İstanbul'un Amed'le "yarıştığı" Newroz!

İstanbul Newroz'u, Amed'de yapılan görkemli Newroz kutlamasıyla yarışacak bir kitlesellik, canlılık ve renklilikle kutlandı

AGÎRE JÎYAN
Pazar, 23 Mart 2014 (12 yıl 3 hafta önce)

Halkların Demokratik Partisi (HDP)'nin "Özyönetimle özgür kimliğe. Kentimizi de kendimizi de biz yöneteceğiz!" sloganı ile düzenlediği İstanbul Newroz'u, Cuma günü Amed'de yapılan görkemli Newroz kutlamasıyla yarışacak bir kitlesellik, canlılık ve renklilikle kutlandı.



 



İstanbul, sabah saatlerinden başlayarak Newroz havasını, heyecanını soludu. Bayrama gidercesine hazırlık yapmış aileler, rengarenk giysileri ile Kürt kadınları, tişörtlerinde ya da boyunlarına bağladıkları poşularla Newroz'a gittiklerini özel olarak hissettirmek isteyen gençler, gururla yürüyen yaşlılar... kentin hemen her alanından Newroz'a aktı. Newroz'un ruhu, Kürt emekçilerinin gözlerinde okunan sevinç ve gururla tüm İstanbul'a sindi.



 



Alan mitingin başlama saati olan saat 12:00'ye gelmeden çok önce hınca hınç doldu. Kazlıçeşme'nin o renksiz sülieti, rengarenk bayraklar, flamalar, pankartlarla birlikte, Kürt işçi ve emekçilerinin umutlarına, özlemlerine kesti. PKK, KCK, YPG, HPG, Öcalan, HDP ... flama ve pankartlarıyla dalgalanan alanın ortasına kurulan sahnenin en üstündeyse, o tanıdığımız gülümsemesi ile Mazlum Doğan "Newroz piroz be!" diyordu. Onun hemen yanında da Kemal Pir, İbrahim Kaypakkaya, Mahir Çayan, Deniz Gezmiş, Rahşan Demirel posterleri ile alanı selamladı. Sahnede aynı zamanda "Ya müzakere ya savaş" pankartıyla HPG de kitleyi selamlıyordu...





 



2014 Newroz'una da Kürt kadınlarıyla birlikte sel gibi akan gençleri damga vurdu. Canlılıkları, merakları, öfke ve mücadeleye bağlılıklarını ifade eden duruşlarıyla Kürt gençleri, bu halkın "yola getirilmesinin" öyle kolay olmadığının/olmayacağının yeni bir teyidi oldular. On yıllarca süren dişe diş bir mücadelenin öncü bölüklerini oluşturan Kürt kadınlarıysa, yılların deneyimi ile pekçok açıdan kritik anlamlar taşıyan önümüzdeki günleri okuma çabası içindeymişçesine ilişkileniyorlardı sahnede söylenenlerle, tüm bir alanla...





 



2014 Newroz'una damgasını vuran temaların başında Rojava geliyordu. Rojava'nın yarattığı gurur, en başta Kürt gençlerinde vücut buluyordu. Kürt ulusal hareketinin yola çıkarken söylediği "Bir parça özgür vatan toprağı" şiarı, Rojava'yla özdeşleştirilerek savaşın içinde büyümüş bu gençlerin bayrağı oluyordu şimdi!.. "Süreç" denilen o beklenti havasının ikircikli ruh halinin gençlerin "sokağına" uğramadığı, Newroz alanına uzaktan bakan herkesin görebileceği bir gerçek oldu.





Newroz'a damgasını vuran diğer tema ise "sürecin" bundan sonra nasıl bir evrim yaşayacağıydı. Öcalan'ın Amed Newroz'unda okunan mesajı İstanbul'da da okundu. Amed'de olduğu gibi İstanbul'da da Kürt halkı mesajı, dikkatle olduğu kadar, belirgin bir sessizlikle dinledi. Bir taraftan büyük bir bağlılık duydukları Öcalan'ın "süreç" konusundaki israrı, AKP'ye verdiği destek, bir taraftan bizzat hayatın sınavından geçerek kazanılmış somut deneyimler...



 



Bu yılki Newroz'a damgasını vuran bu ikili ruh hali, kürsüden yapılan konuşmalara da sirayet etti: Bir taraftan Öcalan'ın barış ve sürecin devamı yönündeki vurguları; bir taraftan da burjuva hükümetin faşist saldırı ve düzenlemelerinin, son dönemlerde gemi azıya almış bir dizginsizlikle yapıp ettiklerinin altını çizen mücadele çağrıları...



 



30 Mart seçimlerinin hemen arifesinde kutlanan Newroz, aynı zamanda bir referandum niteliği kazandı. Kürt halkı yedisinden yetmişine alana akarken aynı zamanda bunun bilinciyle geldiğini hissettiriyordu. Son zamanlarda dizginsizleşen faşist saldırılara duyulan öfkeyle birlikte burjuva devletin ortalığa saçılan kirli çamaşırlarının da ayrı bir tiksinti yarattığı hissediliyordu...



 



Bunlarla birlikte bu yılki Newroz'un en belirgin farklılığı Gezi'de atılan kardeşlik köprüsünün daha somut bir ifade kazanmasıydı. Kürt halkı Gezi'de ölümsüzleşenlerimizi o tanıdık içtenliğiyle bağrına bastı. Onların adını, onlarca yıllık savaşta toprağa verdiği on binlerce evladıyla birlikte andı.  Newroz alanı Uğur Kaymaz kadar Berkin Elvan'a kesti. Medeni kadar Ethem'lere...



 



Türkiye Devrimci Hareketi de Kürt halkı tarafından aynı bilinçle sahiplenildi, selamlandı. Alana giren Alınteri, Partizan, ESP, Kaldıraç, ... bu zemin üzerinden selamlandı.



 



Alınteri korteji alana "Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!" sloganının olduğu pankart ve flamaları ve "Kürt ulusuna özgürlük, yaşasın sosyalizm!" haykırışlarıyla girdi, Kürt halkını "Newroz piroz be!" diyerek selamladı...





 





 



Kürsüden BDP İl Başkanı, HDP il yöneticileri, HDP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Adayı Pınar Aydınlar, HDP İstanbul milletvekili Levent Tüzel, HDP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Sırrı Süreyya Önder, Rojava Kantonlarının temsilcileri, BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ... konuşmalar yaptı. Yapılan tüm konuşmalarda son dönemlerde dizginsizleşen saldırılara vurgu yapılarak, Kürt halkının barış ve savaş iradesi selamlandı...





 



Rojava'dan gelen temsilcilerin kürsüye çıkışının büyük bir coşkuyla karşılandığı mitingte Rojava'da savaşırken ölümsüzleşen MLKP savaçısı Serkan Tosun'un babası da aynı içtenlikle selamlandı. 



 



Miting, Selahattin Demirtaş'ın konuşmasından sonra sanatçı Erol Berxwedan, İlkay Akkaya ve Grup Vardiya'nın konserleriyle sona erdi.