Her ay otuz işçinin iş cinayetine kurban gittiği inşaat sektöründe başlayan örgütlenme çalışması imza kampanyasıyla devam edecek
Taşeron ağıyla bir ahtapot gibi sarmalanan inşaat sektöründe çalışmanın ölümle özdeşleştiğini biliyoruz. Her ay en az otuz işçinin, birkaç kuruşla sağlanacak güvenlik önlemleri alınmadığı için hayatını kaybettiğini... Ücretlerin düzenli ödenmediği, sosyal hakların-hiçbir iş güvencesinin olmadığı, sömürünün en kuralsız biçimlerle hüküm sürdüğü sektörde büyüyen bir öfke mayalanıyor.
İnşaat işçileri bu cehennemi koşullara artık boyun eğmeyeceklerini haykırıyorlar. Örgütlenmenin oldukça güç olduğu sektörde örgütlenme çalışmaları yürütüyorlar. Bu çalışmanın bir parçası olarak bir imza kampanyası başlatıyorlar. Bu kampanyanın açılışını da, bugün Kadıköy'de yaptıkları bir yürüyüş ve basın açıklamasıyla verdiler.
Saat 14:00'de (21 Şubat) Kadıköy Boğa'da bir araya gelen inşaat işçileri, yolu trafiğe kapatarak; pankartları, sloganları, çağrıları ile Rıhtım'a doğru yürüyerek, vapur iskelesine geldiler.
En önde "Siz sallayın biz yıkarız baba! İnşaat İşçilerinin Çocukları" pankartıyla işçi çocuklarının yer aldığı kortejde, ayrıca "Dünyayı biz inşa ediyoruz, altında yine biz kalıyoruz! Artık yeter! İnşaat İşçileri Sendika Girişimi " pankartı taşındı.
İşçi çocukları yürüyüş boyunca, "Çocuklar babaları ile gurur duyuyor!" , "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek!" , "Yaşasın işçilerin dayanışması!" sloganları atarak babalarının örgütlenme çalışmalarına destek verilmesini istediler.

Kadıköy halkı tarafından büyük bir ilgiyle karşılanan yürüyüş boyunca sloganlar hiç susmazken, aynı zamanda sesli ajitasyonlar da yapıldı. İşçiler yaptıkları ajitasyonlarda; artık ölmek istemediklerini, her güne bir arkadaşlarının ölüm haberini alacakları tedirginliğiyle başlamaktan bıktıklarını, hiçbir iş güvencelerinin olmadığı, kuralsız bir sömürünün hüküm sürdüğü koşullara karşı örgütleme çalışmalarına başladıklarını, bu çalışmalar kapsamında başlattıkları imza kampanyasının startını bugün verdiklerini, işçi ve emekçilerin bu çabalarına destek olmalarını beklediklerini haykırdılar. "Artık yeter!" diyen işçilerin konuşmaları, çevreden izleyenler tarafından alkışlarla karşılandı.

Taşıdıkları lolipoplarla, pankartları ve çocuklarıyla oldukça renkli ve canlı bir yürüyüş korteji oluşturan işçiler, Kadıköy İskele'de de ilgiyle karşılandılar. Basın açıklamalarını Türkçe ve Kürtçe okuyan işçiler, slogan ve alkışlarla karşılandılar.

Basın açıklamalarında koşullarını anlatarak örgütlenme seferberliğine girişeceklerini belirten işçilerden sonra sahne işçi çocuklarına bırakıldı. İşçi çocukları babaları için yazdıkları bir hip-hop parça seslendirdiler. Çocukların dinletisi, çevreden büyük bir ilgi ve sempatiyle izlendi.
Dinletiden sonra eylem "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!", "İnşaat işçisi köle değildir!", "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!" sloganlarıyla bitirildi.

İşçilerin basın açıklamasının Tükçe ve Kürtçe metinlerini yayınlıyoruz:
Biz inşaat işçileri, hiç bir hak ve hukukun olmadığı, kölelik koşullarının hüküm sürdüğü koşullarda çalışıyoruz. Torba yasalarla işçi sınıfının tümüne dayatılan esnek-güvencesiz çalışma, inşaat sektöründe yıllardır kalıcılaşmış, kural haline gelmiştir.
Bu kurallar, inşaat patronunun cebini şişirmeye, sömürüyü dizginsizleştirmesine hizmet ederken; biz inşaat işçileri için ise adına iş kazası denilen ve aslında herbiri birer cinayet olan ölümlerle özdeştir. İnşaat patronlarının para hırsı yüzünden ayda 30'dan fazla işçi arkadaşımızı iş cinayetlerine kurban veriyoruz.
Bu canice ve insanlık dışı çalışma koşullarına derhal son verilmelidir! Biz köle değiliz. Ölümlü iş kazasının yaşandığı şantiyeler derhal kapatılmalı, buna neden olan inşaat patronlarının bu alanda faaliyet yürütmeleri yasaklanmalıdır.
Taşeronluk, inşaat sektöründe kalıcılaşmış, kural haline gelmiştir. İnşaat patronları hiçbir sorumluluk almayarak bütün yükmlülüklerini taşeronun sırtına yüklemektedirler. Bu sistemin doğurduğu bütün hataların ceremesini ise biz inşaat işçileri çekmek zorunda kalıyoruz. Taşeronluk sistemi derhal kaldırılmalı, bütün işçilerin güvenceli çalışmasının önü açılmalıdır.
Bu çalışma koşullarında hiçbir inşaat işçisinin emekli olma şansı yoktur. Bize 65 yaşında bile inşaat şantiyelerinde çimento taşımamızı ve iskeleye çıkmamızı dayatıyorlar. Biz 65 yaşına geldiğimizde inşaatta hiçbir iş yapamayız. Emeklilik prim gün sayısı aşağı çekilmeli, primi dolduranın emekliliğinin önündeki engeller kadlırılmalıdır. Kısacası 65 yaş zorunluluğu ortadan kaldırılmalıdır.
İnşaat sektöründe bizlerin sigortasının düzenli yatırıldığı görülmüş şey değildir. Bir gün sigortamız yatırılırken; diğer gün yatırılmayabiliyor. Biz inşaat işçilerinin bu koşullar altında işsizlik sigortasından yararlanması mümkün değildir. İşsizlik sigortasında son 120 günün kesintisiz olarak yatırılması şartı kaldırılmalı, işsizlik sigortasından yararlanmamızın önü açılmalaıdır.
Biz işçilerin sorunları saymakla bitmeyecek kadar çoktur. Bizim dile getirdiğimiz bu talepler bizlerin en azından nefes almamızı sağlayacaktır. Bizler de bu talepler doğrultusunda bir imza kampanyası düzenleyeceğiz. Bu taleplerimizle Meclis önünde bir basın açıklaması gerçekleştireceğiz. Buradan öncelikli olarak işçi arkadaşlarımıza sesleniyoruz; taleplerimize sahip çıkalım, biz örgütlüysek bu talepleri alabiliriz!..
Metnin Kürtçesi: