Stuttgart’ta kampanya buluşması

Alınterimle Buradayım paneli Köln‘den sonra, 14 Nisan günü Stuttgart‘ta da yapıldı.

DÜNYA
Pazartesi, 16 Nisan 2007 (19 yıl 3 saat önce)

Şehir merkezindeki Treffpunkt (Buluşma Noktası) binasında yapılan panel, Freier Chor Stuttgart‘ın Almanca-Türkçe enternasyonal ezgileriyle açıldı.

10 yaşındaki koro elemanının Kardeşin Duymaz şarkısına saksafonla eşlik etmesi ve saksafon-mandolin bileşimi etkileyiciydi. Yine Bella-Çav şarkısının Türkçe, İtalyanca ve Almanca okunması ve mandolin-gitar ikilisi Latin rüzgarları estirdi. Koronun Türkçe şarkıyı düzgün bir aksanla okuması, herkeste iyi çalışıldığı duygusu uyandırdı.

İlk konuşmacı Abbas Smida, sınıfın ekonomik talepleri içerisinde sendikal hareketin doğuşu, sendikaların politik mücadele içindeki rolüne değindi. İngiltere vb. yerlerde partilerin sendikalardan doğuşu, buna karşılık Latin Amerika ülkelerinde partileri sendikaların kurmuş olması gibi farklı süreçleri karşılaştırdı. Konuşmasını şu yorumla bitirdi:

“Bugün kendine devrimciyim diyenler, ekonomist yapısından dolayı sendikalardan uzak duruyorlar. Tam tersine sendikaların içinde örgütlenmek çok önemli“
İkinci konuşmacı Tamer Dursun konuşmasına pedagojik bir yöntemle başladı. Yönelttiği her soruda “Evet“ yanıtı için ayağa kalkılmasını istedi. “Buraya zorla mı getirildiniz?“, “Jugendamt’i tanıyor musunuz?“, “Olanaklarınız olsa ülkeye döner miydiniz?“, “Dininizle ve milliyetinizle gurur duyuyor musunuz?“ vb. Daha sonra, “Aile tek başında yeterli olmaz, belirleyici olan sosyal ortamdır“ vurgusuyla dünya ölçeğinde çocukların ve gençlerin yaşadığı açlık, yoksulluk ve şiddet gibi temel sorunları verilerle anlatan bir vizyon gösterimi yaptı. Son olarak çocuğun kişiliğine saygılı olmak, ona pratikte davranışlarla örnek olmak gibi önerilerde bulundu.

Üçüncü konuşmacı Yaşanacak Dünya temsilcisiydi. Göçmenlik olgusunu tarihsel çizgileriyle anlattıktan sonra, sermayenin neo-liberal yeniden yapılanmasında göçmen emeğinin oynadığı rol, üretimin parçalı hale gelmesi, göçmen emeğinin satrançtaki piyon taşı gibi sermayenin ihtiyaçlarına göre oradan oraya sürülmesine değindi.

Göçmenlerin ilk geldikleri dönemde sendikalar gibi daha sınıfsal karakterde örgütlere yönelirken şimdi köy dernekleri gibi cemaat ilişkilerine doğru çekilmesini bir olgu olarak ortaya koydu.

Fransa ve Almanya süreçleri arasında bir karşılaştırma yaptı. Fransa’nın işgücü açığını baştan beri kendi sömürgelerinden kapattığını, Almanya’da ise savaş sonrası yıkımdan doğan işgücü açığının Türkiye’de kırların çözülmesi ile işsiz kalan kitle üzerinden devletler arası anlaşmalarla karşılandığını belirtti.

Kampanyanın nasıl yürütüldüğüne ilişkin soru üzerine, kampanyanın çeşitli hareketlerle ilişkisini kurmaya çalıştı. Sosyal Forum toplantılarında kampanyanın dile getirilmesi ve tanıtımı, Fransa’da Sarkozy Karşıtı Platform, Almanya’da Otomotiv İşçileri Sempozyumu‘na katılım gibi örnekler verdi ve şu sözlerle bitirdi:
Bu kampanyayı yıl sonunda Avrupa Parlamentosu önünde, geniş kesimlerin katıldığı bir eylemle noktalamak istiyoruz. Talepler konusunda ortaklaşırsak, yeni bir imza metni çıkarırız…