Büyük şair Adnan Yücel bundan 30 yıl önce yazdığı "Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek" adlı nehir şiirinde Gezi direnişini de içinde barındıran bütün toplumsal direnişlere işaret etmişti. Şair, 12 Eylül faşizmi yıllarında her şeyin bittiğini, yılgınlığın, kaçışların, ‘buraya kadarmış...’ pes edişinin, yenilginin içki masalarında meze yapıldığı, şiirin ve şarkıların suskunlaştırıldığı dönemde bir tutam kır çiçeğinin dayanılmaz tufanlarda haykırışını anlatıyordu.



 



Gezi direnişi, kolektif yaşama ve paylaşım ruhuyla 1968 başkaldırışının, toplumda yankısını bulan halkların, inançların yan yana omuz omuza durması yanında ona ruhlarını kattığı başkaldırının güncel versiyonuydu.



 



Belgeselde dile getirilen belki de bir bütünü tamamen beyazperdeye aktarmaya zaman da yetmemiştir. Buna rağmen etkisi sınırları aşıp Brezilya’da, Newyork’ta ve Avrupa’da yankısını buldu. Gezi direnişinde toplumun başkaldırı ruhunun fideliği "Bitmedi daha o kavga ve sürecek" şiarı dalgalar halinde taşarak Kızılay’da Ethem olup kitlesel isyana dönüştü. Ethem’in düştüğü toprakta, Berkin’in vurulduğu sokakta, bayrağı devralanların dilinde yankılanan melodi yansıdı belgeselin kareogafisine.



 



RTÜK’ün yasakladığı Türkiye gerçeği sadece Reyan Tuvi’nin sorunu değil hepimizin davası, çünkü o bizi anlattı. Reyan Tuvi belgeseliyle unutturulmak istenen kavgamızı, sevdamızı belgeseliyle dünyaya açılmak istedi. Festivalde engellediler ama toplumun yüreğinde ve bilincinde mayalanan kavgayı asla engellemeyecekler, tıpkı Gezi’de olduğu gibi...



 



Ne kırlarda direnen çiçekler / Ne kentlerde dövüşen öfkeler / Henüz elveda demediler / Bitmedi daha sürüyor o kavga / Ve sürecek / Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek...