"Bir numaralı şişe"yi kırmaya

GÜNCEL
Cumartesi, 27 Ağustos 2005 (20 yıl 9 ay önce)

Coca Cola işçileri 3 ayı aşkın bir süredir direniyor. Onlar, sendikal örgütlenme faaliyetlerinden dolayı işten atılan 5 arkadaşını yalnız bırakmayıp onurluca direnişe geçtiler. 20 Mayıs’ta Dudullu ve 17 Haziran’da Yenibosna’daki Cola işçileri de bu direnişe soluk oldular. Polis, direniş çadırlarına saldırdı; dinlemediler. 20 Temmuz’da Dudullu’daki Coca Cola Genel Müdürlüğü’ne haklarını savunmak için geldiklerinde, coplar ve gaz bombalarıyla engellenmeye, sindirilmeye çalışıldılar. Polis, direnen işçileri eşleri ve çocuklarıyla yerlerde sürükledi. Televizyon ve gazetelerde “işgalci” diye teşhir edilmeye çalışılsa da ne cop tanıdı cola işçileri, ne de gaz bombası ve her gün bir öncekinden daha inançlı olduklarını söyleyerek devam ettiler kavgalarına. Basın açıklamaları yaptılar, bildiriler dağıttılar ve en son 13 Ağustos’ta Coca Cola boykotu başlattılar. “Cola içme, Rock’n Coke konserine gitme” diyen işçiler seslerini daha güçlü bir şekilde duyurmak için şimdi de İstanbul’un merkezi noktalarında (Bakırköy, Kadıköy ve Taksim) standlar kurup imza topluyorlar.

Onlar iş, ekmek ve geleceklerine sahip çıkmak için direniyorlar. Sistem, bir taraftan işsizlik cenderesiyle boğmaya uğraşıyorken diğer taraftan provokatif söylemleriyle sınıf kardeşleriyle dayanışmasının önünü almaya çalışıyor. Ve en doğal hakları olan örgütlenme haklarını yok etmek istiyor. Örgütlenmeyin, sendikasız çalışın diyor. Coca cola işçileri bu saldırıya sessiz kalmadı, onlar onurlu ve haklı direnişlerini adım adım örüyorlar. Peki ama, bu saldırı sadece Cola işçilerinin direnişiyle çözülebilir mi? Sınıf savaşımının deneyimleri göstermiştir ki; bugün kendi başına kalan her direniş, belli bir zamandan sonra güçsüzleşmekte ve daha fazla saldırıya ve dağıtılmaya açık bir hale gelmekte ve çoğunlukla sonuç alınamadan sönümlenmektedir. Oysa bir direniş, sınıfın diğer kesimleriyle ne kadar eylemli dayanışma içine girerse, diğer toplumsal kesimlerin desteğini ne kadar kazanırsa; asıl o zaman güçlü ve sermaye açısından korkulur hale gelmeye başlıyor.

Cola işçilerinin bugün desteğe, morale ihtiyacı var, bu doğru. Ama asıl, Cola işçilerinin şahsında bugün ihtiyacımız olan; sınıfsal eylemli dayanışmayı örgütlemek, toplumsal taleplerimizle sokağa çıkmak ve hak alma mücadelesini geliştirmektir. Bizler geleceğin diplomalı işsizleri, öğrenciler olarak, Cola işçilerini tek başına desteklemek değil, asıl olarak bizleri de aynı cendere içinde boğan saldırılara karşı mücadelemizi Cola işçileriyle birleştirmek zorundayız. Boğulmaya çalışılan yalnız Cola işçileri değil, aynı zamanda bizleriz. Bugün onları vuran işsizlik, çok yakın bir gelecekte bizleri de vurmak üzere bekliyor. Bugün onları sendikasızlaştırmaya çalışıyorlar, çok yakın bir gelecekte aynı kabusla biz de karşılaşacağız. Ve işte bu yüzden Cola direnişini kendi direnişimiz gibi görmek, anlamak ve direnişin sahibi olmak zorundayız.

90′lı yıllardan beri Kolombiya’da Coca Cola fabrikalarında örgütlenme çalışması yapan onlarca sendikacıyı kontra cinayetleriyle öldürten; adı sayısız işçi sürgününe, kaçırmaya, ölüm tehditlerine karışmış ve azami karını garantilemek adına hiçbir yol ve yöntemi uygulamaktan kaçınmayan Coca Cola şirketi tüm dünya emekçi halklarının nefretini çoktan kazanmıştır. Ne yaptığı renkli reklamları, promosyonları, konserleri; ne de biz gençler için kılı kırk yararcasına ürettiği “genç sloganları” bu kapitalist tekelin kirli yüzünü maskeleyemeyecek; kutup ayısı maskotlarıyla şirin gözükemeyecek bizlere hiçbir zaman. Sigortasız-sendikasız ve hiçbir güvencesi olmadan çalışan işçilerin sömürülen emek gücü, öldürülen sendikacıların kanları çoktan karıştı o “1 numaralı şişe”nin içine. İÇMEYECEĞİZ!

Rock’n Coke Festivali’nde emperyalizme küçük, ama önemli bir darbe indirmek üzere hazırlanıyoruz şimdi. Çünkü bu mücadele yalnızca cola işçileri şahsında yükselen iş, ekmek ve gelecek mücadelesi değil; aynı zamanda emperyalizme karşı bir haykırıştır. 27-28 Ağustostos’taki Barış’a Rock Festivali’nde Cola işçileriyle omuz omuza olacağız! Ve 3-4 Eylül’deki Rock’n Coke Festivali’nde de Coca Cola’ya ve emperyalist-kapitalizme nefretimizi haykıracağız!

Bizler DÖS-G (Devrimci Öğrenci Sendikası Girişimi) olarak, kaderimizin işçi sınıfının kaderine sıkı sıkıya bağlı olduğunun bilinciyle, özgürlüğümüz için onlarla birlikte hareket ediyor ve tüm duyarlı insanları Cola işçilerinin mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz!
Bu mücadele bizim!

Sokağa çık sokağa, hayat sokakta!!!
SOKAĞA, EYLEME, ÖZGÜRLEŞMEYE!

Devrimci Öğrenci Sendikası Girişimi