İşgal, savaş ve tıp

Siyonist vahşetin 6 yaşındaki kurbanı Meryem için İsrailli doktorlardan onurlu duruş

DÜNYA
Cuma, 31 Ağustos 2007 (18 yıl 7 ay önce)

Siyonizm'in işgal politikaları Ortadoğu'yu savaş alanına çevireli çok oluyor. Bu savaşta artık ikinci nesil de silah kuşanıp; katiller ve kurbanlar listelerine eklenirken en büyük dehşeti yaşamak yine gelmekte olan nesle düşüyor.

Altıncı yaşına daha dün (30 Ağustos) giren Filistin'li Meryem Amin onlardan biri. Meryem, Mayıs 2006'da bir İslami Cihad aracını hedef alan İsrail ordusu saldırısında, annesi, büyükannesi, ağabeyi ile hemen arkadaki araçta bulunuyordu.

Meryem'i soluksuz bıraktılar


Saldırının ardından ölen ailesinin dehşetini yaşamakla kalmamış omuriliği parçalanmış ve ciğerlerinin zedelenmesi sonucu boynundan aşağı felç olmuştu.

Ailesinden geriye kalanların şu anda bırakalım Meryem'e kendi başlarına bakmasını, solunumunu devam ettirmesi dahi imkansız. Çünkü Meryem'in boğazına takılı solunum aygıtının her gün temizlenmesi şart. Bu işlem ise yalnızca 50 saniye içinde tamamlanmak zorunda. Yoksa ölümü kaçınılmaz olacak.

Altıncı yaşgününe, kendisini bu akıl almaz sakatlığı yaşamak zorunda bırakan İsrail Ordusu'nun; tedavisi için getirdiği ve 'rehabilitasyon alanında Ortadoğu'nun en iyisi' diye nitelenen Kudüs'teki Alin Hastanesi'nde giren Meryem, en vahşi doğumgünü hediyesini de, yine işgalin kanlı ellerinden aldı.

Sınır dışı değil idam kararı


İsrail Savunma Bakanlığı, tedavinin ilk bölümünün tamamlanması üzerine Amin'in sınır dışı edilmesine karar verdi.

Meryem AminOysa babası bu cihazı kendi elleriyle çıkarıp temizlerken, her gün kızını kaybetme korkusuyla kabuslar yaşıyor.

Bu şartlar altında sınır dışı kararına karşı çıkmak Tıp etiği bilincini ırkçı-milliyetçi yozlukla değiştirmemiş Alin Hastanesi doktorlarına düşdü.

Doktoru karşı çıktı


Onlardan biri olan Shirley Meyer, "Esenliği garanti altına alınana dek bir yere git-me-ye-cek" derken, duruşlarının ne anlama geldiğini ve sonuçlarını elbette biliyor.

Özellikle II. İntifada ile birlikte, sivillere karşı katletme ve yıldırma hedefli saldırılarını dizginlerinden boşandıran İsrail, geride kalan zamanda tam bir yıkım ve dram bıraktığını. İşgalini sürekli büyüterek Filistin'in direngen Araplarını duvarlar ve dikenli-elektrikli tellerle çevrili birbirinden yalıtık toprak parçalarından hücrelere çevrilen kendi ülkelerinde tecrit yaşamaya mahkum ettiğini.

İşte sonuçlarıyla birlikte tüm bu tarihsel arka planın yaratıcısı İsrail Savunma Bakanlığı, saldırılarında yaralanan diğer Filistinlilerin de Yahudi devletinden tedavi isteyebileceğinin hesabını yaparak, Meryem'le hayatta kalan babası ve erkek kardeşine Ramallah'ta daire tutup, Ebu Raya Rehabilitasyon Merkezi'nin devam ettireceği tedavisinin masraflarını karşılamayı vaat ediyor.

Dr. Meyer ise bunu "Ebu Raya'yla konuştum. Tedaviyi üstlenecek eğitim ve cihazlarının olmadığını söylediler" diyerek reddetti.

Uzaktan kumandayla hareket ettirilen tekerlekli sandalyede dolaşan Meryem, Alin Hastanesi Rehabilitasyon merkezinde öğrendiği İbraniceyle "Burada kalıp ev yapmak istiyorum. Gitmek istemiyorum" diye konuşurken, babasının başvurduğu İsrail Yüksek Mahkemesi, gelecek ay açıklayacağı kararına dek sınır dışını saldırısının yürütmesini durdurdu.

Katliamlara değil kardeşliğe ortak


Halklar arasında barış için işte böyle bir duruş ve mücadele gerekiyor. Bu irade hele saldıran, işgal eden, katleden tarafın halkı tarafından ortaya konulmadığı sürece yalnızca 'ihlal edişlere' engel olmamakla kalınmayıp gerçekleştirilen tüm suçların ortağı olmaktan da, kaçınılamayacaktır.

İsrail'in savaş karşıtları, işgal değil birlikte yaşanabileceğini ve yaşanması gerektiğini, bunun için de binlerce yıldır o toprakları evleri, yurtları yapan Filistinli Araplar'a ve haklarına saygı duymanın, kardeşçe ve eşitlik içinde bir yaşam kurma isteğinin bedellerini ödeyenler şimdi Dr. Meyer ve meslektaşlarıyla gurur duyabilirler.

Hem Meryem hem ailesi hem de dünyanın tüm işgal, savaş ve tüm bunların yaratıcısı kapitalizm karşıtları, ister bugün isterse de yarın olsun, İsrail denilince Dr. Meyer'leri ve onlarınki gibi duruşun sahiplerini hatırlayacaklardır.