Perşembe, 8 Mart 2007 (19 yıl 1 ay önce)
İsviçre sağlık sistemi bir dizi yapısal değişikliklerin eşiğinde bulunuyor. Oluşturulan halk inisiyatifi, 100'e yakın sigorta kuruluşunun bulunduğu sağlık "sektör"ünde tek bir sağlık sigortasının bulunmasını talep ederek, halk oylamasına giden sürecin önünü açtı.
Bir çok tartışmaların yaşandığı sağlık alanı, var olan sağlık sigortası kuruluşlarının milyarlarca frankı cebe indirdikleri iştah açan bir "sektör" durumunda.
Dolayısıyla da sigortalar, konfederasyonun denetiminde bulunacak olan tek bir sigorta kuruluşuna karşı çıkıyorlar.
Gelire göre prim
Yürürlükteki yasayı baz alan özel sigorta kuruluşları, sözüm ona
"rekabete" dayalı hizmet anlayışıyla
"kaliteli" sağlık hizmeti sunduklarını iddia ediyorlar.
Parasız ve zorunlu olması gereken sağlık hizmetleri, özel sigortaların sözbirliğiyle 100 firmalık bir kartel piyasasına dönüşmüş durumda.
Yaşlı ve sağlık sorunları olan hastalar, sigorta kuruluşları/şirketleri tarafından kabul edilmez ve zorluklarla boğuşmak durumunda bırakılırken, genç ve sağlıklı insanlar bu şirketlerin hedefi olan kazanç getiren
"müşteri" konumuna düşürülmüştür.
Yürürlükteki sistemle gelir düzeyi yüksek tabakalar da asgari ücretle geçinmek zorunda olanlar kadar prim ödemektedirler. Ücretlilerin aylığının önemli bir kısmını kapsayan sigorta primleri, alım gücünü düşüren önemli bir faktör durumundadır.
1999’dan bu yana prim oranlarında yüzde 51 civarında bir artış gerçekleşmesine rağmen, konfederasyon vergi gelirlerinden açıkları sübvanse etmektedir. Prim artışlarından elde edilen ek gelirlerin ise kimlerin kasasına gittiği açıktır.
İsviçre sağlık hizmetlerinde OECD ülkeleri içerisinde de Yunanistan’dan sonra en pahalı 2. ülke konumundadır.
Meslek odaları ve sendikalardan evet oyu
Sigorta primlerinin kişinin gelir durumuna göre belirleneceği, yönetim kademesinin de sigortalı, sigortacı ve konfederasyon yetkililerinden oluşan heyet tarafından oluşturulacağı yeni sistemde, ayrımcı uygulamalara son verilerek hizmet kalitesinin ve alanının arttırılması hedefleniyor.
11 Mart’a oylanacak olan değişiklikler, aralarında sendikaların ve sağlık alanında örgütlü bulunan meslek odaları ve kuruluşların bulunduğu geniş bir çevre tarafından destekleniyor.
Oy kullanma yetkisine sahip Türkiye ve Kürdistanlıların, yasa oylamasında evet oyu vermesi, sağlıkta yeniden yapılandırmaya katkı sunacak, çalışanlar yararına yürürlüğe girecek yasaya destek olacaktır.