Zimanê me rumetameye!

Kürt halkının anadilde eğitim hakkı talebi baskı ve zorbalıkla karşılanmaya devam ediyor

AGÎRE JÎYAN
Pazar, 14 Eylül 2014 (11 yıl 7 ay önce)

Yeni bir eğitim yılına daha giriliyor. Yaygınlaşan imam hatiplerle, teşvik edilen açık liselerle, TEOG sınavında gerekli puanı alamadığı için kendi iradesi dışında imam hatiplere kaydedilen on binlerce öğrenciyle... Devlet bütçesiyle ihya edilen özel okulların yaygınlaşan varlığıyla.



 



Eğitimin hem sermaye için karlı bir yatırım alanına dönüşmesi, hem “dindar nesiller” yetiştirecek bir içeriğe kavuşturulması, hem sermayenin ihtiyaç duyduğu işgücüne uygun bir kategorizasyona kavuşturulması (ara eleman-kalifiye işgücü ve düz işçi kategorilerine uygun olarak), hem de çocuk işçiliğin teşvikiyle sermayeye ucuz işgücü kaynaklarının yaratılması (açık liseler her haliyle teşvik ediliyor) gibi stratejik hedefler temelinde yeniden örgütlendiği kapsamlı bir dönüşüm bu.



 



Tüm bu değişim içinde değişmeyen tek şeyse; eğitimin gerici karakteriyle birlikte bir halkın varlık koşullarından biri olan anadilde eğitim hakkının baskıcı ve zorbaca yöntemlerle gasp edilmesidir. Milyonlarca Kürt çocuğu bu eğitim yılında da kendi anadiliyle eğitim yapamayacak, kendisine zorla dayatılan bir dille "öğrenmeye" devam edecek!



 



Kürt halkı bu eğitim yılını da anadilde eğitim talebiyle gerçekleştireceği 1 haftalık boykot çağrılarıyla karşılıyor. Bu yılı diğerlerinden ayıransa, kendi olanaklarıyla anadilde eğitimin yapılacağı okulların varlığı.  Amed, Hakkari ve Şırnak gibi merkezlerde yapımı tamamlanan ve resmi başvuruları yapılan okullar dışında; Lice'nin Kewas köyünde olduğu gibi kolektif emekle yapımı tamamlanıp anadilde eğitimin fiili bir hak olarak kullanılacağı örnekler de var.



 



Kürt halkı gelinen noktada ulusal demokratik talepleri konusunda yasal güvencelerin verilmesinin bizzat fiili meşru mücadeleden geçtiğinin bilinciyle hareket ederek, kendi toplumsal çözüm mekanizmalarını yaratıyor. Onun bu yönelimi rejimin geleneksel saldırganlığıyla karşılanmaya devam ediyor. Amed'in Bağlar ilçesindeki anadil okulu için yapılan resmi başvuru kaymakamlık tarafından reddedilerek, yasal işlemlerin başlatılacağı tehdidiyle karşılandı.



 



Diyarbakır Bağlar İlçe Kaymakamlığı, pazartesi günü Ferzad Kemanger Eğitim Destek Evi’nde başlayacak olan Kürtçe eğitimin “kanunsuz” olduğunu savunarak, anadilde eğitimin başlaması halinde ilgililer hakkında yasal işlemlerin başlatılacağı tehdidinde bulundu. Kaymakamlık, önceki gün Eğitim-Sen Diyarbakır Şubesi ve KURDÎ-DER’e gönderdiği yazıda, eğitim hakkının Anayasa’nın 42. maddesince düzenlendiğine değinerek, “İlgili kanunlarda konusu suç teşkil eden fiilde bulunanlara ilişkin uygulanacak müeyyidelere de yer verilmiştir” denildi. Yazının devamında, girişimciler yasal işlem yapılmakla tehdit edilerek, başlatılacak olan eğitimin de kanunsuz olduğu savunuldu.



 



Lice'nin Kewas köyündeki okul da geçtiğimiz günlerde kapsamlı bir askeri yığınakla yıkılmaya çalışılmış, halkın tepkisiyle bu saldırganlık püskürtülmüştü.



 



Kürt halkının anadilde eğitim hakkı için bile daha çok bedel ödemek zorunda kalacağı anlaşılıyor. Bu bedelin azalması, azalırken bizim özgürlük alanlarımızın da genişlemesi, Kürt halkının demokratik taleplerinin daha güçlü bir toplumsla sahiplenmeyle buluşmasıdır. Türkiye işçi ve emekçileri açısından bu, tarihsel bir görev ve zorunluluktur.