Tamam biz vahşi olalım

Bir yerli topluluğu, kapitalist toplum ruhsal dengelerini bozduğu için kendini tecrit etti

DÜNYA
Çarşamba, 3 Ekim 2007 (18 yıl 6 ay önce)

Guarani yerlileriArjantin'in kuzeydoğusunda yaşayan Guarani yerlileri bir hafta içinde iki gencin intihar etmesi ve bir diğerinin intihara kalkışmasının ardından sert kararlar aldı.

Topluluk, gençlerin ruhsal durumlarındaki bu bozulmanın nedeni olarak etraflarını saran modern toplumu görüyor.

Guarani yerlileri, topluluk içindeki gençleri, ruhsal uyumluluk ve dengelerini yitirmelerini engellemek için 60 gün boyunca karantinaya alacaklarını söylediler.

Alkol giremez 20 yaşından küçükler çıkamaz


Yerli topluluğun yaşadığı köy olan Fort Mborore'ye alkol girişi yasaklanırken, 20 yaşındaki gençlerin de köy dışına çıkması yasaklanmış durumda.

Yasağa 20 yaş sınırının konulmasının sebebi ise topluluğun da kapitalizme teslim olmasından kaynaklanıyor.

Guarani yerlilerinin yaşadığı bölge, her yıl çok sayıda turist çeken Iguazu şelalelerinin yanı başında. Yerlilerin bir kısmı, geçimlerini turistlere satış yaparak sağladıklarından, yetişkinlerin köy dışına çıkmalarına izin veriliyor.

60 günlük kapitalizmden arınma karantinası


Fort Mborore köyünde 60 günlük karantina boyunca, 70 kişilik bir gönüllü grubu, köy etrafında devriye gezerek insanların kurallara uymasını sağlayacak.

Guarani yerlileriKöyün ileri gelenleri, başarı sağlamaları durumunda, karantinanın süresini artıracaklarını söylüyor.

Beyaz adam krize sokuyor


Fort Mborore'deki topluluğun başkanı Silvino Moreyra, "beyaz adamın yaşam biçimini benimsemenin, köyün gençlerinin ruhlarında bozukluğa yol açtığını" söyledi.

Moreyra, "beyaz adamın günahları Guarani insanlarında krize yol açıyor" dedi.


"...sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama fakirlerin bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiryorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor..." (Oturan Boğa / Kızıldereli dilinde: Tatanka Iyotake, 1831 - 1890)