Sendikal ihanet işbaşında

Almanya'da 800 bin metal ve elektronik işçisini kapsayan TİS'ler satıldı!..

DÜNYA
Cumartesi, 12 Mayıs 2007 (18 yıl 11 ay önce)

Almanya’da metal sektöründe Nisan ayında başlayan TİS görüşmeleri tıkanmış, sendika uyarı grevlerinin düğmesine basmıştı. Ancak daha uyarı grevlerinin başındaki tavrı, bu sürecin nereye evrileceğini gösteriyordu!

Grevler parça parça yapılmış, bu edilgen ve baştan hesaplı anlayış 1 Mayıs alanlarındaki sönüklüğe de yansımıştı!

Gelinen noktada sendika patronlarla anlaştı! Anlaşma beklenildiği gibi yüzde 4.1 oranında ücret zammı ile bağıtlandı. Henüz sendika kurullarında oylamadan geçmiş olmasa da bu süreç fiilen bitirildi!

Yapılan anlaşmanın diğer maddeleri kamuoyuna yansımış olmasa da, ücret maddesinin ilk yıl için 4.1 oranında zam şeklinde bağlandığı açıklandı! Sendikanın bu süreçteki talebi yüzde 6.5 oranında bir zamdı.

Bu oran bile sektördeki üretkenlik artışı ile kıyaslandığında aslında reel olarak yüzde 2.4’lik bir artışa tekabül ediyordu! Ve özünde işçinin cebine birkaç euro daha girmesi dışında bir anlam taşımıyor! Ki bu oran üzerinden bir anlaşma yapılmış olsaydı bile o artış da işçinin cebine girmeden, 2007 yılında yürürlüğe giren; KDV artışı, vergi reformlarıyla getirilen kısıtlamalar, sosyal sigorta aidatlarının yükseltilmesi gibi harcamalarla eriyip gidecekti.

Ancak yapılan anlaşma bunun da gerisinde yüzde 4.1! Sözünü ettiğimiz nedenlere, tüketim maddelerindeki fiyat artışları vs. de eklediğimizde 4.1 oranındaki ücret artışı özünde sıfır oranında bir “zamdır”!

Almanya’da işçi sınıfı, sermeyenin özellikle üretimi ucuz işgücü bölgelerine taşıyacağına, fabrikayı kapatacağına dönük tehditleri karşısında edilgenliğini henüz kırmış değil! Sendikalar ise bu tehdidin sınıf içinde özümsenmesi için ellerinden geleni yapıyorlar!

Süreci “ortalama çözüm”, “sosyal plan” felsefesi ile yöneterek, sermaye açısından sancısızca yaşanması için ellerinden geleni yapıyorlar! Fakat bunun sonu yoktur! Keza bıçağın kemiğe dayanmasına az kaldı!

Almanya’da metal grevleri böyle sonuçlanırken şimdi de işçi çıkarmaya giden Telekom sektöründe başladı grevler! Sendikalar bu grevleri de bir “sosyal plan”a bağlamaya çalışacaklardır! Buna izin vermemek işçi sınıfının kendi bağımsız çizgisini konuşturmaktan geçiyor!

Diğer ülkeler!


İngiltere’de ulaşım sektöründe, Çek Cumhuriyeti’nde otomotiv sektöründe Nisan ayında gündeme gelen Toplu İş Sözleşmeleri ile dayatılan kölelik koşullarına karşı günlük grevler, Portekiz’de ise esnek çalışma yasalarına karşı genel grev gündemde. Mayıs ayı uyarı grevleri ile başladı.

Tekeller tasarruf adı altında karlarını katlayarak büyütme saldırganlığı içindeler. Bunun biricik yolu işçilerin haklarının gaspıdır! Ücretlerin düşürülmesi, taşeronlaştırma, mesailerin üretimin ihtiyaçlarına göre esnekleştirilmesi!..

Üretimin parçalanması, işten atmalar, üretimi ucuz işgücü alanlarına kaydırma tehditleri, sosyal hakların budanması… gibi emeğin kazanımlarının kökten kazınıp atılmasına dönük pervarsızlık dizginlerinden boşanmış durumda.

İşçi sınıfı tarihsel deneyimleri ile konuşmalı!


İşçi sınıfı emeğinin gücüyle onlarca yıllık mücadele sonucu elde ettiklerini kaybetmemek için harekete geçip, grev silahını düşmanına doğrultuyor. Fakat bu silahın sendikalar eliyle titrek kullanımı sonucu hak kayıplarının önü alınabilmiş değil.

Elindekini kaybetmemek ve savunma refleksi ile de olsa, yüzbinler sarsılan konumlarını korumak için greve çıkıyorlar. Çek Cumhuriyeti’nde Volkswagen’e ait Skoda’da yaşanan grev örneğinde de olduğu gibi üretimin ucuz işgücü alanlarına kaydırılması da sermayeyi artık kurtarmıyor.

Bu açıdan pazarlık masalarının sınıfın eylemiyle zorlanıp, grev silahıyla inisiyatifin bizzat sınıfın eline geçmesi bir zorunluluktur! Bu işçi sınıfının tarihsel bir çıkışı olacaktır! Bunu yaratacak bir sınıf örgütlenmesinden bugün sözedemesek de hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği de ortadadır!

Genel grev, genel direniş!


Dayatılan kölelik koşulları eylemli çıkışları tetikliyor. Emperyalist tekelleri sıkıştıracak sınıf iradesi bütün bunların içerisinden süzülüp gelişecektir.

Hem daha fazla çalışacağız, hem de ücretlerimiz yerinde bile saymayıp, özünde daha da gerileyecek! Bu pervasızlık karşısında koyacağımız kararlı duruş bizi dilenci yerine koyanların bunun öyle kolay olmadığını anlamalarını sağlayacaktır!

İlk dalga uyarı grevleri biçiminde yayılıyor. Daha fazlası bir birini tetikleyecek süresiz genel grevlerin ortaya çıkması ile mümkündür. Bunun ise militan bir mücadele hattı üzerinden örülmesi zorunludur. Tek tek ülkelerde ve her yerde…