Ahmet

GÜNCEL
Pazartesi, 19 Haziran 2006 (20 yıl 1 ay önce)

Ahmet...
11 yaşında...
İntahara teşebbüs etti...
Ama kendi evinde değil.
Çünkü, Ahmet'in annesi 1.5 ay önce öldü.
Babası da daha eşinin 40'ı dahi çıkmadan, çalışmak zorunluluğu ile Konya'dan başka bir şehre gitti.
Bu sebepten Ahmet akrabalarının yanında kalıyordu.

Nasıldır filmlerde ve kitaplarda,
annesini kaybeden çocuklara verilen psikolojik destek.
Oysa gerçek ne filmlerde anlatılır ne de kitaplarda yazılıdır.
Ahmet bırakın psikolojik destek görmeyi, ücretli köleliğin boyunduruğu ile yanında babasını bile bulamadı.
Ahmet gerçeğin ta kendisi: Bizim gerçeğimizin, ne olduğumuzun.
İpte sallanan Ahmet değil biziz, kendi gerçeğimiz.

İş cinayetlerine, hakaret, baskı, dayağa rağmen, yana yakıla, göçük altında kala gömüle çalışırken ne bırakıyoruz çocuklarımıza...

İş bulma kurumlarının, işçi simsarlarının önlerinde sırf günü kurtarmak uğruna pazardan at seçer gibi dişlerimize baktırarak, birbirimizle yarışıp birbirimizi aşağılayarak üç kuruşa yalnızca kendi geleceksizliğimizi değil, çocuklarımızın da umutlarını piyasaya sunuyoruz kendi ellerimizle.

Bu haberi okurken ücretli kölelik sistemine küfretmemek elde değil; ama insanlık dışı tüm bu sistemi yaratırken biz neresinde duruyoruz 11 yaşındaki intiharın?

Ahmet'in durumu ağır, hastanede yaşamla hesaplaşıyor. Yaşayıp yaşamaması onun için değil bizim için önemli. O seçimini yaptı, bize olan umutsuzluğu onu bu tercihe zorladı. Yaşarsa onun ve bütün çocuklarımızın geleceğine umutla bakmalarını sağlamak bizim elimizde.