Pazartesi, 20 Kasım 2006 (19 yıl 4 ay önce)
Afganistan'daki emperyalist işgal güçlerinden Alman askerleri, ABD'nin Irak'taki işgal güçlerinin Ebu Garip hapishanesindeki rezilliklerini hiç de aratmayacaklarını kanıtladılar. Kabil yakınlarında mezarları yağmalayan Alman özel birlikleri mezarlardan çıkardıkları insan kafatasları ve kemikleri sapkınlıklarına alet ederek "cephe hatırası" çektirdiler.Alman askerlerinin kafataslarıyla verdiği pozlar, Almanya'da şok etkisi yarattı. “Modern Avrupa” askerinin böyle vahşi poz vermesine tepki gösteren Savunma Bakanlığı, “Bu rezaleti nasıl kapatırım” diye kıvranırken, daha birçok fotoğrafı basın çarşaf çarşaf vermeyi sürdürdü.
Özel olarak seçiliyorlar
Alman devletinin sanki ilk kez böyle insanlık dışı bir şeyle karşılaşmışçasına şok görüntüsü çizmesi sadece iki yüzlülük.
1992 yıllarında Bosna Hersek - Sırp savaşında yine Alman askerlerinin yaptığı zulmü belgeleyen video kasetleri yayınlanmıştı.
Aynı Alman ordusunun işlemiş olduğu cinayetleri ve Sırp askerlerine el altından verdiği Doğu-Almanya’dan toplanmış silahların Yugoslavya’daki kirli savaşta kullandığını aklı selim herkes bilir.
Bütün kirli savaşların yöntemi aynıdır. Savaşlarda cepheye gönderilen askerlerin seçimi, savaş yönetim merkezlerindeki uzmanlarca yapılmakta. Fransızların lejyoner birlikleri, Latin Amerika’daki paramiliterler, Türkiye’deki Özel Tim ve SAS komandoları…
Milli Menfaatler
Buna göre hepimiz ABD’nin taşeron askeri olmak için can atıyoruz. İsrail ve BOP’un iğrenç yüzüne alet olmak bizim ‘menfaat’imize. Lübnan’da başına kendisinden büyük bombalar düşen bebekler bizi ilgilendirmiyor, biz ABD’nin Ortadoğu stratejisinde yerimizi almalı, küreselleşmenin yükselen yıldızı olmalıyız. Petrol varil fiyatıyla Ortadoğu’daki bebeklerinin akan kanlarının varil fiyatı arasındaki korelasyonu formülize etmeliyiz. Fonksiyonun herhangi bir değişkeni olmalıyız, çünkü biz ‘çıkar’larımızla varız. Niteliklerimiz, menfaatlerimiz doğrultusunda şekillenmek zorunda. Ya “milli menfaatlerimiz” uğruna bize sunulanlara evet deyip, Afganistan’daki Alman askerleri gibi ölülerin kafataslarıyla ve kemikleriyle oynayacağız ya da…
Ya da, bu kirli ilişkilere gene aynı kirli eller tarafından belirlenen bir taraf olmayı reddeceğiz.
Bu tür askerlerin hastalıklı, katil, hırsız, suçlular arasından tercih edilmesindeki neden, savaşta acımasız olmalarının beklenmesidir. Seçilenler; gönderildikleri işgal bölgelerinde rahatlıkla cinayet işleyen, işgalci ordularına karşı direniş örgütleyen halklara karşı en akla aykırı yöntem uygulayacak potansiyele sahip olanlarıdır.
Asla bağışlanmayacak!
“Modern Avrupa”, Ebu Garib zindanlarında işlenen insanlık dışı vahşete suskun kaldı. Bugün ortaya çıkan fotoğraflarla şaşkınlık geçirmesi ise sadece “suç üstü” olmasındandır. Bunun şokunu yaşmaktadır.
Afganistan’da dört yıldır işlenen cinayetler, yakılan köyler, tecavüz olayları sessizce geçiştirilirken patlak veren pozlar, kapitalist sistemin insana verdiği değerin objektife takılmasıdır. Şimdi ise boş yaygarayla durum kurtarılmaya çalışılmakta. Alman Savunma Bakanlığı’nın çabaları beyhudedir. Mızrak çuvala sığmazken bir iki psikopat askerin göstermelik olarak yargı önüne çıkartılmasıyla olayın kapatılacağı sanılmakta.
Bugün cinayetlerin, insanlık dışı suçların üstünü gücünüzle, olanaklarınızla bir dönem kapatabilirsiniz. Ama elinizdeki kanın, yüzünüzdeki kirin hesabını “yeryüzünün lanetlileri” er veya geç mutlaka soracaklar! Tarih ne Pinochetleri, Somozaları, ne de Mengeleleri asla unutmadı, asla bağışlamadı!