Nijer'de kadın olmak

Salt "kara kıta" değil dünyaya ait bir gerçek bu. Parçasıyız, değiştiricisi de olacağız...

KADIN
Perşembe, 15 Mart 2007 (19 yıl 4 ay önce)

Dünyanın en fakir ülkelerinden açlık ve susuzluğun pençesi altındaki Nijer’de, hayatın bütün ağır yükünü kadınlar taşıyor. Kız çocukları küçü yaşta sünnet ediliyor, 13 yaşında evlendiriliyor, çocuk yaşta 'anne' oluyorlar.

Orta Afrika ülkelerinden 12 milyon nüfuslu Nijer son yıllarda yaşadığı kuraklık ve çekirge istilasının ardından dünya kamuoyunun gündemine geldi.

1960 yılına kadar Fransa’nın sömürgesi ve nüfusunun çoğunluğu Müslüman, topraklarının yüzde 88’i ise çöl olan ülkede, nüfusun üçte biri açlık tehlikesiyle karşıya karşıya bulunuyor.

Yetersiz beslenen yaklaşık bir milyon çocuktan 150 bininin geçen yıl öldüğü Nijer’de, halen 280 bin çocuğun da ölümle burun buruna geldiği belirtiliyor.

Bebek ölüm oranının binde 257, ortalama yaşam süresinin ise 39 olduğu ülkede, kadın olmanın diğer bir adı bu ülkedeki kadınlar tarafından 'ızdırap' olarak adlandırılıyor.

Bebek yaşta ölmeyen 4 çocuktan 3’ü olarak yaşamlarını devam ettirme şansı yakalayan çocuklardan, kız olanların çilesi 6 yaşlarında başlıyor.

Nüfusunun yüzde 15’i şehirlerde, yüzde 85’i ise kırsal kesimde yaşayan Nijer’de, kız çocukları 6 yaşına gelince evinin yükünü sırtlamaya başlıyor.

Sırtına bağladığı küçük kardeşiyle birlikte kırsalda tarlalarda çalışmaya başlayan minik kız çocukları, şehirlerde ise ellerine aldıkları tabakları yemek artıklarıyla doldurmak için hayat kavgası veriyor.

Ülkenin başkenti Niamey sokaklarında binlerce 6-9 yaş arasındaki kız çocuğu, sırtlarına bağladıkları kardeşleriyle lokantaların önlerinde bekliyor; açık alandaki lokantalarda yemek yiyenlerin geride bıraktıkları artıkları almak ve evlerine götürmek için mücadele veriyor.

Ülkede ücretsiz iş gücü olarak da görülen kadın, evinin işini görüyor, ısınma ve yemek yapmada kullanmak için ağaç topluyor, tarlada çalışıyor, çocuk bakıyor ve hayatın bütün yükünü sırtına alarak kocasına ve ailesine hizmet ediyor.

Çok eşli evliliğin yaygın olduğu ülkede, kadının hayatın tüm yükünü sırtına alması ise yine anlam ifade etmiyor Nijer’de. Çünkü, kadının bu yaşamı da kocasının iki dudağı arasında...

Evlenmenin 30 avro gibi düşük fiyata mal olduğu ülkede, evin erkeği ikinci, üçüncü, hatta dördüncü evliliğini yapabiliyor. Kadın, kocasının bu evliliklerine itiraz etme şansına sahip değil.

Eğer erkek, beşinci kez evlenmek istiyorsa, eşlerinden birini boşayarak, sokağa terk ediyor. Nijer’de kocası tarafından terk edilen ve ailelerinin de bakmadığı çok sayıda kadın sokaklarda açlıktan ölmemek için mücadele ediyor.

Nijer genelinde okuma yazma bilen yüzde 13 oranındayken, bu durum kadınlarda yüzde 6’lara kadar düşüyor.

İNSANIN KANINI DONDURAN GELENEK


Nijer’de kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesi ise bu ülkede yaşanan dramın bir başka ayrıntısı. Kız çocukları hayatın ne olduğunu anlamadan en fazla 13 yaşlarında evlendiriliyor.

Erkek çocuklarını evlendiren aileler, gelinlerini daha çok hayatın yüküne omuz vermeleri için erkenden almayı tercih ediyorlar. Erken yaşta evlenen kız çocukları ise küçük yaşta doğum yapmaya zorlanıyor.

Ülke genelinde 200 doktorun bulunduğu ve bu doktorlardan sadece 4’ünün kadın doğum uzmanı olduğu Nijer’de, doğumların yüzde 85’i kırsal kesimde ilkel koşullarda gerçekleştiriliyor.

Yanlış ve zorla doğum sırasında mesaneyle hazne arasında yırtık oluşması sonucu kadınlar fistül (idrar kaçırma) hastalığına yakalanıyor. Bu ülkede, fistül hastalığına yakalanan kadının yaşamı ise ölümden daha beter hale geliyor.

Fistül hastalığına yakalanan kadın, kocası tarafından çocuğuyla birlikte sokağa terk ediliyor. Sokağa terk edilen kadınlara aileleri de sahip çıkmıyor. Yine bu kadınlar koktukları için toplum tarafından da dışlanarak yalnızlığa terk ediliyorlar.

Çoğu şehirlerin dışında, ağaçların altında gündüzleri çocuklarıyla vakit geçiren bu kadınlar, geceleri ise çöplerden topladıkları yiyeceklerle hayatta kalmanın mücadelesini veriyorlar.

Sağlık Bakanlığı yetkilileri, 12 milyon nüfuslu ülkede 200 binin üzerinde fistül hastası kadının bulunduğunu belirtiyorlar.

KADIN SÜNNETİ


Nijer’de bir başka dram ise Afrika kıtasının bir çok ülkesinde kızların sünnet ettirilmesi. Nijer hükümetince yasaklandığı belirtilen bu uygulamanın halen ülkenin kırsal kesimlerinde sürdürüldüğü belirtiliyor.

Nijer Sağlık Bakanlığı yetkilileri, ülke genelinde kadınların yüzde 5 ila 30’unun sünnet edilmiş olduğunu açıklıyor.

Yetkililer, UNICEF’le birlikte ülkede kadın sünnetinin sona erdirilmesi için medya, dini liderler ve kamu görevlileri ile birlikte duyarlılık yaratma kampanyaları yürüttüklerini kaydettiler.