"İnsanım, kadınım, anneyim..."

8 Mart, eşit haklar ve kadın kimliğinin doğru algılanması için atılan bir çığlıktır

KADIN
Çarşamba, 7 Mart 2018 (8 yıl 2 ay önce)

23 yıllık tiyatro emekçisi Duygu İhtiyar ile emekçi bir kadın olarak yaşamı ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü üzerine konuştuk.



 



Alınteri: Kendinizi tanıtır mısınız?



Duygu İhtiyar: 1977 Ankara doğumlu iki çocuk annesiyim. Tiyatro emekçisiyim, alaylıyım.



 



Alınteri: 23 yıllık tiyatro emekçisiyim, dediniz. Ne tür oyunlar sergiliyorsunuz?



Duygu İhtiyar: Aynı zamanda drama eğitmeni ve oyun metni yazarıyım. Tiyatro hayatımın merkezi oldu hep. Hem geçimimi sağladığım hem de sosyal sorumluluk taşıyan tam çalışmalarımı insanlara aktarabildiğim, dokunabildiğim yaşam biçimim aslında. Günümüz sorunlarının başında yer alan, günden güne daha korkunç hale gelen, normalleştirilmeye çalışılan kadın ve çocuk sorunlarında farkındalık yaratmak, duyarlılık artırmak adına kaleme alıp sahneye taşıdığım “Bir kaburga sancısı” ve “Sessiz ol!” adlı oyunlarım daha fazla insana ulaşabilmenin en etkili yolu oldu benim için...



İnsanım... Kadınım... Anneyim... Tüm bu sorunlara sessiz kalabilmem mümkün değil. Hayatı elinden alınmış, yok sayılmış nice kadın ve çocuk varken bir tiyatro emekçisi olarak üzerime düşen görev insanlara bunu aktarmak. Duyarlılık artırmak. Onların çıkaramadıkları ses olmak. Sadece sahnenin yeterli olmadığını düşünmeye başladığımda Gezi süreci çiindeydik. 36 forum ve sokak sokak, park park gezerek her gün oyunlarımı oynadım. Ben bir isem bin olabilmek için... Korkunun onların en güçlü silahı olduğunu anlatabilmek için... Kadınların isterlerse kendi güçlerinin farkına varırlarsa düzeni bile değiştirebileceklerini görmeleri için... Tüm bu kadın ve çocuk sorunları üzerine çalışmalar yaparken bir kadın olarak özel ve sosyal yaşantında birçok sorunla karşılaştım. Fakat gücümün farkındayım. Yaşadığım tüm olumsuzluk ve engelerin önümde set olarak durmasına asla izin vermedim. Bu süreçte 14 yıllık evliliğimi bitirdim. Güzel günler gelecek elbette.



Bu inancım doğrultusunda yürüyorum. Biliyorum ki bir tek yürek birçok güzelliğe açılan kapı olabiliyor. Yaşayarak gördüm. Bugün hala çalışmalarıma devam ediyorum.



 



Alınteri: Sadece sahnede farkındalık yaratmak yeterli mi?



Duygu İhtiyar: Hayır, tabii ki yeterli değil. Farkındalık yaratmanın yeterli olmadığı ve insanlara dokunmanın daha geniş kapsamlı çalışmalar yapılabileceğini gördüm. Bu nedenle “Kadın ve Çocuk Yaşamı Destekleme Derneği” adında bir oluşum başlattım. Henüz kuruluş aşamasında olan derneğimiz, başlatacağımız çalışmalarla mağdur kadın ve çocuklar için yaşamsal tüm koşulların sağlanmasını hedefledik.





Alınteri: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü sizin için ne ifade ediyor?



Duygu İhtiyar: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü... Kadınların cinsiyet ayrımcılığına karşı başkaldırısının adıdır. Eşit haklar, eşit çalışma hakları, eşit ücret ve toplumda kadın kimliğinin doğru algılanması adına atılan bir çığlıktır.





Kadınların bu haklı taleplerinin kabul görmesi için verilen mücadeleyi hiçe sayıp çiçek çikolatayla, süslü hediye ve kutlamalarla günün özünün anlamından uzaklaştırmasına karşıyım.