Strasbourg'da coşku halayı

Emek yasak dinlemedi! Kampanya pikniği 500 kişinin katılımıyla gerçekleşti...

DÜNYA
Pazartesi, 25 Haziran 2007 (18 yıl 9 ay önce)

“Alınterimle Buradayım” kampanyası çerçevesinde örgütlenen pikniklerin üçüncü ve sonuncusu dün Strasbourg'da düzenlendi.

Kampanyanın kitlelere taşınmasına yeni bir ivme kazandırması amacıyla düzenlenen pikniğe 500 kişi katıldı. Öncesinde yapılan çalışmayla birlikte piknik alanına baştan sonuna kadar kampanyanın damgasını vurduğu etkinliğe coşku hakimdi.

KAMPANYA KİTLELERE AÇILIYOR...


Yaz tatili başlamadan önce kampanyanın şu ana kadar ulaşamadığı kitlelere ulaşarak alana yayılması amacıyla düzenlenen pikniklerin Strasbourg ayağı bu temel amaca uygun olarak örgütlendi. Piknik öncesinde Strasbourg içinde ve semtlerinde bulunan esnaflar dolaşılarak kampanya anlatıldı, afişleme yapıldı, imza toplandı ve bilet satıldı.

Çalışmanın sonraki evresinde evler vardı. Akşamları belediye konutlarında oturan Türkiyelilere gidilerek, imza toplandı, bilet satıldı ve kampanya anlatıldı.

Piknik alanı için öncesinde belediye ile bir kez, polisle ise iki kez konuşulmasına ve “ok” alınmasına rağmen, etkinliğe iki hafta kala belediye başkanının ırkçı tutumuyla pikniği yasakladığını açıklaması, yeni bir yer bulunması, sonrasında ise önceden yapılan afişlerin yenileriyle değiştirilmesi sırasında kaybolan bir haftalık zaman, Strasbourg çevresini ve diğer şehirleri dolaşmamızı engelledi. Ancak, buna rağmen şehrin çevresinde bulunan ve eskiden bu yana ilişkimizin olduğu alanlar dolaşılarak kampanya buralara da taşındı.

“Yoğun ve tempolu geçen bir çalışma dönemin ardından tatil öncesi 'Alınterimle Buradayım' kampanyası çerçevesinde düzenlediğimiz pikniğimizde buluştuk” sözleriyle başlayan etkinliğin açılış konuşmasında pikniğin kampanyanın yayılması ve Avrupa'da giderek yaygınlaşan bireycileşmeye ve duyarsızlaşmaya karşı düzenlendiği vurgulandı.

Açılış konuşmasından sonra sahne alan Grup Direniş söylediği halk türkülerinden sonra çektirdiği halayla coşkuyu arttırdı.

Yaşanacak Dünya adına yapılan konuşmada, Avrupa burjuvazisinin vasıfsız iş gücüne olan ihtiyacının azalmasıyla birlikte 40 yıl önce davul-zurnayla karşılanan göçmen işçi ve emekçilerin bugün hedefe konulduğuna dikkat çekilerek, burada kuşaklar eskiten devasa bir kitleye reva görülen bu durumun burjuvazinin gerçek yüzünü gösterdiği vurgulandı.

Göçmenlere yönelik düzenlenen ırkçı saldırıların ve sosyal hak gasplarının sayısında giderek artış yaşandığının altının çizildiği konuşmada, söz konusu saldırıların önümüzdeki dönemde daha da artacağı, bu büyük tehlikenin sadece bir ulusun göçmenlerini veya belirli bir yaş grubunu kapsamadığı, tüm ulusların göçmen işçi ve emekçileriyle, yaşlı-genç ayrımı yapmadan gelmekte olan saldırıya karşı tüm göçmenlerin ortak mücadelesinin zorunluluğuna dikkat çekildi ve bundan sonrası için söz konusu saldırılara karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Alınterimle Buradayım Strasbourg

Konuşmadan sonra programda yer alan davul-zurna ile kardeşlik halayına duruldu.

Verilen aradan sonra sahneye Strasbourg Üniversitesi Öğretim Görevlisi Stephane de Tapia çıktı. Tapia yaptığı konuşmada, Sarkozy'nin cumhurbaşkanlığı, partisi UMP'nin ise genel seçimleri kazanmasının Fransız halkının gericileştiğinin açık göstergesi olduğunu söyleyerek, “Kendi topraklarında yaşayan göçmen işçi ve emekçilere yapılan saldırılara karşı çıkmayan bir halk asla özgür olamaz” dedi. Göçmenlerin haklarının korunması ve yenilerinin kazanılması için sadece göçmenlerin mücadele vermesinin o ülke yurttaşlarının ayıbı olduğuna vurgu yapan Tapia, ortak mücadelenin örülmesinin önemine işaret etti.

Konuşmasının sonunda “Fransa'da yaşayan göçmenleri çok büyük bir tehlike bekliyor. Sarkozy'nin cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte göçmenlere yönelik saldırılar da büyük bir artış olacak. Göçmen işçi ve emekçilerin yararına olan tüm yasalar baştan aşağı değişecek. Bu tehlikeye karşı hiçbir ayrım yapmadan ortak bir mücadele vermek gerekiyor” diyen Tapia, göçmen veya “yerli” ayrımı yapmadan tüm emekçilerin ortak mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

Stephane de Tapia'nın konuşmasından sonra imza metni okunarak, tüm katılımcılardan imza istendi. Kitle içerisinde dolaşan kampanya çalışanları katılımcılarla hem sohbet etti hem de imza toplandı. Piknik boyunca 300'e yakın imza toplandı.

Hediyeleri arasında üç tane Yaşanacak Dünya Gazetesi aboneliğinin de bulunduğu çekiliş, katılımcılara hoş dakikalar yaşatırken, kitlenin birbiriyle ve sahneyle olan bağını da güçlendirdi.

REMZİ DE BİZİMLE...


Bir yoldaşın, Adnan Yücel'in “Çukurova Çeşitlemesi” kitabında yer alan baş eğmez komünist Remzi Basalak için yazılmış şiirini okuması, “denetleyen gözleri” piknik alanında bizlerle buluşturdu. Şiirden sonra “kavganın şairi Adnan Yücel'e ait olan bu şiir, bir eylem sonrasında gözaltına alınıp, işkenceyle alnı ezilerek ve dili kopartılarak katledilen yoldaşımız Remzi Basalak için yazılmıştır” açıklaması kitlenin alkışlarıyla karşılandı.

Alınterimle Buradayım Strasbourg piknikŞiirden sonra bir kez daha sahne alan Grup Direniş, katılımcıların ezici çoğunluğunu oluşturan genç kitlenin neredeyse hepsine halay çektirerek coşkuyu daha da arttırdı.

Piknik, programın sonunda yer alan Engin Nurşani'nin söylediği halk ezgileriyle son buldu.

Programın son bulmasından sonra çıkış kapısında kampanya bildirileri dağıtıp, imza topladığımız sırada sohbet etme fırsatı bulduğumuz herkes etkinliğe katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiriyordu. İmza föyünü görünce kendiliğinden gelip imza atanlar ve imza attıktan sonra arkadaşlarını da imza attırmak için getirenler, bu davranışlarıyla etkinliğe verdikleri notu sessiz olarak ifade ediyor gibiydiler.

Piknik çalışmasıyla kampanyayı bugüne kadar ulaşamadığımız kitlelere taşımış, açamadığımız alanlara açmış olduk. Ancak, bu daha başlangıç!

Şimdi önümüzde, yaz tatilinden hemen sonra Strasbourg içi ve çevresinde düzenleyeceğimiz paneller serisi, diğer ulusların göçmen örgütlülükleriyle bağ kurma ve ortak etkinlikler düzenleme amacı ve sonrasında düzenleyeceğimiz kitlesel kampanya gecesi duruyor...