Cuma, 8 Temmuz 2005 (20 yıl 10 ay önce)
İzmir'de, İZBETON ile Belediye-İş Sendikası arasında, yaklaşık 500 işçiyi kapsayan toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine, greve çıkıldı. "Bu İşyerinde Grev Vardır" pankartının İZBETON Genel Müdürlüğe önüne törenle asılmasıyla grev başladı.
Belediye-İş 6 No'lu Şube Başkanı Atilla Pasin, burada yaptığı konuşmada, belediye ile 6 aydan bu yana yaptıkları toplusözleşme görüşmelerinden sonuç çıkmadığını, 60 günlük sürenin dolması üzerine greve çıktıklarını bildirdi.
3 gün önce eylem vardı
İZBETON işçileri 5 Temmuz günü bir uyarı eylemi yapmışlardı. Yaklaşık 400 kişinin katıldığı eylemde işçiler sendika şubelerinin önünde toplanıp Konak’taki Büyükşehir Belediyesi‘ne kadar yürüdüler. Polisin işçilere sürekli olarak kaldırımdan yürümeleri uyarılarına rağmen, işçiler ısrarla Basmane – Konak yolunun gidiş şeridini trafiğe kapatarak yürüyüşe devam etti. Islık, alkış ve sloganların hiç kesilmediği, coşkunun çok yüksek olduğu eylemde işçiler, “İZBETON İşçisi Köle Değildir!”, “İş Ekmek Yoksa Barışda Yok!”, “Sokağa Eyleme Genel Greve!”, “İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız!” sloganlarını sıklıkla attılar. Büyükşehir önünde yapılan konuşmalardan sonra eylem bitirildi.
Eylemde, İZBETON işçileriyle konuştuk:
Yakup (9 yıllık İzbeton işçisi): Yaklaşık 7 aydır TİS görüşmeleri sürüyordu, belediye sıfır zam teklif ettiği gibi kazanılmış haklarımızı da geri almak istiyor. Ücretlerimiz sosyal yardımlarla birlikte 500-600 milyon, bunlar kaldırıldığında çıplak olarak 380-400 milyonu ancak buluyor. İZBETON işçisi bu parayla en ağır koşullarda çalışıyor ama bu belediyede aynı işi yapmadan bir milyar, bir buçuk milyar alanlarda var. Biz ücretlerimizin onların seviyesine çıkartılmasını istiyoruz.
Alınteri: Yani “Eşit işe eşit ücret” talebiniz var?
Yakup: Evet tamda anlatmak istediğim bu.
Alınteri: İzbeton dan önce nerelerde çalıştınız, kaç yıllık işçisiniz?
Yakup: Ben kendimi bildim bileli işçiyim. Bundan önce İstanbul’da, Coca Cola‘da çalıştım.
Alınteri: O zamandan beri işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşulları aynı değil mi? Bu koşulları nasıl değiştireceğiz?
Yakup: Valla her koşulda mücadele etmeliyiz. Bugün biz eylemdeyiz, greve çıkacağız yarın başka eylemler. İşçi sınıfı hayatı boyunca mücadele etmek zorunda.
Alınteri: Kaç yıllık işçisiniz?
Kazım: Yirmi beş yıllık işçiyim, beş yıldan beride İZBETON'dayım .
Alınteri: Grev sürecine nasıl gelindi?
Kazım: Ben daha önce GÖÇAY ve KUTLUTAŞ’ta çalıştım buralarda da asfalt üretimi ve asfaltlama işleri yapıyorduk. Çalışma koşulları ağır ücretlerde düşüktü ama hiç değilse sıcağın altında asfalt kokusunun içindeki işçiye yoğurt, ayran verirlerdi. Bu belediye bizim yoğurt hakkımızı bile geri almak istiyor. Birileri çift sarılı yumurta yerken, bizden yumurta esirgeniyor .
Fikret: Belediyeciliği bildiğini sanan Hasan Mani işçinin alınteriyle nasıl bu kadar basitce oynayabiliyor. Daha önce görev yaptığı Antep ve Ankara belediyelerindeki gibi buradaki tüm kadrolu işçileri taşeron yapmak için mi uğraşıyor? Ama şunu söyleyeyim İZBETON işçisi kalifiye işçidir. Taşeron şirketler bizim yaptığımız kalitede işler yapamaz. Aslında bunu belediyede biliyor ancak onlar kendi yandaşlarının şirketlerini memnun etmeye çalışıyor. Bizim yaptığımız işler ortadadır, biz İzmir’in tüm yükünü sırtımızda taşıdık taşıyoruz. İzbeton yapılan işlerin dosyasıdır.
Alınteri: Ne zamandan beri İzbeton işçisisin?
Deniz: Ben daha yeni girdim. Sözleşmeliyim. Ama sendikayla birlikte eylemde yer almak istedim. Çünkü çıkarlarımız ortak. Erzurum‘dan göç ettik, burada yaşamaya geldim. Ancak mücadele etmeden yaşamak olmuyor.