Çarşamba, 7 Mart 2007 (19 yıl 1 ay önce)
Kopenhag'da işgali vahşice bastırarak intikam histerisiyle işgal evini, iş makineleri ve kepçelerle yıkan Danimarka devleti son işgal evi sendromundan kurtulduğunu sanmakta.
İsgal evinin tarihinin ezikliğini yaşayan burjuvazi güneşi balçıkla sıvamaya çalışırken, yüzündeki kanı silmeyi unuttu. Asırlık tarihi bina da alınan karar hala emekçi kadınların kurtuluşuna ışık tutuyor.
1910'nun ABİDESİ
Daha öncelerin Halk Evi olarak bir çok işçi direnişinin örgütlendiği, yüzlerce işçiye ev sahipliği yapan Jagt veg 69 numaralı bina, 1910 yılında
Clara Zetkin'in önderliğinde 16 ayrı ülkeden seçkin komünist kadınları ağırlamıştı. O toplantıda Chikago tekstil grevinde katledilen kadınların anısına 8 Mart'ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olması kararlaştırıldı.
Lenin ve
Roza Luxemburg'un toplantılar düzenlediği, Norrebro semtinin simgesi olan bina, belediye tarafından çeşitli vesilelerle tahliyesi istenince 1982 yılında otonomcu gruplarca tekrar işgal edildi.
Yirmi beş yıllık işgale tahamülsüz olan sosyal demokrat belediye, binanın boşaltılmasına karar kılınca, direnişle yanıt aldı.
Polisin sabaha karşı gerçekleştirdiği vahşi saldırısına yanıt uluslararası boyutta oldu.
NEW YORK'tan VENEDİK'e DİRENİŞ
Direnişe katılmak için Danimarka dışından gelenlerle polis arasında çıkan çatışmada 150 yabancı uyruklu gösterici de tutuklandı.
Polisin tavrını protesto amaçlı New York'ta yapılan gösteriyle dayanışma mesajı iletilirken, Venedik Danimarka Konsolosluğu da işgal edildi.
Aynı gün İsveçli otonomcuların protestosuna polis saldırınca çatışmalar yaşandı.
Ungdomshuset'a (Gençlik Evi) burjuvazinin saldırılarına karşı küçükte olsa uluslararası direniş ve karşı duruşun örülmesi anlamlıdır.
Eylemler Kopenhag Cezaevi önünde devam ediyor. Cezaevi önünde toplanan binlerce kişi sık sık tutuklanan
600 kişiye koşulsuz özgürlük sloganını atarak halen direnişe devam etmekte...