Yeni torba tasarı, "betonlaşmayı ve silahlanmayı finanse etmek için doğa ve toplumdan para kazanmayı" hedefliyor
Önder Algedik
Bugün (31 Ekim) TBMM’ye 802 sayılı torba kanun geliyor. Tam adı “Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”. Böyle olunca sanki iki vergi düzenlemesi yapacaklar zannedilirsiniz. Değil. Tasarıya biz başlık versek herhalde adı “Bütçe açığını, betonlaşmayı ve silahlanmayı finanse etmek için doğa ve toplumdan para kazanma çorba kanun tasarısı” demek daha iyi olurdu. Azıcık maddeleri okusanız, gerekçelerine baksanız tasarının hiç de verilen başlık gibi olmadığı görebilirsiniz.
Zaten konuyu kimse anlamasın diye tasarı bir hayalet gibi komisyona geldi, 2 hafta da komisyondan çıktı.
Bu kadar basitleştirdiğimize bakmayın. Aslında tam bir çorba kanun. Anlamamız için tasarının genel kurula gelen halinden birkaç örnek verelim;
Size şimdi 15’e yakın maddeyi anlattım. Bu hali bile ne kadar çorba kanun olduğunu çok net gösteriyor.
Tasarının bütçe boyutu ise ayrı bir alem. 2017 yılı başında 47,4 milyar TL’lik bütçe açığı tahmin edilmiş. Bu limit şimdi aşılmış. Öyle olunca Hazine’nin biraz daha borçlanması istenmiş. Bizim 47,4 milyar 52,3 milyar TL’ye çıkmış. Tasarıda ise bu borcun üstüne 37 milyar TL daha ek borçlanma istenmiş. Yani 10 milyar dolar daha. Bizim 47,4 milyar TL açık için borç alma işi 89,2 milyar TL olmuş. Yani bütçe açığı artmış ama ne kadar artmış bilinmiyor. Ama bu artıştan fazla para isteniyor ve bu borçlanmanın ne için olduğu da bilinmiyor.
Sanki eve hırsız girmiş ama ne kadar almış bilmiyoruz diyebiliriz.
Türkiye dünyanın dördüncü büyük çimento üreticisi. Koca Çin, koca Hindistan ve koca ABD’nin arkasından geliyoruz. Şu an kişi başına 1 ton çimento üretiyoruz. 2015’te 78 milyon ton olan çimento üretimini 2023’de 100 milyon tona çıkartma gibi ülkenin hedefi var. Böyle bir durumda mevcut sektörü kollamak ve yeni inşaatların önünü açmak zorunda. Bu nedenle mevcut boş gökdelenlerin satılmayan dairelerinden emlak vergisi almak istemiyorlar. Madde 36 tam da bu. Benzer şekilde Madde 59 ile mevcut lojmanları satarak yıkıp yeni inşaatların önü açmak istiyorlar. Ayrıca kent çevresindeki tarım arazilerini açmaya, gerekçede de belirtildiği gibi “ekonomiye kazandırmaya” çalışıyorlar.
Ekonomiye kazandırma gerekçesi size saçma gelebilir. Ama daha saçması var. Madde 54’ün gerekçesinde “Türkiye’de mera, kışlak ve yaylak alanlarında büyük kayıplar olduğu, bunun sonucunda da tarımda kendi kendine yeten bir ülke konumundan birçok ürünü ithal eden bir duruma gelindiği, sanayinin hiçbir kural veya kaideye bağlı olmaksızın geliştirilmesinin yanlış olduğu, mera, yaylak ve kışlakların tahsis amacının kolayca değiştirilmesine cevaz veren Mera Kanununun 14 üncü maddesinin değiştirilmesi gerektiği,…” yazıyor. İnsan çok etkileniyor. Yaylalara kimseyi dokundurmayacaklarını zannettiniz değil mi? Yanıldınız. Çünkü bu gerekçe ile meralar organize sanayi bölgelerine, teknoloji geliştirme bölgelerine açılıyor. Yani meraları korumak yerine meraya tesis yapmak isteyene kolaylık sağlanıyor.
89,2 milyar TL’lik borçlanma, merayı, tarım arazisini betona açmak yetmezmiş gibi üstüne olağanüstü bir Motorlu Taşıtlar Vergisi artışı getiriliyor. Böylece 2015’te 9 milyar TL olan toplam MTV geliri şimdi 13,6 milyar TL’ye çıkıyor. 23, 24, 25, 26 ve 27 madde bununla ilgili. Ama 77. maddenin köşesine MTV’nin yüzde 20’si savunma sanayine gidecek deniyor. Yani siz dünyanın en pahalı benzinini arabanızda yakarken, arabanız ise MTV’si ile S-400 füzesi gibi silahların alımına aktarılabilecek. Yani araba ve petrolün ÖTV, MTV ve KDV’si ile köprüler yaptıran hükümet şimdi silah harcamasına kaynak yaratmış olacaklar.
Hükümet çok heyecanlı. Bütçe açığından daha fazla borç alıp harcayabileceği, toprağı, merayı satıp bir, beton döküp; iki, kat artışı verip; üç ve böylece kat ve kat kazanabileceği bir tasarıyı istiyor. Yetmiyor ellerinde kalan 50 bin lojmanı da satacaklar. Böylece kat artışı ile o elli bin belki beş yüz bin, belki beş milyon lüks daire olacak. Yetmeyecek, sizin toplu taşımanın olmadığı kentlerde aldığınız arabanın artan MTV’si ile silah alınabilecek. Ya da Haziran 2017’deki gibi TBMM’deki vekillerine ulaşıp, üretim reformu paketinde zeytine ve peynire sahip çıkıldığı gibi toprağa ve barışa sahip çıkacağız ve yine kazanacağız.
Duvar