Pazartesi, 8 Ekim 2007 (18 yıl 6 ay önce)
Özellikle de Özerk Nahcivan bölgesindeki kamu emekçileri sosyalizmin subotnik geleneği istirmar edilerek, hafta sonları angarya çalışmasına zorlanıyor.
Kamu emekçileri, öğretmenler ve doktorlar olsun belediye işçileri olsun, hafta sonları ücretsiz olarak tarlalarda, bahçe tarımında, değirmenlerde, sokak temizliğinde ücretsiz el emeğine zorlanıyor.
Hafta sonu ücretsiz fazla çalışmanın "zorunlu olmadığı" söylenmesine karşın, buna "gönüllü olarak" katılmayan kamu emekçileri işten çıkarılıyor.
Öğretmenler değirmene
"Öğretmenler ve devlet kurumlarında çalışan herkes için hafta sonları tarlalarda çalışmak zorunlu tutuluyor" diyor Nahcivan'dan bir öğretmen. "
Her öğretmen 80 kilogram un üretmeye zorlanıyor. Bu 200 dolara eşit bir miktar. Aylık maaşımız ise 60 dolar. Ama bunu yapmazsanız, işinizden oluyorsunuz."
Kızıl Cumartesiler'den kapitalist angaryaya
Sosyalist Sovyetler Birliğinde, işçilerin her yılın bir kaç günü toplumsal ihtiyaçlar için gönüllü çalışması geleneksel bir uygulamaydı. Revizyonizm döneminde bu uygulamanın içi boşaltıldı, Subotnikler, toplum için özveriden, bürokrasi için angaryaya dönüştü. Günümüz Azerbeycan'ın da ise, kamu emekçilerinin ücretsiz çalıştırılması, "
vatan, millet, kalkınma" demogojileri altında, mafya kapitalizmin sermaye birikimini kalkındırmak için bir ücretsiz fazla mesai ve angarya dayatmasından başka bir şey değil.
Proletarya diktatörlüğü yalnızca sömürücülere karşı zor kullanmak değildir... Bu devrimci zorlamanın ekonomik temeli, etkinliğinin ve başarısının güvencesi şudur ki; proletarya kapitalizme oranla daha yüksek tipte bir sosyal emek örgütlenmesi yaratır. İşin esası budur. Komünizmin kaçınılmaz olan tam zaferinin güç kaynağı ve güvencesi budur. (Lenin, Büyük Bir Başlangıç: Arka Saflardaki İşçilerin Kahramanlığı "Komünist Subotnikler")