Almanya'da 800 bin metal ve elektronik işçisini kapsayan TİS'ler satıldı!..
Almanya’da metal sektöründe Nisan ayında başlayan TİS görüşmeleri tıkanmış, sendika uyarı grevlerinin düğmesine basmıştı. Ancak daha uyarı grevlerinin başındaki tavrı, bu sürecin nereye evrileceğini gösteriyordu!
Grevler parça parça yapılmış, bu edilgen ve baştan hesaplı anlayış 1 Mayıs alanlarındaki sönüklüğe de yansımıştı!
Gelinen noktada sendika patronlarla anlaştı! Anlaşma beklenildiği gibi yüzde 4.1 oranında ücret zammı ile bağıtlandı. Henüz sendika kurullarında oylamadan geçmiş olmasa da bu süreç fiilen bitirildi!
Yapılan anlaşmanın diğer maddeleri kamuoyuna yansımış olmasa da, ücret maddesinin ilk yıl için 4.1 oranında zam şeklinde bağlandığı açıklandı! Sendikanın bu süreçteki talebi yüzde 6.5 oranında bir zamdı.
Bu oran bile sektördeki üretkenlik artışı ile kıyaslandığında aslında reel olarak yüzde 2.4’lik bir artışa tekabül ediyordu! Ve özünde işçinin cebine birkaç euro daha girmesi dışında bir anlam taşımıyor! Ki bu oran üzerinden bir anlaşma yapılmış olsaydı bile o artış da işçinin cebine girmeden, 2007 yılında yürürlüğe giren; KDV artışı, vergi reformlarıyla getirilen kısıtlamalar, sosyal sigorta aidatlarının yükseltilmesi gibi harcamalarla eriyip gidecekti.
Ancak yapılan anlaşma bunun da gerisinde yüzde 4.1! Sözünü ettiğimiz nedenlere, tüketim maddelerindeki fiyat artışları vs. de eklediğimizde 4.1 oranındaki ücret artışı özünde sıfır oranında bir “zamdır”!
Almanya’da işçi sınıfı, sermeyenin özellikle üretimi ucuz işgücü bölgelerine taşıyacağına, fabrikayı kapatacağına dönük tehditleri karşısında edilgenliğini henüz kırmış değil! Sendikalar ise bu tehdidin sınıf içinde özümsenmesi için ellerinden geleni yapıyorlar!
Süreci “ortalama çözüm”, “sosyal plan” felsefesi ile yöneterek, sermaye açısından sancısızca yaşanması için ellerinden geleni yapıyorlar! Fakat bunun sonu yoktur! Keza bıçağın kemiğe dayanmasına az kaldı!
Almanya’da metal grevleri böyle sonuçlanırken şimdi de işçi çıkarmaya giden Telekom sektöründe başladı grevler! Sendikalar bu grevleri de bir “sosyal plan”a bağlamaya çalışacaklardır! Buna izin vermemek işçi sınıfının kendi bağımsız çizgisini konuşturmaktan geçiyor!